18-24 Mart arası düzenleyeceğimiz Yaşlılar Haftası etkinliklerinde gerçekleştireceğimiz her türlü yemek ve organizasyonları bulunulan dönem yüzünden iptal edip yalnızca yaşlılarımıza durumlarına göre hediye paketi vererek geçireceğiz.

Geriatri Nedir ?

Tıp dilinde Geriatri sözcüğü "Yaşlı Tıbbi" anlamına gelir.

  • image description

    Geriatri Nedir ?

    Tıp dilinde Geriatri sözcüğü "Yaşlı Tıbbi" anlamına gelir. Tüm dünyada, yaşlı sağlığı konusunu da içeren, yaşlılık bilimi olarak anılır.
     
    Tıpda Geriatri ?
    Tıbda Geriatri; hayatın ilerleyen yıllarında, kişilerin sağlığının korunması, hastalıklarının önlenmesi, toplumdan soyutlanmadan yaşamlarını sürdürmeleri ve çok yönlü değerlendirmelere dayalı tedaviyi hedef alan bilimsel uygulamaları içeren bilim dalıdır.
     
    Geriatride Ekip Çalışması
    Yaşlı bireyler, birbiri ile etkileşim gösteren bir çok faktörün, sağlıklılık hali ve fonksiyonel kapasite üzerine kompleks etkilerinin yoğun olarak hissedildiği kişiler olup, bu yaş grubuna yaklaşım, diğer branşlardan biraz daha farklı olarak, sadece tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik, sosyoekonomik, çevresel, alisel vs. değerlendirmeleri de gerekli kılar. Bu nedenledir ki geriatrik değerlendirme, bir çok branşın birlikte çalışmasını gerektiren bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır.
    Buna göre, geriatrik değerlendirme ekibinde yaşlı hastanın ihtiyacına göre, konusunda uzmanlaşmış ekip elemanlarından hepsinin veya bir kısmının görev alması söz konusu olabilir.
    Ekibin başını; yaşlı bireylerin sıklıkla çoklu ve karmaşık sağlık sorunlarını önleme ve tedavisi konusunda uzmanlaşmış tıp doktoru olan "Geriatrist" teşkil ederken, ekibin diğer elemanlarını; Hemşire, Sosyal Hizmet Uzmanı, Fizyoterapist, İş Uğraşı Terapisti, Diyetisyen, Psikoterapist ve Farmakolog gibi uzman elemanlar tamamlar. Yaşlı bireyin kendisinin, kendisi hakkında karar verebilme yetisine sahip olmaması halinde, yakınlarının ekibin değişmez elemanları olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir.
    Her bir ekip elemanı, söz konusu yaşlı bireyi kendi uzmanlık konuları ön planda olmak üzere genel olarak değerlendirir. Daha sonra ekip elemanları bir araya gelerek, yaşlı bireyi bütün yönleri ile tartışıp, mevcut problemleri dahilinde başkasına bağımlı olmadan günlük yaşam aktivitelerini bağımsız yapabilme yetisini en üst düzeyde tutacak şekilde, tüm branşların ortak kararlaştırdığı tedavi ve takip planını ortaya çıkarır. Bu ekip çalışmasına her ne kadar geriatrist başkanlık etse de, tüm ekip elemanlarının konularının uzmanı olduklarını ve yaşlının değerlendirilmesinde ve tedavisinde çok önemli rollere sahip olduklarını vurgulamak gerekir.
     
    Kimin geriatrik değerlendirmeye ihtiyacı vardır?
    Uygun sağlık hizmetinin sağlanması açısından yaşlanma ve hastalıkların bireyin fiziksel, ruhsal ve sosyal fonksiyonlarını nasıl etkilediğinin değerlendirilmesi önem taşır.
    Yaşlılığın çeşitli tanımları söz konusudur. Bunların içinde sosyal anlamda yaşlılık, kültürel duruma ve sosyal özelliklere göre toplumdan topluma değişen bir tanım olarak karşımıza çıkmaktadır. Modern anlamda kişinin aktif çalışma dönemini tamamlayarak, sosyal güvence sisteminin katkısıyla ya da birikimleri ile yaşamını sürdürdüğü emeklilik dönemine verilen addır.
    Bu tanıma göre her ne kadar yaşlanma açısından kesin bir sınır teşkil etmese de, birçok batı ülkesinde 65 yaş, geriatrik yaş sınırı olarak kabul edilmektedir. Bu yaş sınırına ulaşmış bireylerde değişik derecelerde kronik hastalıklar ve bunların sonucunda gelişen fonksiyonel kayıplar söz konusu olabilmektedir. Bir kısım yaşlının hiçbir problemi yokken, diğer bir kısmında ciddi sağlık sorunları izlenebilmektedir.
    Geriatri bilimin hedefi yaşlının mevcut sağlıklılık halinin ve fonksiyonel durumunun korunmasıdır. Buna göre, geriatrik değerlendirme uygulaması, sağlıklı yaşlı bireylerde bile, bu sağlıklılık hallerinin korunması açısından faydalıdır. Öte yandan özellikle kronik hastalıkları olup, bunlara bağlı değişik derecelerde fonksiyonel kayıpları söz konusu olan ve genellikle bağımlı yaşlı olarak ifade ettiğimiz yatalak hasta grubu, geriatrik değerlendirmeden sıklıkla en fazla fayda gören grubu oluşturmaktadır. Bu grup, genellikle 75 yaş üstü, günlük yaşam aktivitelerinde değişik derecelerde başkasının yardımına gereksinim duyan, gerek fiziksel gerek zihinsel fonksiyonel kayıpların söz konusu olduğu bireylerdir.
    Sonuç olarak, gerek koruyucu, gerekse tedavi edici yönleriyle geriatrik değerlendirmelerden tüm yaşlıların değişik derecede faydalanabileceğini rahatlıkla ifade edebiliriz.

  • image description

    CORONA VİRÜSÜNDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ

    Vatandaşlarımıza;
     
    CORONA VİRÜSÜNDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ
    Kıymetli Büyüklerimiz,

    Dünyayı etkilemekte olan Korona Virüs salgını hakkında almamız gereken önlemler ve dikkat etmemiz gereken konulara ilişkin bazı hatırlatmalar yapmak istiyoruz. Bu metni sadece size özgü olarak hazırladık ve sadece tavsiye niteliğindedir.

    • Virüsle temas etmeyenin virüsten etkilenmesi söz konusu olamaz.
    • En etkili önlem kesindir: VİRÜSLE KARŞILAŞMAMAK
    • Salgın tehlikesi geçinceye kadar kalabalıkla temasımızı en az düzeye indirelim.
    Ateşi olan, gripli görünen kişilerden kesinlikle uzak duralım. Tamamen sağlam görünen kişilerin de virüs taşıyabileceklerini unutmayalım. Ne kadar az kişi ile karşılaşırsak virüsle karşılaşma riskimiz de o kadar az olur.
    • Yakın temastan kesinlikle kaçınalım (el sıkışmak dâhil). Salgın bitinceye kadar yürekten ve uzaktan selamlar tercihimiz olsun.
    • Korona virüsü sadece solunum yoluyla bulaşmıyor, virüsü taşıyan kişinin tüm vücut sıvıları virüsün yayılmasına neden olabiliyor. Bu özellik bulaşma riski açısından çok önemli. Mutlaka dikkate alınması gerekiyor.
    • Başkalarının dokunmuş olabileceği yüzeylere dokunmayalım. (Merdiven korkulukları, masalar… gibi) Riskli yüzeylere temas etmek zorunda kaldığımızda elimizi yıkayalım ve alkol içeren dezenfektanlarla temizleyelim.
    • Dış ortamla temas ettiğimizde sık sık ellerimizi yıkayalım ve dezenfektan kullanalım.
    • Eller enfeksiyonların yayılması konusunda en yüksek riski taşımaktadır.
    • Derimiz – sağlıklı olduğu sürece- virüslere karşı oldukça dirençlidir. Fakat gözler, burun, ağız mukozası dirençli değildir. Gözümüze, ağzımıza ve burnumuza temas edecek her şeye dikkat edelim. Özellikle ellerimizi ağzımıza götürmeden önce iyice düşünelim.
    • Gezmek dolaşmak için kalabalık ve kapalı ortamları tercih etmeyelim. Açık hava, güneşli ve çok tenha ortamları tercih edelim.
    Bağışıklık sistemimizi bozacak, çalışmasını aksatacak ve genel sağlık durumumuzu olumsuz etkileyecek olan durumlardan kaçınalım
    • Uykusuzluk
    • Yoğun Stres
    • Kötü beslenme
    • Hareketsiz yaşam
    • Korona virüs için etkili olan hiçbir ilaç yoktur. Bu konudaki ticari oyunlara aldanmayınız.
    Öksürük, ateş, solunum sıkıntısı gibi şikâyetleriniz varsa hemen hastaneye gitmeyin!
    Kimse ile temas etmeden önce Sağlık Bakanlığının uzaktan erişim hattına telefonla başvurun.
    Tedavi altındaki kronik hastalıklar – MS, Diyabet, Böbrek yetmezliği gibi – bu konuda özel durum arzetmektedir. Bu durum, tedavi için Hasta-Hekim işbirliği ile tedavi uyumu ve tedavi disiplininin maksimum düzeyde olmasını gerektiren durumlardandır.
    Sağlığımızın her türlü riskten uzak olması temennisiyle…
    Saygılarımızla kamuoyunun bilgisine arz ederiz.
     
    Türk Geriatri Vakfı

  • image description

    DUYURU

    18-24 Mart arası düzenleyeceğimiz Yaşlılar Haftası etkinliklerinde gerçekleştireceğimiz her türlü yemek ve organizasyonları bulunulan dönem yüzünden iptal edip yalnızca yaşlılarımıza durumlarına göre hediye paketi vererek geçireceğiz.

Hakkımızda

  • image description

    TÜRK GERİATRİ VAKFI

    16 Nisan 2001 tarih ve 24360 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ilanla çoğunluğu hekimlerden oluşan mütevellilerce kurulmuş, Bakanlar Kurulu kararıyla unvanının başına “Türk” ibaresini almıştır. 65 yaş ve üzeri nüfusa sağlık yardımı yapmak üzere hastaneler, dinlenebilecekleri ve yaşamlarını güven ve huzurla sürdürebilecekleri bakımevleri, dinlenme ve rehabilitasyon merkezleri kurmak, imkanları ve güvenceleri olmayanlar için de her türlü desteği sağlamak, başta yaşlılar olmak üzere toplumun daha sağlıklı yaşaması ve yaşlanması amacıyla çalışmalarda bulunmak, ülke genelinde yaşlı sağlığı ve geriatri konularında eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapmak, başta yaşlılar olmak üzere toplumun doğru yaşam alışkanlıkları edinmelerine, yaşam tarzlarını geliştirmelere yardımcı olmak, yaşamın üçüncü evresini oluşturan yaşlılık döneminin ve beraberinde getireceği sorunların çözümüne yönelik bilimsel araştırmaları yapmak, desteklemek ve uygulama alanları oluşturmak amacıyla eğitim hizmetleri dahil kuruluşundan bu yana faaliyette bulunmaktadır.

    Vakfımızın adı içerisinde geçen “Geriatri” sözcüğü "Yaşlı Tıbbı" anlamına gelir. Tüm dünyada, yaşlı sağlığı konusunu da içeren, yaşlılık bilimi olarak anılır. Tıpta Geriatri; hayatın ilerleyen yıllarında, kişilerin sağlığının korunması, hastalıklarının önlenmesi, toplumdan soyutlanmadan yaşamlarını sürdürmeleri ve çok yönlü değerlendirmelere dayalı tedaviyi hedef alan bilimsel uygulamaları içeren bilim dalıdır. Geriatri bilimin hedefi yaşlının mevcut sağlıklılık halinin ve fonksiyonel durumunun korunması ve geliştirilmesidir.

    Halen Alzheimer Vakfı, Türk Geropsikiyatri Derneği, Geriatri ve Gerontoloji Derneği,  diğer sivil toplum örgütleri ile TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanlığı, Başbakanlık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Belediyeler, diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları ve üniversitelerle müşterek çalışmalar yapan Türk Geriatri Vakfı, kuruluşundan bu yana yurtiçinden ve dışından geniş katılımlala oniki ulusal ve üç uluslararası kongre ve çok sayıda sempozyum düzenleyerek, kitaplar yayınlayarak, yaşlılara hizmet veren hekim ve diğer sağlık çalışanlarına, yaşlı bakım elemanları ile yaşlı yakınlarına farklı düzeylerde geriatri eğitimleri vermiş, sektör çalışanlarını geliştiren kurslar düzenlemiştir. Halen ilgili bakanlıklarla ülkemizdeki yaşlı politikalarının oluşturulması çalışmalarını da sürdürmektedir.

    Geriatrinin bilim dalı olarak yeni bir kavram olduğu ülkemizde, halkın ve sağlık personelinin eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi çalışmaları kapsamında Vakfımız, 2002 - 2016 yılları arasında yurt içi ve yurt dışından Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanları, Başbakanlar, Başta Sağlık Bakanları olmak üzere çeşitli Bakanlar, Bürokratlar, Rektörler, Hekim, diğer Sağlık Çalışanları ve Akademisyenlerin geniş katılımlarıyla Ulusal ve Uluslararası düzeylerde kongre ve sempozyumlar düzenlemiştir. 2002-2012 yılları arasında “Ulusal Geriatri Kongreleri”ni düzenlemiş, uluslararası kapsamda 15-19 Mart 2006 tarihinde “1.Ortadoğu Yaşlanma Kongresi”ni İstanbul’da gerçekleştirmiştir. Bu kongrelerde devlet kademelerinden ilgili kişilerin de katılımları ile yaşlılara yönelik sağlık ve sosyal politikaların oluşumuna önemli bir zemin teşkil ettiği görülmektedir. Birinci Ortadoğu Yaşlanma Kongresinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu işbirliği ile İstanbul Grand Cevahir Otelde gerçekleşmiştir. Kongremize 9. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman DEMİREL, Zamanın başbakanı Sayın Recep Tayip ERDOĞAN, Sağlık Bakanı Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ, Devlet Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU, İstanbul Valisi Sayın Muammer GÜLER, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Kadir TOPBAŞ, milletvekilleri, bilim adamları, basın-yayın temsilcileri ile yurtdışından Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan, Pakistan, Azerbaycan, Rusya, Libya, İngiltere, Belçika, Kanada, Almanya gibi çeşitli ülkelerden devlet bakanları ve üst düzey katılımlarıyla gerçekleşmiştir. 

    Vakfımızın öncülüğünde Ortadoğu Yaşlanma Kongresi’nin ikincisi 6-10 Nisan 2008 tarihinde Abu-Dabi’de gerçekleştirilmiştir. Yine Vakfımız “8. Ulusal Geriatri Kongresi”ni 28 Ekim - 1 Kasım 2009 tarihinde Fethiye/MUĞLA'da, dokuzuncusunu, 27 Ekim - 31 Ekim 2010 tarihleri arasında Antalya Crowne Plaza Hotelde, 10. Geriatri Kongresini 29 Eylül - 2 Ekim 2011 tarihleri arasında Çeşme Radisson Blu Resort & Spa’da yapmıştır. 11. Ulusal Geriatri Kongresi ise Antalya Lara’da 01.11.2012 – 04.11.2012 tarihleri arasında Kervansaray Hotel’de düzenmiştir. 12. Ulusal Geriatri Kongresinin 2015 yılında Antalya’da Limak Limra Otelde gerçekleştirilmiş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın katılım ve himayesinde düzenlenen kongreye 400 kişi iştirak etmiştir.

    Sağlığın geliştirilmesi ve sağlıklı hayat programlarına başta yaşlılarımız olmak üzere tüm halkımızın erişimini sağlanması, yaşlılara yönelik politikaların oluşturulması, kişilerin sağlıklarını korumaları ve sağlık düzeylerinin yükseltilmesi ile daha sağlıklı bir yaşlanma sürecine girmeleri Vakfımızın öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Vakfımız halkın sağlığına yönelik riskleri azaltılması, sağlığı korunması ve geliştirmesi alanındaki faaliyetlerine katkı sağlanması amacıyla Sağlık Bakanlığının 24-26 Şubat 2010 tarihinde Ankara’da düzenlediği Türkiye Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Çalıştayı’na katılarak Sağlık Bakanlığının Sağlığın Teşviki Politika Metni ve 2010-2014 Türkiye Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Eylem Planının oluşturulması çalışmalarına katılmıştır. Ayrıca Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 27-29 Nisan 2010 tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Yaşlı Sağlığı Halk Eğitimi Eğitimci Rehberi Çalıştayı’na katılarak sağlık personelinin yaşlı sağlığı halk eğitimlerinde kullanacağı eğitim materyallerinin oluşturulmasında görev almıştır.

    Vakfımız ayrıca sağlıklı yaşam, fiziksel aktivitenin önemi ve obezitenin önlenmesi konusunda halkımızın bilinçlenmesine yönelik çalışmaları kapsamında 18-24 Mart 2010 tarihleri arasında geleneksel olarak kutladığımız Yaşlılar Haftası etkinlikleri içerisinde “Sağlıklı Yaşa, Sağlıklı Yaşlan” yürüyüşleri düzenlemiştir. Bu yürüyüşü geleneksel hale getirip, gelecek yıllarda diğer Sivil Toplum Örgütlerinin de katılımlarıyla bu faaliyetini yaygınlaştırmayı planlamaktadır. Afyon temsilciliğimiz tarafından 23 Mart 2010 tarihinde  "Sağlıklı Yaşa Sağlıklı Yaşlan Sempozyumu" yapılmıştır. 24 Mart 2010 tarihinde Afyonkarahisar Huzurevinde sağlık taraması ziyareti ve İstanbul’da yaşlılar haftası kapsamında Alzheimer Vakfı & Türk Geriatri Vakfı'nın ortaklaşa yürüttüğü "Yaşlanmak Değil, Yaş Almaktır Hayat” konulu etkinliği 24 Mart 2010 tarihinde Akadlar Kültür Merkezinde gerçekleştirilmiştir. “Yaşlılığın eee Hali” film gösterimi ardından, Sanat ve Edebiyat Dünyasında, Devlet Gözüyle, Sosyal Yaşam ve Bilim Dünyasında Yaş Almak konuları katılımcılarla paylaşılmıştır. “Yaşlanmak Değil, Yaş Almaktır Hayat” konulu etkinliğimizin ikincisi 17 Nisan 2010 tarihinde Beşiktaş Belediyesi & Türk Geriatri Vakfı & Alzheimer Vakfı ortaklığında İstanbul Akatlar Kültür Merkezinde "Yaşlanmanın Sorunları"  konulu aktivitemiz ile gerçekleşmiştir. 25 Mart 2010 tarihinde Bilim Kurulu Üyemiz Yrd. Doç. Dr. Ümit ATEŞKAN, Radyo Hacettepe’de, Vakfımızı ve projelerimizi tanıttı, 29 Mart 2010 tarihinde Kayseri İl Temsilciliğimiz tarafından Huzurevi ziyareti yapıldı. Yaşlılar haftası kapsamında 29 Mart 2010 tarihinde Kayseri il temsilciliğimiz tarafından SHÇEK Kayseri Huzurevine ziyaretler düzenlenmiştir. 30 Ocak 2010 Cumartesi günü TBMM Mustafa Necati Kültürevi’nde 10. Kuruluş Yıldönümünü Yeni Yıl Resepsiyonu ile kutlayan Vakfımızın mütevellileri tarafından 2011 yılında Ankara, 2012 ve 2013 yılı içinde Ankara, Bartın ve İzmir'de birçok huzur ve bakımevine ziyaretler düzenlenmiştir.

    Türk Geriatri Vakfı ve Sağlık Bakanlığı Ankara Ulucanlar Göz Hastanesinin ortaklığında 2010 yılı Mayıs ayı içinde SGK Ankara 75. Yıl Huzurevinde kalan yaşlılarımızın Göz Sağlığı Konusunda Genel Bilgilendirme ve Göz Sağlığı Taraması yapılmıştır. Vakfımız tarafından yakın gelecekte yaşlılarda göz problemleri ve çözüm yollarına yönelik Ulusal Geriatrik Göz Kongresi de düzenlenecektir.

    Huzurevlerinde kalan yaşlılarımız ve köy ilköğretim okullarında okuyan çocuklarımızın kitap sevgisiyle yaşamlarını sürdürmeleri, bilgi hazinelerinden yararlanmaları için Temmuz 2010 tarihinde Türk Geriatri Vakfı “Kitap Sevgisi Projesi” başlatılmış ve www.kitapsevgisi.net web sitesi oluşturulmuştur. Proje dâhilinde satın alınan ve bağışlarla toplanan kitaplar, kütüphanesi olmayan köy ilköğretim okulları ve huzurevlerine 100’erli adetler halinde, mobilya kitaplığıyla birlikte Vakfımız tarafından ulaştırılmış, kurulmuş ve bizzat teslim edilmiştir.Vakfımız projeleri arasında yaşlı bakım elemanı, yaşlı bakımı yapan ailelere yönelik eğitim çalışmaları, yaşlı köyü kurulması, sağlık turizmine yönelik tesisler yaptırılması, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin verilebileceği geriatri hastanelerinin kliniklerinin oluşturulması, örnek bakım, rehabilitasyon ve huzurevlerinin kurulması, yaşlılara yönelik sosyal tesisler, yaşlılara yönelik hizmet vermesi planlanan gezici sağlık araçları ve halkın sağlık bilincini arttırmaya yönelik görsel ve işitsel yayın projeleri bulunmaktadır.

  • image description

    TÜRK GERİATRİ VAKFI YÖNETİM KURULU

    1-Kemal GÜRSOY - Yönetim Kurulu Başkanı
    2-Dr. Hasan Serhan ŞENERDEM - Başkan Yardımcısı
    3-Emre SOLAK - Genel Sekreter
    4-Çiğdem GÜRSOY - Sayman
    5-Mahmut Tarkan KOŞOK - Yönetim Kurulu Üyesi
    6-Duygu Ece NURTANIŞ - Yönetim Kurulu Üyesi
    7-Dilek GÜRSOY - Yönetim Kurulu Üyesi
    8-Elif KOŞOK - Yönetim Kurulu Üyesi
    9-Ebru Ezgi ALPER - Yönetim Kurulu Üyesi

  • image description

    RESMİ MEVZUAT

    HUZUREVLERİ İLE HUZUREVİ YAŞLI BAKIM VE REHABİLİTASYON MERKEZLERİ YÖNETMELİĞİ
      
    BİRİNCİ KISIM
    Genel Hükümler
     
    Amaç
    Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinde bakım görecek 60 yaş üzerindeki yaşlıların saptanması, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlandırılması, verilecek hizmetin tür ve niteliği ile işleyiş esaslarını belirlemek, personelin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.
     
    Kapsam
    Madde 2- Bu Yönetmelik; 60 yaş ve üzerindeki muhtaç yaşlıları korumak, bakmak, sosyal, psikolojik ve fiziksel gereksinimlerini karşılamak, sürekli bakıma ve rehabilitasyona gereksinim duyanlara bakım ve rehabilitasyon hizmeti vermekle görevli ve yükümlü olan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerini kapsar.
     
    Dayanak
    Madde 3- Bu Yönetmelik, 2828 sayılı  Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nun 15 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
     
    Tanımlar
    Madde  4- Bu Yönetmelikte geçen;
    a)Genel Müdürlük: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünü,
    b)İl Müdürlüğü: İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünü,
    c)Yaşlı:60 yaş ve üzerindeki sosyal ve/veya ekonomik yönden yoksunluk içinde olup, korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç olan kişiyi,
    d)Huzurevi: 60 yaş ve üzerindeki  yaşlı kişileri huzurlu bir ortamda korumak, bakmak ve bu kişilerin sosyal ve psikolojik gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan yatılı sosyal hizmet kuruluşunu,
    e)Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi: Yaşlı kişilerin yaşamlarını  sağlık, huzur ve güven içinde sürdürmeleri amacıyla, kendi kendilerini idare edebilecek şekilde rehabilitasyonlarının sağlandığı , tedavisi mümkün olmayanların  ise sürekli  olarak özel bakım altına alındığı yatılı sosyal hizmet kuruluşunu,
    f)Merkez: Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini,
    g)Kuruluş: Huzurevi ve Merkezleri,
    h)Rehabilitasyon: Doğuştan veya sonradan her hangi bir hastalık yada kaza sonucu kalıcı veya geçici olarak bedensel ve zihinsel yeteneklerini değişik derecelerde yitiren yaşlıların, mevcut fonksiyon kapasitelerinin belirlenerek tedavi edilmesi, geriye kalan güç ve yeteneklerinin geliştirilerek fiziksel, psikolojik sosyal ve ekonomik yönden var olan kapasitelerinin desteklenmesi ve günlük yaşamda bağımsız duruma gelmelerine yönelik çalışma ve yardımların tümünü,
    ı)Özel Bakım: Ruh sağlığı yerinde olup ,bulaşıcı hastalığı olmayan, yatağa bağımlı ya da fiziksel ve zihinsel gerilemeleri nedeniyle özel ilgi, destek ve koruma gerektiren yaşlılara verilen hizmeti
     ifade eder.
     
    İKİNCİ KISIM
    Kurullar, Komisyonlar ve Servisler
     
    Kuruluş
    Madde 5- Kuruluşların kapasite ve gereksinimine göre Genel Müdürlükçe uygun görülen nitelik ve sayıda müdür, müdür yardımcısı, sosyal çalışmacı, psikolog, tabip, diş tabibi, hemşire, fizyoterapist, diyetisyen, teknisyen, genel idare ve yardımcı hizmetler sınıfından olmak üzere çeşitli personel istihdam edilir.
    (Değişik:RG-31/7/2009-27305) Her kuruluşta Koordinasyon ve Değerlendirme Komisyonu ve Disiplin Kurulu, ilgili kanunlar gereği mali işlerin gerekli kıldığı komisyonlar ile ilgili servisler bulunur.
      
    Koordinasyon ve değerlendirme komisyonu
    MADDE 6 – (Başlığıyla birlikte değişik:RG-31/7/2009-27305)
    Kuruluşlarda mesleki çalışmaları yürütmek, meslekler arası koordinasyon ve ekip çalışmasını sağlamak amacıyla müdür, müdür yardımcısı, sosyal çalışmacı, psikolog, tabip, fizyoterapist, diyetisyen ve hemşirelerin yer aldığı Koordinasyon ve Değerlendirme Komisyonu oluşturulur.
    Komisyonun Başkanı müdür, bulunmadığı zaman vekilidir. Komisyon, raporlu ve izinli olanların dışındaki üyelerin katılımıyla üç ayda bir toplanır. Gerekli hallerde müdür, Komisyonu olağanüstü toplantıya çağırabilir.
    Toplantı sırasında yapılan tüm konuşmalar raportör tarafından tutanağa bağlanır. Kararlar katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Oy eşitliği halinde Başkanın katıldığı taraf, üstün sayılır.
     
    Koordinasyon ve değerlendirme komisyonunun görevleri
    MADDE 7 – (Başlığıyla birlikte değişik:RG-31/7/2009-27305)
    Koordinasyon ve değerlendirme komisyonunun görevleri aşağıda belirtildiği gibidir.
    a) Kuruluşun yıllık çalışma programlarını hazırlamak ve yılda bir uygulamadan alınan sonuçları değerlendirerek raporlaştırmak ve Müdürlüğe sunmak,
    b) Yaşlıların gereksinim ve sorunlarını tartışmak, konuya ilişkin önerileri incelemek ve karara bağlamak,
    c) Hizmetin kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmaları belirlemek,
    d) Kuruluş personelinin hizmet içi eğitim programlarını yapmak ve uygulamak,
    e) Meslekler arası koordinasyon ve ekip çalışmasını sağlayıcı nitelikte işbirliği ve iş bölümü esaslarını saptamak ve Müdürlüğe sunmak,
    f) Hizmete ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları, gönüllü kişi ve kuruluşlar ve üniversiteler ile yapılacak işbirliği esaslarını saptamak.
     
    Disiplin kurulu
    Madde 8-Kuruluşlarda yaşlılarla ilgili disiplin işlemlerini yürütmek üzere müdür ya da vekilinin başkanlığında sosyal çalışmacı, psikolog, tabip, hemşire ve yaşlılar arasından seçilecek birer temsilciden Disiplin Kurulu oluşturulur. Yeterli meslek elemanı bulunmadığı takdirde Disiplin Kurulu,  Müdürün uygun göreceği personelden  oluşturulur.
     Kurul, yaşlıdan alınan savunmanın da yer aldığı, olay dosyasını değerlendirir, gerektiğinde olayla ilgili personel ve/veya yaşlıların görüşüne başvurulur. Gerek duyulduğunda toplanan kurul oy çokluğu ile karar alır. Oyların eşitliği halinde Başkanın katıldığı taraf üstün sayılır. Karara katılmayan üye muhalefet şerhi düşebilir.
     
    Disiplin kurulunun görevleri
    Madde 9-Kuruluş hizmetlerini gereğince yürütmeyi güçleştiren, huzur ve sükunu, çalışma düzenini bozan fiilleri işleyen ve bu Yönetmelik gereği yönetimce konulan kurallara uymayan yaşlılara Disiplin Kurulunca, bu Yönetmeliğin ilgili disiplin hükümleri uygulanır.
     
    Komisyonlar
    Madde 10-Kuruluşlarda ilgili kanunlar gereği mali işlerin gerekli kıldığı satın alma, muayene, sayım ve fiyat takdir komisyonları bulunur. Bu komisyonlar yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde görevlerini yürütür.
     
    Sosyal servis
    Madde 11- Her kuruluşta sosyal ve psikolojik  çalışmaları koordineli şekilde yürütmek üzere sosyal çalışmacı ve psikologlardan oluşan sosyal servis kurulur. Servis, çalışmalarını müdüre bağlı olarak yürütür. Sosyal servis görevlileri yaşlılarla doğrudan ilgili yardımcı hizmetli  personeli yönlendirir.
     
    Sosyal servisin görevleri
    Madde 12- Sosyal servisin görevleri aşağıda belirtildiği gibidir.
    a)Yaşlının kuruluşa kabulü ve uyumuna ilişkin mesleki çalışmaları yapmak,
    b) Kuruluş ve çevre koşulları göz önüne  alınarak yaşlılara ilişkin psiko-sosyal programlar hazırlamak, uygulamak ve değerlendirmek,
    c)Yaşlının yakınlarıyla sağlıklı ilişki kurmasını sağlamak,           
    d)Hukuki sorunları olan yaşlılara yardımcı olmak, gerektiğinde Genel Müdürlük Hukuk Müşavirliği ile işbirliği yapmak,
    e)Başvuru sahibi yaşlı yakınlarına danışmanlık ve yönlendiricilik yapmak,
    f)Yaşlılara yönelik  sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlemek,
    g)Yaşlılıkla ilgili konularda yaşlı, yaşlı yakını, personel ve özel hizmet alımı görevlilerine yönelik eğitim programları düzenlemek ve uygulamak,
    h)Yaşlılık alanı ve kuruluşla ilgili mesleki araştırma ve incelemeler yapmak, gerektiğinde yayınlamak,
    ı)Genel Müdürlükçe geliştirilen standart formları doldurmak, sayısal veriler elde etmek,
    i) Disiplin Kurulu işleyişinde gerekli olan raporlar ile mesleki çalışma raporlarını düzenlemek,
    j)Gizlilik ilkesine bağlı kalarak yaşlıya ilişkin tüm kayıtları tutmak, hazırlamak, dosyalamak, saklamak, hizmetin gerektirdiği tüm yazışma ve raporlaştırma işlemlerini sürdürmek,
    k)Toplumsal sorumluluk çerçevesinde, kuruluşta verilen hizmetlere halkın gönüllü katkı ve katılımını sağlayıcı etkinlik programları düzenlemek, düzenlenen programların gerçekleştirilmesi amacıyla gönüllü kişi ve kuruluşlar arasında işbirliği sağlamak, ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarıyla  işbirliği yapmak,
    l)Yaşlılara ilişkin konularda Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.
     
    Sağlık servisi
    Madde 13- Sağlık servisi; tabip, diş tabibi ve hemşireden oluşur. Servis sorumlusu tabip olup,  müdür ya da görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur. Sağlık servisi görevlileri yaşlılarla doğrudan ilgili yardımcı hizmetli personeli yönlendirir.
      
    Sağlık servisinin  görevleri
    Madde 14- Sağlık servisinin  görevleri aşağıda belirtildiği gibidir.
    a)Genel Müdürlükçe oluşturulan standart formları doldurmak, 
    b)Yaşlıların genel muayenesini yapmak, hastalanması halinde teşhis ve tedavisini sağlamak, gerektiğinde hastaneye sevk etmek, hastanedeki durumunu izlemek,
    c)Yaşlıların yılda bir kere genel muayenelerini yapmak ya da yaptırmak,
    d)Kuruluşun olanakları dikkate alınarak yaşlıların günlük sağlık kontrollerini yapmak,
    e)Kuruluş personeline ve personelin bakmakla yükümlü olduğu yakınlarına sağlık hizmeti vermek,
    f)Kuruluşların revir sarf malzemelerini sağlamak, korumak, gerekli kayıtları tutmak.
     
    Fizyoterapi  servisi
    Madde 15- Fizyoterapi servisi; fizyoterapist ve hemşireden oluşur. Servis sorumlusu fizyoterapist olup, müdür ya da görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur. Servis görevlileri, yaşlılarla doğrudan ilgili yardımcı hizmetli personelin  görevlerini eksiksiz yapmalarını sağlarlar. Sağlık servisi ile koordineli çalışır.
     
    Fizyoterapi  servisinin görevleri
    Madde 16- Fizyoterapi  servisinin görevleri aşağıda belirtildiği gibidir.
    a)Fizyoterapiye gereksinim duyan yaşlıları tespit etmek, tedavilerini yapmak ya da yaptırmak,
    b)Genel Müdürlükçe oluşturulan  standart formları doldurmak.
     
    Beslenme servisi
    Madde 17- Beslenme servisi; diyetisyen, iaşe memuru ve aşçıdan  oluşur. Servisin sorumlusu diyetisyen olup, müdüre ya da müdürün görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur. Servis görevlileri, yaşlılarla doğrudan ilgili yardımcı hizmetli personelin  görevlerini eksiksiz yapmalarını sağlarlar.
     
    Beslenme servisinin  görevleri
    Madde 18- Beslenme servisinin  görevleri aşağıda belirtildiği gibidir.
    a)Yaşlı ve personelin beslenmesine ilişkin cetvel ve programları hazırlamak ve uygulanmasını sağlamak,
    b)Genel Müdürlükçe oluşturulan standart formları doldurmak,
    c)Gıda maddelerinin kontrolünü yapmak, uygun koşullarda saklanmasını sağlamak.
     
    Teknik servis
    Madde 19- Teknik servis; teknisyen, teknisyen yardımcısı, kaloriferci ve teknik işlerde görevlendirilen yardımcı hizmetlilerden oluşur.
    Servisin sorumlusu teknisyen olup, müdür ya da görevlendireceği bir müdür yardımcısına karşı sorumludur.
     
    Teknik servisin görevleri
    Madde 20- Teknik servisin görevleri aşağıda belirtildiği gibidir.
    a)Kuruluş binasının tüm bölümlerinin teknik yönden günlük kontrollerini yapmak, eksikleri belirlemek, belirlenen eksiklikleri gidermek,
    b)Tüm makine ve tesisatın düzenli işleyişini sağlamak, bakımlarını yapmak ya da yapılması için ilgili birimlere bildirmek,
    c)Küçük onarımları zamanında yapmak,
    d)Onarım araç gerecinin düzenli kullanılmasını ve korunmasını sağlamak,
    e)Yapılacak onarımlarla ilgili malzeme gereksinimini belirlemek, ilgili birimlere bildirmek, sarf edilen malzemenin kaydını tutmak,
    f)Bu işlemlerin yapılmasında diğer birimler ile işbirliği yapmak,
    g)Yönetimin verdiği teknik işleri yerine getirmek.
     
    ÜÇÜNCÜ KISIM
    Personelin Görev ve Yetkileri
     
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Yönetim Hizmeti Görevlileri
     
    Müdürün Görev ve Yetkileri
    Madde 21-Müdürün görev ve yetkileri aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Kuruluşun yönetsel, mali  ve teknik tüm işlerini ilgili mevzuata göre yürütmek,
    b)Yaşlıların bakım ve korunması ile her türlü gereksinimini sağlayıcı önlemler almak, görevliler arasında işbölümü yapmak ve denetlemek,
    c)Genel Müdürlükçe geliştirilen standart formların doldurulmasını sağlamak, sayısal bilgileri ilgili mercilere göndermek, yaşlılarla ilgili her türlü yazışmayı gizlilik ilkesi çerçevesinde yapmak,
    d)Kuruluş döner sermaye saymanlığı bütçe teklifini hazırlamak ve Genel Müdürlüğe göndermek,
    e) Döner sermayenin ita amiri olarak, bu işletmenin işlemlerinin yürütülmesini sağlamak,
    f)Katma bütçenin tahakkuk memuru ve satın alma komisyonu başkanı olarak Genel Müdürlükçe gönderilen ödeneklerin kuruluşun özellikleri ve gereksinimlerini göz önüne alarak ilgili mevzuata uygun olarak harcanmasını gerçekleştirmek,
    g)Ayniyat, ambar ve depo işlerinin yürütülmesini sağlamak, ilgili memurların süreli ve süresiz ayrılması ya da görevinin değişmesi durumunda sayım ve devir teslim işlerini genel hükümler çerçevesinde tamamlatmak,
    h)Personelin özlük dosyalarını tutmak, her türlü işlem ve yazışmaları gizlilik ilkesine uyarak ilgili mevzuat çerçevesinde yürütmek,
    ı)Personelin ilgili mevzuat gereğince devlet memurlarından istenen tutum, davranış, kılık-kıyafet ve benzeri özelliklerini izleyerek gerekli denetimleri yapmak,
    i)Günlük çalışma program ve saatleri ile nöbet çizelgelerini düzenlemek, onaylamak ve uygulanmasını sağlamak,
    j)Kurul ile komisyon ve servislerin çalışmalarının düzenli olarak yürütülmesini sağlamak,
    k)Hizmet içi eğitim programlarının Genel Müdürlükçe belirlenen esaslar çerçevesinde uygulanmasını sağlamak,
    l)Kuruluşun yıllık çalışma programını hazırlamak, altı ayda bir değerlendirme yapmak, her yıl sonunda çalışma raporu düzenleyerek Genel Müdürlüğe iletilmek üzere İl Müdürlüğüne göndermek,
    m)Kuruluş amacına uygun konularda araştırma ve incelemeler yapılmasını sağlamak,
    n)Kuruluşun ve hizmetin, çevreye ve topluma tanıtılmasını sağlamak, bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapmak, gönüllü çalışmalarının programlanmasını sağlamak.
    Müdürün bulunmadığı durumlarda ilgili mevzuat çerçevesinde görevlendirilecek memur, vekaleten müdürün görevlerini yürütür.
     
     
    Müdür yardımcısının görev ve yetkileri
    Madde 22- Müdür yardımcısı, kuruluş hizmetlerinin yerine getirilmesinde müdüre yardım eder. Müdürün verdiği görevleri yapar. Müdüre karşı sorumludur. Birden fazla müdür yardımcısı olması durumunda, aralarında iş bölümü yapılır.
     
    İKİNCİ BÖLÜM
    Servis Görevlileri
     
    Sosyal çalışmacının görev ve yetkileri
    Madde 23-Sosyal çalışmacının görev ve yetkileri aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Başvuran yaşlıların başvuru belgelerini düzenletmek, sosyal incelemelerini yapmak ve raporlaştırmak, başvuruları sıraya koymak, dosyalamak, gerekli yazışmaları yapmak,
    b)Kabulü yapılan yaşlının kuruluşa uyumunu sağlamak, uyumsuzluğu olan yaşlıların sorunlarını saptamak ve çözümüne yönelik çalışmalarda görev almak,
    c)Sosyal servis işleyişine ilişkin olarak Genel Müdürlükçe geliştirilen standart formların doldurulmasını sağlamak,
    d) Sosyal servis bünyesinde yaşlılara yönelik psiko-sosyal programlar hazırlamak,Koordinasyon ve Değerlendirme (Değişik ibare:RG-31/7/2009-27305) Komisyonu toplantılarında sunmak ve alınan kararları uygulamak,
    e)Yaşlıların psiko-sosyal, fiziksel ve ruhsal durumlarını sürekli olarak izlemek, sosyal kişisel, grup ve toplumla çalışma yöntemleri aracılığıyla sorunlarının çözümüne yardımcı olmak, ilgili raporları düzenlemek,
    f)Yaşlıların hukuki sorunlarının çözümlenmesine yardımcı olmak,
    g)Yaşlıların yakın çevresi ile olan sosyal ilişkilerini düzenlemek, geliştirilmesine yardımcı olmak, gerektiğinde yakınları  ile mesleki çalışma yapmak,
    h)Sosyal kültürel eğitsel ve sportif etkinlikler düzenlemek ve düzenlenen bu etkinliklere yaşlıların katılımını sağlamak,
    ı) Kuruluşla ilişkisi kesilecek olan yaşlıyı, yeni yaşantısına hazırlamak,
    i)Kuruluşun çevreye ve topluma tanıtılmasını sağlamak amacıyla resmi ve gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapılmasında ve gönüllü çalışmalarının programlanmasında görev almak,
    j)Sosyal servisin işleyişine ilişkin aylık ve yıllık çalışma programlarının uygulama sonuçlarını değerlendirmek, raporlaştırmak ve müdüre sunmak,
    k)Hizmetin amacına uygun konularda mesleki  araştırma ve incelemeler yapmak, sayısal verileri  toplamak ve bunları değerlendirmek,
    l)Hizmet içi eğitim programlarının uygulanmasında görev almak,
    m)Müdür tarafından verilen diğer mesleki görevleri yapmak.
    Sosyal çalışmacı yukarıda sayılan görevlerini diğer meslek elemanlarıyla işbirliği yaparak, ekip çalışması halinde sosyal servis bünyesinde yürütür.
     
    Psikologun görev ve yetkileri
    Madde 24-Psikologun görev ve yetkileri aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Kuruluşa kabul edilecek yaşlıların gerektiğinde psikolojik incelemelerini yapmak, kuruluşa kabul edilen yaşlıları uyum aşamasında izlemek, ilgili raporları düzenlemek,
    b)Sosyal servis işleyişine ilişkin olarak Genel Müdürlükçe geliştirilen standart formların doldurulmasını sağlamak,
    c)Yaşlının ruhsal özelliklerini ve kuruluş yaşantısından doğan sorunlarını saptamak  ve bu sorunların çözümüne yardımcı olmak. Gerektiğinde hastane, psikiyatri klinikleri ve benzeri kuruluşlarla ilişkiye geçerek vaka takibi  yapmak,
    d)Yaşlıların yetenek ve ilgilerine göre çeşitli işlerle meşgul olmalarını sağlamak, boş zamanlarını değerlendirme çalışmalarına katkıda bulunmak,   düzenlenen sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere katılımlarını sağlamak,
    e)Kendi ya da yakınlarının isteği ile kuruluşla ilişkisi kesilecek olan yaşlıyı yeni yaşantısına hazırlamak,
    f)Kuruluşun çevreye ve topluma tanıtılmasını sağlamak amacıyla resmi ve gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapılmasında ve gönüllü çalışmalarının programlanmasında görev almak,
    g)Hizmet içi eğitim programlarının uygulanmasında görev almak,
    h)Hizmetin amacına uygun konularda mesleki  araştırma ve incelemeler yapmak, sayısal verileri toplamak ve  bunları değerlendirmek,
    ı)Sosyal servis işleyişine ilişkin aylık ve yıllık çalışma programlarının uygulama sonuçlarını değerlendirmek, raporlaştırmak ve müdüre sunmak,
    i) Müdür tarafından verilen diğer mesleki görevleri yapmak.
    Psikolog yukarıda sayılan görevlerini diğer meslek elemanlarıyla işbirliği yaparak, ekip çalışması halinde sosyal servis bünyesinde yürütür.
     
    Tabibin görev ve yetkileri
    Madde 25- Tabibin görev ve yetkileri aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Kuruluşun sağlık hizmetlerini yürütmek, sağlık servisi çalışanlarının  görevlerini yapmasını sağlamak ve denetlemek,
    b)Kabulü yapılan yaşlının muayene ve değerlendirmesini yapmak,
    c)Düzenli aralıklarla yaşlıların sağlık kontrolünü yapmak, her yaşlı için sağlık dosyasını düzenlemek, Genel Müdürlükçe gönderilen standart formların doldurulmasını sağlamak,
    d)Hasta yaşlılar ve personel ile personelin bakmakla yükümlü olduğu kişilerin muayenelerini yapmak, gerekenlerin hastaneye sevkini sağlamak ve izlemek,
    e)Bulaşıcı hastalık  durumunda ilgili kurumlara ihbarda bulunmak, koruyucu, önleyici ve tedavi edici önlemleri almak,
    f)Kuruluş personelinin hijyen kurallarına uymasını sağlamak ve denetlemek,
    g)Hizmet esnasında gereksinim duyulan ilaç ve tıbbi sarf malzemeleriyle diğer araç ve gereçlerin sağlanması için teklifte bulunmak, var olanları korumak, her an hizmete hazır hale getirmek, gerekli kayıtları tutmak,
    h)Yaşlının rehabilitasyonu, beslenmesi, sosyal ve psikolojik sorunlarıyla ilgili  olarak diğer servis görevlileri ile işbirliği yapmak,
    ı)Diyetisyenin bulunmadığı kuruluşlarda yaşlıların beslenmesiyle ilgili çalışmaları yönlendirmek,
    i)Sağlık alanında hizmetin amacına uygun araştırma ve incelemeler yapmak,
    j)Hizmet içi eğitim programlarında verilen görevleri yerine getirmek,
    k)Sağlık servisinin işleyişine ilişkin  aylık ve yıllık çalışma programlarının uygulama sonuçlarını değerlendirmek, raporlaştırmak ve müdüre sunmak,
    l) Müdür tarafından verilen diğer mesleki görevleri yapmak.
    Tabip sağlık hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde diğer sağlık personeli ile işbirliği halinde çalışır. Kuruluşta birden fazla tabip  ve diş tabibi olduğunda en kıdemli tabip, baştabip olarak görev yapar. Diğer tabipler de baştabibe karşı sorumludur.
     
    Diş tabibinin görev ve yetkileri
    Madde 26-Diş tabibinin görev ve yetkileri aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Yaşlılar ve personel ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin diş sağlığı kontrolleri ve diş tedavilerini yapmak, hastanede tedavisi gerekenlerin sevkini sağlamak ve izlemek, gerekli kayıtları tutmak,
    b)Görevi ile ilgili araç-gerecin sağlanması için teklifte bulunmak, mevcut araçları korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak,
    c)Sağlık Servisinin işleyişine ilişkin  aylık ve yıllık çalışma programlarının uygulama sonuçlarını değerlendirme ve raporlaştırma çalışmalarına katkıda bulunmak,
    d) Müdür tarafından verilen diğer mesleki görevleri yapmak.
    Diş tabibi, sağlık hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde tabip ve diğer sağlık personeli ile işbirliği halinde çalışır. Baştabibe karşı sorumludur.
     
    Fizyoterapistin görev ve yetkileri
    Madde 27-Fizyoterapistin görev ve yetkileri aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Uzman tabip tarafından konulan teşhise göre fizik tedavi ve rehabilitasyona gereksinim duyan yaşlıyı değerlendirmek, bu doğrultuda tedavi programı oluşturmak,
    b)Çeşitli fizyoterapi teknik ve yöntemlerini kullanarak yaşlının fiziki gücünü geliştirmek, günlük aktivitelerini bağımsız yapabilmelerine yardımcı olmak,
    c)Fizik tedavi biriminin işleyişinden sorumlu olmak,
    d)Fizik tedavi ve rehabilitasyon programına alınan yaşlıdaki gelişimleri izleyerek, kayıt tutmak,
    e)Yaşlıların boş zamanlarını değerlendirici ve fiziki  aktivitelerini arttırıcı uygun egzersiz programları düzenlemek.
    f)Göreviyle ilgili sarf malzemelerinin, araç ve gerecin sağlanması için teklifte bulunmak, mevcut araçları korumak, hizmete hazır hale getirmek,
    g)Mesleği ile ilgili konularda inceleme ve araştırma yapmak,
    h) Müdür tarafından verilen diğer mesleki görevleri yapmak.
    Fizyoterapist, diğer sağlık çalışanları ile işbirliği halinde çalışır. Birden fazla fizyoterapist olması durumunda en kıdemli olan, servis sorumlusu olarak görev yapar. Diğer fizyoterapistler de sorumlu fizyoterapiste ve sorumlu fizyoterapist de baştabibe karşı sorumludur.
     
    Diyetisyenin görev ve yetkileri
    Madde 28- Diyetisyenin görev ve yetkileri aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Yaşlıların beslenmesine ilişkin program ve cetvelleri hazırlamak ve uygulanmasını sağlamak,
    b)Hasta yaşlıların beslenmesinde tabip talimatlarına uygun diyet listesi hazırlamak,
    c)Yemeklerin kalite ve ısısının bozulmadan servise gelmesini ve yaşlılara dağıtılmasını sağlamak,
    d)Tabelaya göre çıkan ya da bağış olarak gelen yemek ve gıda maddesi numunelerinin hijyen koşullarına uygun bir yerde, yirmi dört saat  korunmasını sağlamak,
    e)Mutfak ve yemek servis bölümünün genel hijyen koşullarına uygunluğunu sağlamak, görevlileri konuyla ilgili olarak eğitmek, altı ayda bir portör muayenesi ve genel sağlık kontrolü yaptırılmasını sağlamak,
    f)Alınacak gıda maddelerinin cins ve miktarlarını belirlemek, alınanların ise şartnamelerine uygunluğunu denetlemek, depoların hijyen ve beslenme koşullarına uygunluğunu sağlamak, yiyeceklerin saklanması ve korunmasında uygulanacak kuralları diğer görevlilerle birlikte yerine getirmek,
    g)Hizmet esnasında gereken malzeme araç ve gereçlerin sağlanması hususunda teklifte bulunmak, var olanları korumak, her an hizmete hazır hale getirtmek ve kullanılmasını sağlamak,
    h)Özel gün ve geceler için planlanan beslenme ile ilgili görevleri yürütmek,
    ı)Mutfak ve yemek servis bölümü görevlilerinin çalışma yöntem ve tekniklerinin belirlenmesinde yönetime yardımcı olmak.
    i)Sağlık servisi çalışanları, döner sermaye ve ayniyat saymanlığı ile işbirliği halinde çalışmak.
    Diyetisyen diğer sağlık çalışanları ile işbirliği halinde çalışır. Birden fazla diyetisyen olması durumunda en kıdemli olan, servis sorumlusu olarak görev yapar. Diğer diyetisyenler de sorumlu  diyetisyene, sorumlu diyetisyen  de,  baştabibe karşı sorumludur.
    Diyetisyen, kuruluş muayene komisyonunun doğal üyesidir. 
     
    Hemşirenin görev ve yetkileri
    Madde 29-Hemşirenin görev ve yetkileri aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Hasta personel ve personelin bakmakla yükümlü olduğu yakınları ile yaşlılardan hastalıklarıyla ilgili bilgi almak, hastayı muayeneye hazırlamak, tedavinin gerçekleştirilmesinde tabip, diş tabibi ve fizyoterapiste yardımcı olmak,
    b)Yaşlılara verilen ilaçların kullanılmasını sağlamak, miktar ve zaman belirterek kaydetmek, enjeksiyon ve pansuman yapmak, tansiyon ölçmek,
    c)Acil durumlarda mesleğinin gerektirdiği ilk yardımı yaparak, tabibi bilgilendirmek,
    d)Bulaşıcı hastalık durumunda gerekli önlemleri almak,
    e)Sağlık kuruluşlarına sevk edilen yaşlılara gerektiğinde eşlik etmek, taburculuk durumunda gereğini yapmak,
    f)Revir ve tecrit odası ile  ilgili işleri yürütmek,
    g)Kuruluşun genel hijyen koşullarına uygun olması yönünde çalışmaları yapmak,
    h)Yaşlıların yatak, çamaşır ve vücut temizliği ile düzeninden  sorumlu olmak, saptadığı eksiklikleri gidermek,
    ı)Sorumlu olduğu bölümde yemek dağıtımı ve yaşlıların yemek yemeleri ile ilgilenmek, yemeğini yemekte zorluk çeken yaşlılara yardımcı olmak,
    i)Diyetisyen bulunmayan kuruluşlarda mutfak ve yemek servis bölümünün hijyen koşullarına uygunluğunu sağlamak, mutfak görevlilerinin gerekli temizlik kurallarına uymalarını denetlemek ve onları eğitmek.
    Hemşire, sağlık ve fizik tedavi servisi bünyesinde, diğer servis çalışanları ile işbirliği  halinde çalışır. Baştabibe karşı sorumludur.
     
    Hemşire yardımcısının görevleri
    Madde 30-Şahsa bağlı kadrolarda görev yapan hemşire yardımcısı, hemşirenin bilfiil yardımcısı olarak çalışır. Gerektiğinde doğrudan  hemşirenin görevlerini de yapar.
     
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Diğer Görevliler
     
    Büro görevlileri
    Madde 31- Kuruluşlarda büro görevlileri şef, ayniyat saymanı, ambar ve depo memuru, satın alma ve hesap memuru, daktilograf ve diğer memurlardan oluşur.
    İlgili mevzuat hükümlerine uygun olarak görev yapan büro görevlileri, müdür tarafından verilen diğer görevleri de yerine getirir.
    Ayniyat saymanı ile ambar ve depo memurunun izinli ya da raporlu olması durumunda bu görev müdürün uygun gördüğü memurlardan birine verilir.
     
    Diğer hizmet görevlileri
    Madde 32- Kuruluşta görev yapan teknisyen, teknisyen yardımcısı, kaloriferci, şoför, aşçı, bekçi, berber, hizmetli ve diğer personel görevlerini , ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütür. Kendi alanlarıyla ilgili her çeşit işi gören ve sorumluluğunu taşıyan bu personelin çalışacakları birim, görevleri, çalışma koşul ve esasları yönetim tarafından saptanır.
     
    Özel hizmet alımı görevlileri ve yaşlı özel yardımcıları
    Madde 33- Kuruluşlarda yardımcı hizmetler sınıfındaki kadrolu personel eksikliğinden dolayı hizmetteki aksamaları önlemek ve personel sıkıntısını hafifletmek amacıyla yapılacak muhtelif özel hizmet alımlarında çalıştırılan işçilere ilişkin işlemler ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülür. Özel hizmet alımları idari ve teknik  şartnamesinde belirtilen çalışma usul ve esasları yönetimce denetlenir.
    Yaşlının gereksinim duyması ve istemesi ,saptadığı ya da saptanan ücreti ödemeyi kabul etmesi ve yönetimin de uygun görmesi durumunda, kuruluşta yaşlının  özel işlerini yapmak üzere yaşlı özel yardımcısı  çalıştırılabilir. Bu kişilerin çalışma koşulları yönetimce saptanır. Yaşlı özel yardımcılarından, yardımcı olduğu yaşlının kaldığı odanın aylık ücretinin yüzde 20 ’si  kadar yemek ücreti tahsil edilir.
     
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Çalışma Gün ve Saatleri ile Nöbet
     
    Çalışma Gün ve Saatleri
    Madde 34- Personelin çalışma gün ve saatleri, yönetimce aylık olarak düzenlenir. Mesai ve nöbet çizelgeleri görünen bir yere asılır.
    Hafta sonu ve resmi tatil günleri ile sosyal etkinliklerin düzenlendiği günlerde yönetim, gerekli gördüğü personeli daha sonra izin kullandırmak koşulu ile görevlendirebilir.
     
    Nöbet Hizmetleri
    Madde 35-Sosyal çalışmacı, psikolog, tabip, diyetisyen, fizyoterapist ve hemşirenin nöbet tutması esastır. Gerek duyulması halinde, müdürün uygun göreceği personel de nöbete dahil edilir. Kuruluşta sosyal servis görevlisi ve tabibin tek olması durumunda nöbetten muaf tutulur. Müdür yardımcısının iki ve daha fazla olması durumunda, Müdür Yardımcıları hafta sonu ve diğer resmi tatil günlerinde hafta içi mesaisine uygun saatlerde mesai yapar . Bu durumdaki nöbet, hafta içi nöbet işleyişine uygun olarak yürütülür. Nöbet tutan personel sayısının yediden fazla olması durumunda, 20 yıldan fazla hizmeti olan personel nöbetten muaf  tutulur. Kuruluşta yeni göreve başlayan personel  yeni hizmete açılan kuruluşlar hariç olmak üzere bir ay süre ile nöbet tutmaz.
    Nöbete ilişkin diğer hususlar aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir:
    a)Personel nöbet çizelgesi, yönetim tarafından düzenlenir ve ilgililere tebliğ edilir.
    b)Hafta içi nöbetçi olanlar, nöbet ertesi izinli sayılır. Cuma, hafta sonu ve diğer resmi tatil gün nöbetçilerine ise yönetimin uygun göreceği günlerde izin verilir.
    c)Nöbet tutabilecek personelden durumu uygun olanlara, istemleri halinde sürekli olarak hafta içi ve hafta sonu nöbet görevi verilebilir.
    d)Talebi olan personel, Kuruluş Müdürünün teklifi, İl Müdürünün onayı ile gece memuru olarak görevlendirilebilir.
    e)Hemşire sayısının dört ve daha fazla olması durumunda kuruluşlarda ayrıca sağlık nöbeti tutulur.
    f)Tabip sayısının  dört ve daha fazla olması durumunda, kuruluşlarda ayrıca  tabip nöbeti tutulur.
    g)Nöbetçi personel tabelaya dahil edilir.
    Nöbet hizmetlerine ilişkin esaslar ayrıca Genel Müdürlük Genelgeleriyle düzenlenebilir.
     
    Nöbetçi amirin görev ve yetkileri
    Madde 36-Nöbet süresince nöbet mahallini terk etmeden,yaşlıların gereksinimlerinin karşılanmasını sağlayan nöbetçi amir, müdür adına görev yapar ve yönetimin tüm sorumluluğunu taşır. Nöbetçi amir kuruluşun disiplin, temizlik ve düzenini sağlar. Görevlilerin çalışmalarını denetler, aksaklıkları giderici önlemler alır, günlük çalışma programının uygulanmasını sağlar. Nöbet bitiminde nöbet defterini düzenleyerek idareye ya da bir sonraki nöbetçiye teslim eder.
     
    DÖRDÜNCÜ KISIM
    Kuruluş Bölümleri
     
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Bölümler
     
    Kuruluş bölüm ve birimleri
    Madde 37-Her kuruluşun arsa ve bina koşulları ile olanaklarına uygun olarak;
    a)Kapısı ve güvenlik kulübesi olan, ihata duvarıyla çevrili bir bahçesi,
    b)Bina girişinde danışma, bekleme odası, telefon santralı ve genel tuvalet,
    c)Müdür, müdür yardımcısı, sosyal servis, mülakat, döner sermaye, vezne ve büro hizmetleri odası ve nöbet odası ile meslek elemanı odaları, (Değişik ibare:RG-26/9/2008-27009) tabip, hemşire, muayene odalarının yer aldığı idari birimler,
    d)Yemek salonu, kafeterya, ibadet yeri, uğraşı odaları, kuaför, terzi, kütüphane, revir, dikiş atölyesi, tecrit odası, misafirhane, asansör ve benzeri ortak kullanım alanları,
    e)Yaşlı odaları, dinlenme salonları, oturma birimleri, kat ofisi, genel tuvalet ve lavabo, çamaşır ve temizlik odaları, hemşire, meslek elemanı ve personel odaları ile yaşlı fazla eşya odası ve benzeri  yaşlı özel yaşam alanları,
    f)Mutfak, soğuk hava et/sebze odası, çamaşırhane, teknik atölyeler, ambar ve depolar, teshin merkezi, fizik tedavi birimi, garaj, morg, ölen yaşlıların emanetlerinin saklanacağı yer, çok amaçlı oda ve  salonlar ile yangın merdiveni
    bulunur.
    Kuruluşun  bölüm ve birimleri  ev ve aile ortamı anlayışı içerisinde düzenlenir.
    Her kuruluşta fiziki olanaklar, gereksinimler ve kapasite göz önüne alınarak,huzurevi ile bakım ve rehabilitasyon birimleri ayrı kat ve bloklar halinde düzenlenir. Kadın, erkek ve evli çift ikamet üniteleri oluşturulur.
    Kuruluşun görülen bir yerine ve her kata yerleşim planı asılır.
     
    Yaşlı odaları
    Madde 38- Ev ortamına uygun olarak döşenen yaşlı odalarında kalacak yaşlı sayısı kadar karyola, yatak, etajer, gardırop, sandalye ve koltuk bulundurulur. Her odada bir masa olması esastır. Odalardaki mobilyaların ahşap malzeme olması tercih edilir.
    Odalarda yaşlının yatarken uzanabileceği yükseklikte alarm düzeneği kurulur. Olanaklar ölçüsünde dahili telefon bulundurulur. Odalardaki banyo ve tuvaletlere yatay ve düşey ray takılır. Odanın geceleri hafif bir şekilde aydınlatılması sağlanır. Tüm oda donanımının sık silinmeye uygun malzemeden olmasına dikkat edilir. Zeminin halı ile kaplanması yerine parça halı kullanılması tercih edilir. Olanaklar ölçüsünde zemin anti-statik, anti-bakteriyel malzeme ile döşenir. Oda kapılarının tekerlekli sandalye ve yürüteçlerin rahat hareket edebileceği genişlikte olmasına özen gösterilir. Yataklarının üzerine, yatak koruyucu  alez serilir.
    Salonlar, oturma birim ve köşeleri
    Madde 39-Yaşlıların dinlenme, televizyon izleme, müzik dinleme ve okuma amacıyla kullanacakları dinlenme salonlarının aydınlık ferah ve sakin olması, rahat ve kolay temizlenebilecek özellikte mobilya ile döşenmesi esastır.
    Kuruluşun antre, merdiven başları ve benzeri gibi mekanlarında yaşlıların küçük gruplar halinde sohbet edebilecekleri oturma birim ve köşeleri oluşturularak, amaca uygun döşenir.
    Kuruluşlarda olanaklar ölçüsünde, yaşlıların müzik, tiyatro, resim el sanatları ve benzeri etkinlikler yapabilecekleri oda ve birimler ile sigara içme odası oluşturulur.
     
    Yaşlı mutfağı
    Madde 40- Katlarda yaşlıların istedikleri zaman çay, kahve, yemek pişirebilecekleri, bulaşık yıkayabilecekleri  ufak bir mutfak bulunur.
    Bu mutfaklarda ocak, eviye, buzdolabı, raf ve dolaplar ile masa ve sandalyeler bulunur.
    Yaşlıların mutfak araç gereçlerini temiz ve düzenli kullanmaları sağlanır. Mutfak belli aralıklarla haşerelere karşı ilaçlanır.
     
    Kat banyosu
    Madde 41- Yaşlıların ortak kullanımına açık kat banyolarının giriş kısmında plastik malzeme ile  kaplanmış kanepe ile askı ve dolaplar bulunur. Duvarlara, yatay ve düşey raylar sabitlenir.
    Banyo kapılarının tekerlekli  sandalye girişine uygun olması sağlanır.
    Banyo musluklarının önüne sabitlenecek oturakların hijyenik malzemeden olması tercih edilir.
     
    Tuvalet, lavabo ile ördek ve sürgü odası
    Madde 42-Tuvaletler iki ayrı modelde ve kadın ve erkek yaşlılar için ayrı ayrı düzenlenir ve aidiyeti belirtilir. Sifonların yaşlıların kolay kullanabileceği teknikte olması tercih edilir. Duvarlara yatay ve düşey ray sabitlenir.
    Lavaboların yaşlı ergonomisine uygun yükseklikte olması sağlanır. Ayna, etajer, sabunluk ve havluluk sabitlenir.
    Yaşlıların ayak yıkayabilecekleri ve abdest alabilecekleri zemine monteli eviyeler de olabilir.
    Tuvalet ve lavabo hacimlerinde olabileceği gibi, ayrı bir hacimde de ördek ve sürgülerin yıkanabileceği, saklanabileceği ve havalandırma olanağı bulunan bir bölüm düzenlenebilir.
     
    Çamaşır ve ütü odası
    Madde 43-Katlarda isteyen yaşlının kendine ait çamaşırları yıkayabileceği bu hacimde ev tipi çamaşır makinası, eviye, malzeme dolabı, portatif çamaşır askısı, ütü masası ve ütü bulunur.
     
    Mutfak
    Madde 44-Mutfak zemini ve duvarları kolay temizlenebilecek malzeme ile döşenir ve boyanır. Sebze, et, balık, hamur işi ve kuru baklagiller hazırlama, yıkama ve pişirme tezgahları ile gereksinimlere uygun araç ve gerecin bulunduğu mutfakta, malzeme ve donanımın saklanabileceği dolap ve raflar da yer alır.
    Yemek kokusunun dağılmasını önleyici, havalandırma düzeneği kurulur. Soğuk hava et ve sebze odaları ile gıda depolarının mutfağa yakın bir yerde bulunmasına dikkat edilir. Yemek salonu ile bağlantılı yemek asansörü bulunur. Pişirme ve serviste kullanılan araç-gereçler sağlığa zarar vermeyecek malzemeden seçilir. Kullanım sonrası et tezgahı ve kıyma makinası temizlenir tuzlanır ve üstü örtülür. Mutfak her gün temizlenir ve düzenlenir. Haşerelere karşı belli aralıklarla ilaçlanır. Çöpler kapalı yerlerde korunur. Mutfak personelinin portör ve sağlık kontrolü altı ayda bir yaptırılır. Mutfak personelinin beyaz renkli iş giysilerinin her zaman temiz ve düzenli olması, başlık ve maske takmaları sağlanır.
     
    Yemek Salonu
    Madde 45-Self servis işleyişine uygun, havalandırma düzeneği bulunan kuruluş yemek salonunda, kolay temizlenir malzemeden yapılmış 4-6 kişilik masalar ve yeterli sayıda sandalye bulunur.
    Yemek servis araç ve gereçleri dolaplarda saklanır. Yemeklerin ısısı korunarak dağıtılmasına özen gösterilir. Bulaşık makinası ve eviyelerin yer aldığı bölümde raflar bulunur. Rahat ve huzurlu bir yemek ortamı sağlanır. Yaşlıların yemek öncesi ve sonrası temizliklerini yapabileceği olanaklar sağlanır. Çok katlı kuruluşlarda kat yemek salonları düzenlenebilir. Rahatsızlığı olan yaşlının odasına servis yapılmasına meslek elemanları karar verir. Yaşlıların odalarına yiyecek götürmeleri engellenir.
     
    Çamaşırhane
    Madde 46-Çamaşırhane, çamaşır yıkama ve kurutma makinelerinin bulunduğu bölüm, ütü birimi ve temiz çamaşır deposu olmak üzere üç bölüm halinde düzenlenir.
    Amaca uygun dolap ve rafların bulunduğu çamaşırhanede havalandırma düzeneği bulunur. Her zaman temiz ve düzenli tutulması sağlanır.
    Çamaşırhanede iş kazalarına karşı gerekli güvenlik önlemleri alınır.
     
    Sağlık ünitesi
    Madde 47-Tabip, hemşire, pansuman, muayene, fizik tedavi, egzersiz odaları ile revir ve tecrit odasından oluşan sağlık ünitesinin kuruluşun giriş katında yer alması tercih edilir.
    Muayene odasına gerekli donanım sağlanır ve uygun şekilde korunur. İlgili kayıtların tutulduğu defter ve dosyalar bir dolapta saklanır.
    Olanaklar göz önüne alınarak, katlarda da hemşire odası oluşturulabilir.
    Fizyoterapi egzersiz odalarındaki donanım, uygun şekilde korunur.
     
    Revir ve tecrit odası
    Madde 48-Kuruluşlardaki revir ve tecrit odasının özellikleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
    a)Her kuruluşta gerekli tıbbi araç ve gereçlerin bulunduğu bir revir düzenlenir.
    b)Hastalanan yaşlılar revire alınır, olanaklar ölçüsünde tedavileri burada sağlanır.
    c)Revirin sağlık hizmetleri ve kayıt işleri (Değişik ibare:RG-26/9/2008-27009) tabibin emirleri doğrultusunda hemşire tarafından yürütülür.
    d)Revir sağlık gereçleri hemşire tarafından teslim alınır ve korunur. Gereçler her zaman hizmete hazır halde bulundurulur.
    e)Revirde, ilaç kullanım, protokol ve hasta tedavi defterleri tutulur.
    f)Revirde kalan yaşlılar için, konulan teşhisi ve yattığı günden çıktığı güne kadar hastalığın seyrini, yapılan tedavi biçimlerini, verilen ilaçları gösteren bir müşahede kağıdı düzenlenir ve tedavi sonrası yaşlının sağlık dosyasına konulur.
    g)Revir yeteri kadar ışık ve hava almalı, duvar ve zemini temizlenebilir özellikte olmalı ve yeterli ısıtma sağlanmalıdır,
    h)Bulaşıcı hastalık durumunda, hasta yaşlıları tecrit etmek üzere bir tecrit yeri bulunur,
    ı)Tecrit yerinde (Değişik ibare:RG-26/9/2008-27009) tabibin uygun gördüğü araç ve gereçler bulundurulur.
    i)Kuruluşta, (Değişik ibare:RG-26/9/2008-27009) tabibin sorumluluğu altında kullanılmak üzere, revirde veya gerekli görülen yerlerde ilaç ve ilk yardım dolabı bulunur. Bu dolaplar kilitli tutulur.
    k)İlaç dolabında bulunacak ilaçlar; kazalar, zehirlenme, böcek sokması gibi acil durumlar da dikkate alınarak, (Değişik ibare:RG-26/9/2008-27009) tabip tarafından gereksinime göre saptanır ve korunur.
    j)Kullanım tarihi geçen ilaçlar tutanak ile saptanır. Yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak gerekli işlem yapılır.
     
    Emanet eşya deposu
    Madde 49-Yaşlıların odalarında saklayamadıkları fazla eşyaları için, kuruluşta uygun bir yer emanet eşya deposu olarak düzenlenir. İçinde raf ya da dolapların bulunduğu bu odanın işleyişi, sosyal servisin sorumluluğundadır. Eşyalar cins ve miktarının yazılı olduğu makbuz karşılığı teslim alınır ve düzenli olarak korunur. Makbuz karşılığında teslim edilir.
     
    Ölen yaşlıların emanetlerinin saklanacağı yer
    Madde 50-Yaşlının vefatı halinde, tutanağa bağlanan eşyaları mahkemeye teslim edileceği zamana ya da tereke davası sonuçlanana kadar korunacağı bu yer, amaca uygun şekilde düzenlenir.
     
    Yaşlıyla İlgili Diğer Bölümler
    Madde 51-Kuruluşun fiziki yapısı, gereksinimleri ve olanakları göz önünde bulundurularak;
    a)Kuruluşlarda; özel yaşlı alanlarından ayrı bir bölümde, gerekli şekilde düzenlenmiş ibadet yeri,
    b)Kolay taşınabilir ve silinebilir koltuk, masa ve sandalyelerin yer aldığı kafeterya,
    c)Erkek ve kadın yaşlılara hizmet verebilecek şekilde donatılmış kuaför,
    d)Kuruluşa ve yaşlıya ait malzemelerin imal edildiği ve onarıldığı ilgili malzeme ve donanıma sahip dikiş atölyesi,
    e)Açık raf sistemine uygun, bol ışık alan yeterli masa, sandalye ve koltuğun bulunduğu bir kütüphane,
    f)Kuruluşun tali giriş kapısına yakın bir yerde morg odası
    düzenlenir.
    Ayrıca, kuruluşlarda blok ve katlara eşya, insan ve sedye taşımaya uygun asansör ve yaşlıların fiziki özelliklerine uygun yangın merdiveni bulunması esastır.           
     
    BEŞİNCİ  KISIM
    Hizmet ve İşleyiş
     
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Kabul
     
    Başvuru Merciileri
    Madde 52-Huzurevi ve Merkezlerde bakım görmek isteyen yaşlılar;
    a) Yaşadıkları mahaldeki Huzurevi ve/veya Merkez Müdürlüğüne,
    b) İlçe Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğüne,
    c) İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne,
    d) Genel Müdürlüğe
    bir dilekçe ile başvuruda bulunabilir.
    Mülki idare amirleri, muhtarlar, kolluk kuvvetleri, belediye başkanlıkları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile vatandaşlar tarafından il müdürlüklerine bildirilen acil durumdaki yaşlılar için, kabul süreci başlatılır.
    Basın yayın organlarındaki haberler de bildirim olarak kabul edilir.
     
    Kabul koşulları
    Madde 53-Huzurevlerine ve Merkezlere kabul edilecek yaşlılarda aranacak nitelikler aşağıdadır.
    a) Huzurevlerine kabul koşulları :
    l)60 yaş ve üzeri yaşlarda olmak,
    2)Kendi gereksinimlerini karşılamasını engelleyici bir rahatsızlığı bulunmamak yeme, içme, banyo, tuvalet ve bunun gibi günlük yaşam etkinliklerini bağımsız olarak yapabilecek durumda olmak,
    3)Ruh sağlığı yerinde olmak,
    4)Bulaşıcı hastalığı olmamak,
    5)Uyuşturucu madde yada alkol bağımlısı olmamak,
    6)Sosyal ve/veya ekonomik yoksunluk içinde bulunduğu sosyal inceleme raporu ile saptanmış olmak.
    b) Merkezlere kabul koşulları :
    1) 60 yaş ve üzeri yaşlarda olmak,
    2) Bedensel ve zihinsel gerilemeleri nedeniyle süreli ya da sürekli olarak özel ilgi, desteğe,  korunmaya ve rehabilitasyona gereksinimi olmak,
    3) Ruh sağlığı yerinde olmak,
    4) Bulaşıcı hastalığı olmamak,
    5) Uyuşturucu madde ya da alkol bağımlısı olmamak,
    6) Sosyal ve/veya ekonomik yoksunluk içinde bulunduğu sosyal inceleme raporu ile saptanmış olmak.
    Huzurevi ve merkezlere kabul koşullarına sahip olmasına karşın, ilgili belgeler düzenleninceye kadar mağdur olabileceği düşünülen yaşlı için sosyal inceleme raporu düzenlenir ve mülki idare amiri onayı ile  kuruluşa misafir olarak kabul edilir. Daha sonra ilgili belgeler düzenlenir, yaşlı aynı kuruluşta kalır yada  başka kuruluşa tertibi yapılır.    
    Huzurevi ve merkezlere girmek üzere başvuran, ekonomik yoksunluğu saptanan ancak sırada bekleyecek olan yaşlılara, gerek duyulması halinde il müdürlüğünce ayni ve nakdi yardım yapılır.
     
    Düzenlenmesi gereken belgeler
    Madde 54- Başvuruya ilişkin olarak düzenlenmesi gereken belgeler aşağıdadır:
    b) (Değişik:RG-31/7/2009-27305) T.C. Kimlik Numarası beyanı,
    c) (Mülga:RG-31/7/2009-27305)
    d) Gelir durumunu gösterir belge örnekleri,
    e) (Değişik:RG-31/7/2009-27305) Sağlık raporu,
    f) Sosyal çalışmacı tarafından düzenlenecek sosyal inceleme raporu ,
    g) İl müdürlüğünce düzenlenecek yoksulluk belgesi.
    (Değişik:RG-31/7/2009-27305) Sağlık raporunun karar bölümünde; “Huzurevine girmesinde sakınca yoktur” ya da “Huzurevi, Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde bakım görmesinde sakınca yoktur” ibaresi yer alır.
    (Mülga üçüncü fıkra:RG-31/7/2009-27305)
    Sosyal çalışmacı tarafından yaşlının ikametgahında yapılacak sosyal inceleme sonucunda düzenlenecek raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde; sosyal, fiziksel, ekonomik, ruhsal, zihinsel özellikleriyle değerlendirilen yaşlıya uygun hizmet modeli, hangi kuruluşa yerleştirilmesinin uygun olacağı bilgileri  yer almalıdır.
    Sosyal inceleme sırasında ekonomik yoksunluğu saptanan yaşlı hakkında tapu, vergi dairesi ve mal müdürlükleri ile belediye başkanlığında yapılacak araştırmalarda adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul bulunmadığının saptanması durumunda il  müdürlüğünce yoksulluk belgesi düzenlenir. 
                                   
    Yaşlı kabulü
    Madde 55-Sosyal inceleme raporu ve düzenlenen diğer belgeler ile birlikte  değerlendirilen yaşlı kabul edilir, sıraya alınır ya da reddedilir.
    Kabulü uygun görülen yaşlının dosyası, yaşlının cinsiyeti, kalmak istediği oda tipi ve başvuru tarihi itibarıyla sıraya konulur. Sırası gelen yaşlıya çağrı yapılır. Çağrıya icabet etmeyen yaşlıya son çağrı yapılır. Gelmemesi durumunda dosya işlemden kaldırılır.
     
    İKİNCİ BÖLÜM
    Yaşlının Ayrılışı
     
    Yaşlının kuruluştan ayrılışı
    Madde 56 -Kuruluşta bakım gören yaşlıların;
    a)Kendi ya da yakınının isteği ile bir başka yerde yaşamını sürdürmek istemesi,
    b)Kendi isteği ile Genel Müdürlüğe bağlı bir başka kuruluşa nakil edilmesi,
    c)Kuruluşu terk etmesi,
    d)Kendi isteği dışında bir başka kuruluşa disiplin nedeniyle nakil edilmesi,
    e)Vefatı
    durumlarında kuruluşla ilişkisi kesilir.
     
    Yaşlının kendisinin  ya da yakınlarının isteği ile ayrılış
    Madde 57-Kendisinin  ya da yakınlarının isteği ile bir başka yerde yaşamını sürdürmek isteyen yaşlıların dilekçe vermesi ve aylık bakım ücreti borcu bulunmaması durumunda, sosyal servis görevlilerinin uygun görüşü, kuruluş müdürünün onayı ile  kuruluşla ilişkisi kesilir.
    Bu şekilde ilişkisi kesilmiş olup, kabul edilebilir mazeretleri olan yaşlılar, kuruluşa en fazla iki kez yeniden kabul edilebilir.
    (Değişik:RG-31/7/2009-27305) Ayrılış ve yeniden kabul arasındaki sürenin bir yıldan fazla olması durumunda; yaşlının isteminin uygun görülmesi, sağlık raporunun yenilenmesi ve aylık bakım ücretini peşin olarak yatırması esastır.
     
    Kendi isteği ile nakil
    MADDE  58– (Değişik:RG-31/7/2009-27305)
    Yaşlının kendi isteği ile nakil işlemlerinde;
    a) Nakil gerekçesinin ve nakil istediği kuruluş adının belirtildiği bir dilekçe ile kuruluş müdürlüğüne başvurması üzerine, talebi uygun görülen yaşlıların nakilleri Genel Müdürlükçe yapılır.
    b) Yaşlının aynı ilde bulunan bir başka kuruluşu istemesi durumunda nakil işlemi il müdürlüğünce yapılır. Nakil yapılan kuruluşta boş yer olmaması durumunda yaşlı sıraya alınır. Çağrı yapılmaksızın, yaşlının kaldığı kuruluşla ilişkisi kesilmez. 
    Kuruluşu terk etme
    Madde 59- Kuruluşu izinsiz terk eden yaşlının yakınlarına ve ilgili makamlara bilgi verilir.
    Yeri belirlenen yaşlıya yazılı bildirim yapılmasına rağmen, 15 gün içerisinde kuruluşla iletişime geçmemesi durumunda,  il müdürlüğünün onayıyla ilişiği kesilir.
    Yaşlının yerinin belirlenememesi durumunda, kuruluşu terk ettiği tarihi takip eden birinci ayın sonunda kuruluşla ilişkisi kesilir.
    (Değişik:RG-31/7/2009-27305) Bu şekilde ilişkisi kesilenlerin en fazla iki kez yeniden kabulü yapılabilir. Ayrılış ve yeniden kabul arasındaki sürenin bir yıldan fazla olması durumunda sağlık raporunun yenilenmesi ve aylık bakım ücretini peşin yatırması esastır.
     
    Yaşlının vefatında yapılacak işler
    Madde 60-Vefat eden yaşlıya ilişkin olarak yapılacak işler aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
    a)Ölüm raporu düzenletilir.
    b)Vefat eden yaşlının üzerinde, odasında, emanet kasasında, emanet eşya deposunda  bulunan para, mücevher ve  kıymetli kağıtları ile kişisel eşyaları  müdür yardımcısı, sosyal çalışmacı, psikolog, hemşire ve ayniyat saymanı olarak görev yapan personel arasından oluşturulan üç kişilik bir heyet aracılığıyla saptanarak, tutanağa bağlanır.
    c)İlgili Sulh Hukuk Hakimliğine  yaşlının kimlik belge örneği, var olan yakınlarının isim ve adresleri, eşya saptama tutanağı ve  bulunuyor ise vasiyetnamesinin eklendiği bir yazı ile bildirilir. Tereke tespitine gelen heyete, eşyalar teslim edilir.
    d)Vefat eden yaşlının yakınlarına  haber verilir ve cenaze teslim edilir.
    e)Yakınları bulunmayan ya da yakınları cenazeyi kaldıracak durumda olmayanların cenazeleri  teçhiz, tekfin ve defin işleri usulünce yapılır.
    f)Tıbbi ve adli sakıncaları olan cenazenin, yakınlarına teslimi mer’i usullere göre yapılır.
    g) Kuruluşta vefat eden yaşlının nüfus cüzdanının aslı yoksa örneği iliştirilerek, düzenlenen ölüm tutanağı on gün içinde yerel nüfus idaresine gönderilir.
    h)Sağlığında yazılı ve imzalı olarak kuruluşa bağışladığını bildirdiği eşyalar hariç, vefat eden yaşlının hiçbir eşyası, kuruluş müdürlüğünce alıkonulamaz.
    ı)Hastanede ya da izinli iken vefat eden yaşlılar için düzenlenmiş ölüm raporu sağlanarak, dosyasında saklanır. Kuruluşta var olan eşyaları için, gerekli işlem yapılır.
                     
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    İzin ve Ücret
     
    İzin
    Madde 61-Yaşlıların izin durumuna ilişkin esaslar aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
    a)Yaşlılar kuruluş dışına alışveriş ve gezmeye gitmekte sosyal servis sorumlularını haberdar etme koşuluyla serbesttir.
    b)Yaşlılara bir yıl içinde sürekli bir ay olmak üzere toplam üç aydan fazla olmamak kaydıyla izin verilir. Zorunlu hallerde yaşlının talebi ve Müdürün onayı ile bu izin süresi uzatılabilir.
    c)Ücretli yaşlı izinde olduğu sürede de aylık bakım ücretinin tamamını ödemekle yükümlüdür.
    Kuruluş müdürlüğünce yukarıdaki esaslar dahilinde verilen izin süresi sonunda kuruluşa dönmeyen ve geçerli bir mazereti olmadığı saptanan yaşlının ücreti ödenmiş olsa dahi, il müdürünün onayı ile kuruluşla ilişkisi kesilir.
    Bu şekilde ilişkisi kesilen yaşlının kuruluş müdürlüğünce kabul edilebilir mazeretini belgelemesi durumunda, tekrar kabulü yapılabilir.
     
    Ücret durumu
    Madde  62-Kuruluş yaşlılarından alınacak aylık bakım ücreti, oda, yatak, yemek ve bakım giderlerini kapsar.
    Ücrete ilişkin genel esaslar  aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
    a)Sosyal inceleme raporu dayanak alınarak;kanunen bakmakla yükümlü kimsesi olmayan,sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli,dul ve yetim aylığı almayan ,yapılacak araştırmalar sonucunda adına kayıtlı menkul ve gayrimenkulu bulunmadığı ya da adına kayıtlı gayrimenkulu olup da, sağladığı gelirle yaşamını sürdüremeyeceğinin saptanması sonucunda yoksulluk belgesi düzenlenen yaşlılar ile kanunen bakmakla yükümlü kimsesi olup da, yükümlülerin ekonomik gücünün yeterli olmadığı saptanan  yaşlılar ücretsiz, ekonomik gücü yeterli olup da, sosyal yoksunluk içinde bulunan yaşlılar ise ücretli olarak kabul edilir. 
    b)Bakım ücretini yaşlı yakınlarının ödemesi halinde ödemeyi üstlenenden, yüklenme senedi alınır.
    c) 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca aylık bağlanan kişiler, bu gelirlerinden başka hiçbir yerden geliri olmadığını belgelemesi durumunda, varsa eşleri ile birlikte ücretsiz kabul edilir.
    d)Kuruluşta bulundukları süre içerisinde olağanüstü bir nedenle gelir ve varlıklarını kaybedenler ve kendilerine kanunen bakmakla yükümlü kimsesi bulunmayan ya da olup da yükümlüsünün ekonomik gücü yeterli olmayan ve bu durumu belgeleyen yaşlılar hakkında düzenlenecek sosyal inceleme raporu dayanak alınarak kuruluş müdürünün onayı ile ücretsiz kalmaları sağlanır.
    e)Kuruluşa ücretsiz olarak kabul edilen ancak ücretlerini ödeyecek kadar mal ve geliri bulunduğu saptananlar hakkında, gerekli kanuni işlemler yapılarak bakım ücretliye dönüştürülür. Geriye yönelik borç çıkarılarak, kanuni faiziyle birlikte tahsil edilir. Ücretli bakımı kabul etmeyenlerin İl Müdürlüğünün onayı ile kuruluşla ilişkisi kesilir ,ancak borç ödeme yükümlülüğü saklı kalır.
    f)Ücretin her ayın 10 una kadar peşin olarak tahsil edilmesi esastır. Ancak ilgili ay içinde tahsil edilmek koşuluyla yaşlı veya yaşlı yakınlarının gelirlerine yönelik özel durumlarını belgelemesi durumunda o yaşlıya ait ödeme günü saptanabilir.
    g)Ücretli yaşlılardan talebi olanlara, yapılacak değerlendirme sonucuna göre mağduriyetlerinin önlenebilmesi amacıyla,  aylık bakım ücretinde indirim yapılabilir.
    h)Kabul edilebilir bir mazeret göstermeksizin ücret yatırmayan yaşlı veya yaşlı yakınlarına ilgili ayın en geç 25’inde yazılı uyarı yapılarak, ay sonuna kadar ödeme yapması istenir ve tahsili sağlanır. Farklı tarihlerde 3 kez  uyarı yapılan yaşlı il müdürlüğünün onayı ile kuruluşla ilişkisi kesilir.
    ı) (Mülga:RG-31/7/2009-27305)
    i)Kabul sırasında gün hesabı ile ücret tahsil edilir. Nakil nedeniyle kuruluştan ayrılacak yaşlıdan da gün hesabı ile ücret tahsil edilir.
    k)Nakil dışındaki nedenlerle yaşlı kuruluştan ayrıldığında, tahsil edilen ücret iade edilmez. Ancak bir aydan fazla peşin alınan ücretler iade edilir.
    Yukarıdaki genel esaslar çerçevesinde her yıl içinde alınacak ücretler Genel Müdürlükçe tespit edilir.
     
    Ücret tahsili
    Madde 63- Aylık bakım ücretleri, kuruluş döner sermaye saymanlığınca tahsil edilir. Döner Sermayesi olmayanlarda ise, İl Sosyal Hizmetler Saymanlığına ödenir.
    Tahsilat, Döner Sermayeli Kuruluşlarda, 1/10/1984 tarihli ve 18532 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Döner Sermaye İşletmeleri Yönetmeliği, diğer kuruluşlarda ise bütçe  esaslarına göre yapılır.
    Aylık bakım ücretini zamanında ödemeyenlere, kanuni faiz tahakkuk ettirilir.
    Ücretleri zamanında tahsil etmeyen görevliler hakkında işlem yapılır.
     
    Ücret indirimi
    Madde 64-Ücretli yaşlıların ücret artışlarından doğabilecek mağduriyetlerini önleme amacıyla ücret indirimi yapılabilir. İndirim, her yıl  Genel Müdürlükçe belirlenen oranlar üzerinden yapılır. 
     
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Yardımlar
     
    Harçlık
    Madde 65- Hiçbir yerden geliri olmayan ücretsiz yaşlılara sosyal inceleme raporu dayanak alınarak kuruluş müdürün (Mülga ibare:RG-31/7/2009-27305) … onayı ile onay tarihini takip eden ilk aydan itibaren 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1inci maddesinin 1inci fıkrasında belirtilen gösterge rakamının, her yıl Bütçe Kanunu ile saptanan memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak miktar üzerinden hiçbir kesinti yapılmaksızın net aylık harçlık verilir.
                   
    Harçlık verilme esasları
    Madde 66- Harçlık verilme esasları aşağıda belirtildiği gibi düzenlenmiştir.
    a)Genel Müdürlükçe gönderilen ödenekten kuruluş mutemetliğince hazırlanacak bordroya göre, Saymanlıktan alınarak imza karşılığında yaşlıya ödenir.
    b)Bir başka kuruluşa nakledilen yaşlının nakil dosyasında aldığı en son harçlık belirtilir ve gittiği kuruluşta harçlığı devam ettirilir. Yaşlılık aylığı alanlara harçlık bağlanmaz.
    c)65 yaşını doldurmuş her ücretsiz yaşlıya, aylık bağlanmasına ilişkin gerekli işlemler müdürlükçe başlatılır ve sonuçlandırılır. Aylık bağlanana kadar harçlık ödenir.
                   
    Yol Masrafı
    Madde 67- Bir başka kuruluşa nakli yapılan, başka bir ilde tedavisi uygun görülen, dinlenme amaçlı kamplara katılacak olan ücretsiz yaşlıların yol masrafları kaldıkları kuruluş müdürlüğünce Genel Müdürlükçe gönderilen ödenekten karşılanır. Tiyatro, koro ve benzerleri sosyal etkinliklerde görev alan yaşlıların turne yol masrafları ile kendi isteği dışında nakli yapılan ücretli yaşlıların yol masrafları da Genel Müdürlük ödeneklerinden karşılanır.
     
    Tedavi Yardımı
    Madde  68-Kuruluş Müdürlüğünce ücretsiz yaşlılara sağlık karnesi verilmesi, tedavi ve muayene isteği düzenlenmesi esastır. Ücretsiz yaşlıların muayene ve tedavi giderleri Genel Müdürlükçe gönderilen ödenekten karşılanır.
     
    Tedavi yardımının verilme esasları
    Madde 69- Tedavi yardımının verilme esasları aşağıda belirtildiği gibi düzenlenmiştir.
    a)Yaşlıların sevki  öncelikle kuruluş tabipliğine, yok ise sağlık ocağı veya devlet hastanesine yapılır. Devlet hastanesi gerekli görür ise, kamu kurum ve kuruluşları ile üniversite hastanelerine sevk edebilirler. Üniversite hastanesince sürekli kontrolü uygun görülenler, doğrudan üniversite hastanesine sevk edilir.
    b)Uzman tabip tarafından uygun görülen işitme cihazları, çeşitli protez ve ortezler, tedavi cihaz ve malzemelerinin kuruluş müdürlüğünce veya resmi sağlık kurum ve kuruluşlarınca sağlanması esastır.
                    c)Ücretli yaşlıların tedavi giderleri aylık bakım ücretinin dışında olup, kendileri tarafından karşılanır.
    d)Ücreti yakınları tarafından ödenenlerin ilaç ve tedavi masraflarını karşılamak ve tedavisini yaptırmak yaşlı yakınlarının yükümlülüğündedir.
    e)Kuruluş müdürlüğü kendi başına hastane işlemlerini yapamayacak durumdaki yaşlılara eşlik edecek  personel ve araç sağlamakla yükümlüdür.
     
    Ücretsiz yaşlıların tedavi yardımına ilişkin hususlar ayrıca Genel Müdürlükçe düzenlenir.
     
    Giyim Yardımı
    Madde 70-Kuruluşta bakım gören ücretsiz yaşlıların giyecek gereksinimleri; Ek: 1’ de yer alan miktarlar göz önüne alınarak aşağıdaki usul ve esaslara göre, Genel Müdürlükçe gönderilen ödenekten karşılanır.
     
    Giyim yardımının verilme esasları
    Madde 71- Giyim yardımının verilme esasları aşağıda belirtildiği gibi düzenlenmiştir
    a)Giyecek yardımı ayni olarak yapılır.
    b)Giyim eşyaları standart beden ölçülerine göre farklı model ve renklerde satın alınır veya  yaptırılır. Yaşlıların görüşleri de alınır.
    c)İklim koşulları göz önüne alınarak kışlıklar Ekim, yazlıklar Mayıs ayında verilir. Yeni kabul edilen yaşlının gereksinimi olması durumunda, yukarıda belirtilen aylar beklenmeksizin giyim eşyası verilir.
    d)Kullanma süresi dolmadan, yenisi verilmez.. Ancak kullanılamaz hale geldiği tutanakla saptanan eşyanın yenisi verilebilir.
    e)Giyim eşyaları yaşlıya tutanakla teslim edilir ve tutanak dosyasında saklanır.  Bir başka kuruluşa nakil durumunda  da ilgili Müdürlüğe bildirilir.
    f)Ücretsiz yaşlılara bağış ve benzeri yollarla gelen bazı giyim eşyalarının verilmesi durumunda, aynı eşyaları içeren giyim yardımı yapılmaz.
    g)Kendisine teslim edilen giyim eşyasını sattığı belirlenen yaşlıların harçlık ya da aylığından bu eşyanın tutarı tazmin edilir.
    Belirtilen eşya miktarları azami olup, uygulamada, kuruluş müdürlüğü takdir yetkisine sahiptir.
     
    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Hizmetler
     
    Bakım ve rehabilitasyon hizmeti
    Madde 72- Huzurevinde iken, zaman içerisinde bedensel ve zihinsel yeteneklerini değişik derecelerde  yitirerek rehabilitasyona, sürekli ve özel bakıma gereksinim duyar hale gelenlere ve evlerinde iken bu duruma gelip, aile yanında bakımı güçleşenlere , her huzurevi bünyesinde  tesis edilmesi zorunlu olan özel bakım bölümlerinde ve Sürekli Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinde hizmet verilir.
    Bu bölümlere 60 yaş ve  üzerinde, ruh sağlığı yerinde, bulaşıcı bir hastalığı bulunmayan, yatağa bağımlı, felçli, bedensel, görme ve işitme  özürlü, demanslı yaşlılar kabul edilir. Huzurevinde  iken sürekli ve özel bakıma gereksinim duyan yaşlılar, özel bakım bölüme öncelikli olarak yerleştirilir. İlk başvurularda  özel bakım bölümlerine kabul edilebilir.
    Huzurevi olanakları  göz önüne alınarak, özel bakım bölümleri ayrı bir birim olarak düzenlenir. Binanın giriş ya da birinci katında yer alması tercih edilir.
    Özel bakım bölümleri kapasitesi , Genel Müdürlük onayı ile saptanır.
    Özel bakım bölümü olan huzurevlerinde kalan yaşlılar başka bir kuruluşa nakledilmez.
     
    Bakım ve rehabilitasyon hizmeti  esasları
    Madde  73- Bakım ve rehabilitasyon hizmetinde ;
    a)Bölümlerin aydınlık ve ferah olması, havalandırma düzeneğinin bulunması, sürekli sıcak su sağlanması, odaların tekerlekli sandalye hareket edebilecek şekilde tefriş edilmesi, banyo ve tuvaletlerde özel düzenleme yapılması, yer döşemelerinin  hijyenik özellikte olması, karyolaların ayarlanabilir ve tekerlekli olması,yatakların karyolaya uygun olması ,yatak koruyucu alez kullanılması, havalı yatak bulundurulması ,yatak üstü servis masası sağlanması, tüm tefriş malzemelerinin kolay temizlenir özellikte olması  ve alarm düzeneği kurulması ,
    b)Bu bölümlerdeki yaşlıların yemeklerinin  yedirilmesi, banyolarının yaptırılması, günlük ve anlık temizliklerinin yapılması, altı bağlananların temizlenmesi ve bezlenmesi, erkek yaşlıların sakal traşının yaptırılması , her gün ve gerektiğinde giysilerinin ve çarşaflarının değiştirilmesi ,tırnaklarının kesilmesi, pişik kremi kullanılması, kuruluş içindeki diğer bölümlere  getirilip, götürülmesi, rehabilite edici egzersizlerinin yaptırılması, yatak yaraları  pansumanının  yapılması ,ilaçlarının düzenli verilmesi ,tansiyon ve enjeksiyon takiplerinin yapılması, sağlık kuruluşlarına sevk edilenlere ve hastanede  yatanlara eşlik edici personel verilmesi,
    c)Ücretli yaşlıların kağıt bez masrafının yaşlı yada yakınlarınca sağlanması,
    d)Diyetlerinin  tabip önerisine uygun olarak diyetisyence hazırlatılması,
    e)Gerektiğinde özel yemek salonu düzenlenmesi,
    f)Yeterli sayıda personel görevlendirilmesi ve bu personelin belirli aralıklarla diğer bölümlerdeki personel ile çok sık olmayan aralıklarla değiştirilmesi
    esastır.
    Özel bakım bölümlerindeki yaşlıların bakım ve hizmetlerine katkıda bulunmak üzere yaşlı özel yardımcısı  çalıştırılmasına ilişkin hususlar Genel Müdürlük Genelgeleri ile ayrıca düzenlenebilir.
     
    Beslenme
    Madde 74-Beslenmenin niteliği ve servisine ilişkin hususlar aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir.
    a)Yemekler mevcut yaşlı sayısı ve yaşlıların özel durumları göz önüne alınarak Ek: 2’de  yer alan esas ve rasyonlara uygun olarak verilir.
    b)Kuruluş personeline öğle, nöbetçilere ise nöbet süresi içinde yer alan öğünlerde yemek verilir. Daimi iaşeye tabii personelden izin, hastalık veya diğer sebeplerle bir günden fazla kuruluştan ayrılmış bulunanlar ile izinli ve hastanede tedavi gören yaşlılara ait istihkak tabeladan çıkarılır.
    c)Sağlıklı yaşlılara normal iaşe verilir. Hastalığı nedeniyle özel diyet hazırlanması gerekenlere tabip önerisiyle diyetisyen tarafından diyet hazırlatılır.
    d)Kuruluşta düzenlenecek sosyal etkinliklerde ikram edilecek yiyeceklerin cinsi ve miktarı Müdürlükçe saptanarak, sipariş verilir ve cetvellere işlenir.
     
    ALTINCI BÖLÜM
    Disiplin Hükümleri
     
    Uyarma
    Madde 75-Yaşlıya davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
    Uyarmayı gerektiren fiil ve haller aşağıda belirtilmiştir.
    a)Temizlik kurallarına uymamak,
    b)Gerçeğe dayanmayan şikayet ve başvuruda bulunmak ,
    c)Kuruluşu izinsiz terk etmek,
    d)Ahlak dışı davranışta bulunmak,
    e)Kuruluş içinde alkol ve uyuşturucu madde kullanmak ya da alkollü olarak Kuruluşa    gelmek,
    f)Yaşlılar ve personelle geçimsiz olmak ve sözlü tacizde bulunmak,
    g)Dilencilik ve hırsızlık yapmak,
    h)Kuruluş araç, gereç ve eşyalarına kasıtlı olarak zarar vermek,
    ı)Yönetim hakkında kasıtlı yayın yaptırmak, resmi makamları gereksiz taciz etmek,  görevliler ve yaşlılar hakkında asılsız ve onur kırıcı haber yaymak,
    i)Dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin  zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,
     
    Oda, kat, blok değiştirme
    Madde 76-Yaşlının kendi isteği dışında odasının katının ya da bloğunun değiştirilmesidir. Bu durum kendisine yazı ile bildirilir.
    Oda, kat ve blok değiştirmeyi gerektiren fiil ve haller aşağıda belirtilmiştir:
    a)Uyarmayı gerektiren  fiil ve halleri en fazla  üç kez tekrarlamak,
    b)Bulunduğu kat ve blok yaşlıları ile personeline fiziksel tacizde bulunmak
     
    Kuruluş değiştirme
    Madde 77-Yaşlının kendi isteği dışında bir başka kuruluşa gönderilmesidir.
    Kuruluş değiştirmeyi gerektiren fiil ve haller aşağıda belirtilmiştir.
    a) Oda, kat ve blok değiştirmeyi gerektiren fiil ve halleri bir kez daha tekrarlamak ve yapılan mesleki çalışmalar sonucu olumlu gelişme sağlanamamak,
    b)Yaşlı ve personele fiziki saldırıda bulunmak.
    Ayrıca yaşlının kuruluşta can güvenliğinin  tehlikede olduğu durumlarda  kendi isteği dışında bir başka kuruluşa gönderilir.
     
    Kuruluştan çıkarma
    Madde 78- Yaşlının bir daha kurum bakımına alınmama koşuluyla ,kuruluştan çıkarılmasıdır.
    Kuruluştan çıkarmayı gerektiren fiil ve haller aşağıda belirtilmiştir:
    a)İdeolojik ve siyasi amaçlarla kuruluşun huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak ve bu amaçla başkalarını tahrik ve teşvik etmek ,
    b)Devletin itibarını düşürecek yada görevlilerin onurunu zedeleyecek tutum ve davranışlarda  bulunmak,
    c)5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek ve fiilleri işlediği mahkemelerce hüküm altına alınmak,
    d)Alkol ve uyuşturucu madde bağımlısı olduğu tabip raporu ile saptanmış olmak,
    e)Yaşlıların ve personelin vücut tamlığını bozacak ve sağlığına zarar verecek şekilde fiil ve eylemde bulunmak,
    f)Türk Ceza Kanunu  uyarınca ağır hapis  ve hapis cezasını gerektiren fiilleri işlemek ve fiilleri işlediği mahkemelerce hüküm altına alınmak,
    g)Kuruluş değiştirmeyi gerektiren fiil ve halleri  bir kez  daha tekrarlamak,
    Ayrıca yakalandığı akıl hastalığı nedeniyle diğer yaşlıların can güvenliğini tehdit eden yaşlılar  da uzman tabip raporu ile kuruluş bakımından çıkartılır.
    Türk Ceza Kanunu’na göre suç sayılan fiilleri işlemiş veya bu tür fiillere maruz kalmış yaşlılar ivedilikle adli makamlara ve Genel Müdürlüğe bildirilir.
     
    Disiplin hükümlerinin uygulanması
    Madde 79-Disiplin Kurulunca uygun görülen uyarma ile oda, kat ve blok değiştirme  işlemleri  kuruluş müdürlüğünce yerine getirilir. Disiplin hükümleri uygulanan yaşlı, on  gün içerisinde il müdürlüğüne itiraz edebilir.
    Kuruluş değiştirme veya kuruluştan çıkarma hükümlerinin son karar mercii Genel Müdürlüktür.
    Karar ve olay dosyasının Genel Müdürlüğe intikalini takip eden 15 gün içerisinde, durum değerlendirilerek Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın görüşü, Genel Müdürlük Makamının onayı  ile hüküm onanır ya da reddedilir.
    Kuruluştan çıkarılan yaşlı, Genel Müdürlüğe bağlı kuruluşlara tekrar alınmaz.
    Kuruluşu değiştirilen ve bir başka kuruluşa nakli yapılan yaşlı, sıra gözetilmeksizin kabul edilir.
     
    BEŞİNCİ KISIM
    Çeşitli ve Son Hükümler
     
    Mesleki çalışma
    Madde 80-Yaşlıların kuruluştaki yaşamlarını sağlıklı, huzurlu ve mutlu olarak sürdürebilmeleri amacıyla meslek elemanlarınca çalışma yapılır.
    Bu çalışmalar; kuruluşa yeni kabul edilenlerin uyum sürecini  hızlandırma,  ruhsal sosyal ve ekonomik sorunlarını çözümleme, yaşlı-yaşlı, yaşlı-personel, yaşlı-yönetim, yaşlı-yaşlı yakınları ilişkilerini düzenleyici, bu konularda davranış değişikliği sağlamaya yönelik destekleyici programlar geliştirme, ruhsal sorunları tedavi etme, kendine zarar verme eğilimi saptanan yaşlıların tepkilerinin dikkate alınarak koruyucu önlemler geliştirme, gözetimi arttırma, yaşlıların aktif birey olmaları yönünde sosyal etkinlikler düzenleme, ruhsal sorunu olanlar için tedavi planı hazırlama ve gerçekleştirme, üretkenliğini arttırıcı ortam ve mekanlar hazırlama şeklindedir.
     Meslek elemanları bu çalışmalarını, ekip çalışması ilkesi çerçevesinde, sorun çözücü ve yaşlıyı destekleyici bakış açısıyla teşhis ve tedaviye ilişkin önerilerin yer aldığı mesleki çalışma planı hazırlayarak, gerektiğinde çevre desteği de alarak gerçekleştirir.
    Yapılan çalışmalar sonucu uyumsuzluğu ve davranış bozukluğu devam eden yaşlıların, psikiyatrik tedaviden yararlanması sağlanır.
    Mesleki çalışma raporları dosyalanarak, saklanır.
    Yapılan tüm çalışmalardan sonuç alınamaması ve çevre değişikliğinin uygun olabileceğinin düşünülmesi durumunda düzenlenen raporlar, değerlendirilmek üzere Genel Müdürlüğe gönderilir.
     
    Geçici ve gündüzlü bakım
    Madde 81-Kuruluşlarda yer durumunun uygun olması durumunda, geçici süre ile yatılı veya gündüzlü bakım için yaşlı kabul edilebilir.
    Bu bakıma ilişkin olarak;
    a)Yaşlıların huzurevlerine ve merkezlere kabul koşullarına sahip olmaları ile ilgili belgeleri düzenlemeleri,
    b)Kaldıkları süre içerisinde kuruluşun mevcut kurallarına uymaları,
    c)Kuruluş yaşlılarına verilen günlük hizmetlerden yararlanmaları,
    d)Geçici süre ile yatılı kalanların, kaldıkları odanın ücretini, gündüzlü bakım verilenlerin ise tek kişilik oda ücretinin % 75 ini gün hesabı ile ödemeleri,
    e)Gündüzlü bakım hizmeti verilenlerin ulaşımlarının yaşlı ya da yakınları tarafından sağlanması
    esastır.
    Kuruluşlarımızda kalmakta olan yaşlılar sağlık ve ziyaret amaçlı olarak başka bir ildeki kuruluşta en fazla 20 gün ücret ödemeden misafir statüsünde kalabilirler. Ancak bu durumda gidilecek kuruluş müdürlüğü ile iletişime geçilmesi esastır.
     
    Yaşlının uyması gereken kurallar
    Madde 82-Yaşlının uyması gereken kurallarkuruluş müdürlüğünce bu Yönetmelik çerçevesinde yayımlanan emir ve talimatlarla düzenlenir.
    Yaşlılar odalarında ve üzerlerinde ateşli silah, tehlikeli alet ve kimyasal madde bulunduramaz. Arzu eden yaşlılar odalarını yönetimden izin almak koşuluyla döşeyebilir.Yaşlı, personel ve yaşlılarla para alışverişi yapamaz.
     
    Yaşlıların para , mücevher ve kıymetli kağıtlarının güvencesi:
    Madde 83-Yaşlıların tasarruf ve kıymetli eşyalarının güvencesi aşağıda belirtilen esaslar uyarınca sağlanır.
    a)Yaşlıların para, mücevher ve kıymetli  kağıtları, Müdür Yardımcısı, meslek elemanları, Ayniyat Saymanı ya da mutemet arasından seçilecek üç görevlinin huzurunda tespit yapılıp, iki nüshalı tutanak düzenlenerek müdürün onayına sunulur. Tutanağın biri yaşlıya verilir, diğeri de sosyal servisteki dosyasında saklanır. Bu tür emanetler emanet kasasında saklanır.
    b)Yaşlının emanetteki para miktarının, en düşük devlet memuru maaşını aşması durumunda, kuruluş müdürünün görevlendireceği iki kişi tarafından  bir kamu bankasında yaşlının adına hesap açtırılır.
    c)Yaşlıların tasarruflarının bankada saklanmasına ilişkin kuruluş müdürlüğünce en yakın kamu bankası şubesi ile protokol yapılması durumunda, ilgili şube görevlisince ödeme kuruluşta yaşlıya bizzat yapılır.
     
    Bağışlar
    MADDE 84 – (Değişik:RG-31/7/2009-27305)
    Kuruluşa yapılan ayni bağışlar, taşınır işlem fişi karşılığında kabul edilir ve 18/1/2007 tarihli ve 26407 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Taşınır Mal Yönetmeliğine göre işlem yapılır.
    Kuruluşa yapılan her türlü şartlı nakdi bağışlar hakkında 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 40 ıncı maddesi hükümleri uygulanır.
     
    İlaçlama
    Madde 85-Kuruluş bölümleri haşerelere karşı, yaşlı, personel ve gıda maddelerine zarar vermeyecek şekilde düzenli olarak ilaçlanır.
     
    Ziyaretçiler
    Madde 86-Yaşlıların aileleri ve arkadaşları ile personelin ziyaretçileri, misafirler için düzenlenen bölümlere kabul edilir.
    Yaşlıların izni olmaksızın yaşadıkları bölümlere misafir kabul edilmez.
    Kuruluştaki yaşlılarını görmek için İl dışından gelen ziyaretçiler bu hizmet için ayrılan bir odada, yılda en fazla üç kez, üçer günü geçmeden ve üç kişilik oda ücreti ödeme koşuluyla kalabilirler.
     
    Kuruluşlarda sürekli ikamet
    Madde 87- Kuruluşlarda hizmetin kalitesine katkıda bulunmak amacıyla, koşullar göz önüne alınarak, idareci ve meslek elemanlarının nöbetçi görevlendirilememesi, teknisyen, teknisyen yardımcısı, kaloriferci, şoför ve diğer hizmetlilerin onarım, ısınma, ulaşım ve bakım hizmetlerinde gereksinim duyulması durumlarında il müdürünün onayı ile bu personelin sürekli ikametlerine izin verilir.
    Geçici olarak kuruluşta görevlendirilen personel de aynı koşullarda ikamet edebilir.
     
    Kuruluş giderleri
    Madde 88-Kuruluş giderleri konuyla ilgili mevzuat gereği Genel Müdürlükçe gönderilen ödeneklerden ve varsa döner sermaye gelirlerinden karşılanır.
    Ödeneklerin gereksinim önceliklerine göre, uygun bir şekilde zamanında kullanılması esastır. Harcamalar, ilgili mevzuat ve Genel Müdürlükçe belirlenen genel esaslar çerçevesinde yapılır.
     
    Muhasebe
    Madde 89-Muhasebe işlemleri, devlet muhasebe usul ve esaslarına göre yürütülür.
     
    Hizmete Katkı
    Madde 90-Yaşlıların sosyal, psikolojik ve ruhsal yönden desteklenmeleri ve üretken duruma gelebilmeleri amacıyla, sağlık durumu ve yetenekleri göz önüne alınarak kuruluş hizmetlerine gönüllü olarak katılmaları sağlanır.
     
    Standart formlar, araştırma ve inceleme
    Madde 91-Kuruluşlarda Genel Müdürlükçe geliştirilen standart formlar kullanılır. Düzenli sayısal bilgiler geliştirilerek Genel Müdürlüğe gönderilir.
    Hizmete yönelik olarak yapılan araştırma ve incelemeler gizlilik ilkesi çerçevesinde olanaklar ölçüsünde yayımlanabilir.
     
    Yürürlükten Kaldırma
    Madde 92-24/11/1984 tarihli ve l8585 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Huzurevleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
     
    Yürürlük
    Madde 93-Sayıştayın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik yayım tarihinde yürürlüğe girer.
     
    Yürütme
    Madde 94-Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü yürütür.
     


     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
    EK:1
    ÜCRETSİZ YAŞLILARA YAPILACAK GİYİM YARDIMI
    KADIN YAŞLILAR

    Sıra No           Malzemenin Cinsi Miktarı Kullanım Süresi
    1 Kaban 1 Adet 5 Yıl
    2 Elbise (yazlık-kışlık) 1 Adet 1 Yıl
    3 Hırka 1 Adet 1 Yıl
    4 Kazak (yün) 2 Adet 1 Yıl
    5 Ceket (yazlık-kışlık) 2 Adet 2 Yıl
    6 Etek (yazlık-kışlık) 3 Adet 1 Yıl
    7 Bluz 2 Adet 1 Yıl
    8 Başörtü 2 Adet 1 Yıl
    9 Tülbent 4 Adet 1 Yıl
    10 Atkı 1 Adet 1 Yıl
    11 Mendil 4 Adet 1 Yıl
    12 Çorap 8 Çift 1 Yıl
    13 Ayakkabı (yazlık-kışlık) 2 Çift 2 Yıl
    14 Terlik 2 Çift 1 Yıl
    15 İç Çamaşırı(yazlık-kışlık) 4 Takım 1 Yıl
    16 Pijama (yazlık-kışlık) 2 Takım 1 Yıl
    17 Gecelik (yazlık-kışlık) 2 Adet 1 Yıl
    18 Eldiven 1 Çift 1 Yıl
     
    ERKEK YAŞLILAR
    Sıra No            Malzemenin Cinsi Miktarı Kullanım Süresi
    1 Palto 1 Adet 5 Yıl
    2 Pardösü 1 Adet 5 Yıl
    3 Takım Elbise (yazlık-kışlık) 2 Adet 2 Yıl
    4 Kazak 2 Adet 1 Yıl
    5 Gömlek (yazlık-kışlık) 4 Adet 1 Yıl
    6 Pantolon (yazlık-kışlık) 4 Adet 1 Yıl
    7 Kravat 1 Adet 3 Yıl
    8 Şapka (Kasket-Fötr) 1 Adet 2 Yıl
    9 Atkı 1 Adet 3 Yıl
    10 Mendil 4 Çift 1 Yıl
    11 Çorap 8 Çift 1 Yıl
    12 Ayakkabı (yazlık-kışlık) 2 Çift 2 Yıl
    13 Terlik 2 Çift 1 Yıl
    14 İç Çamaşır (yazlık-kışlık) 4 Takım 1 Yıl
    15 Pijama (yazlık-kışlık) 2 Takım 1 Yıl
     
     
    Sayfa 2
    EK:2
    SAĞLIKLI YAŞLILARIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLECEK
    BESİN İSTİHKAKLARI
    YİYECEK CİNSİ BİR GÜNLÜK MİKTAR (gr) AÇIKLAMALAR
    EKMEK 500 Yatakta yatanlar ve Diyabeti olanlarda azaltılır
    PRİNÇ 60 Pilav için
    PRİNÇ 20 Çorbalar için
    PRİNÇ 30 Sütlaç İçin
    PRİNÇ 35 Dolmalar için. Zeytinyağlı dolmada 20 gr.
    PRİNÇ 10 Köfteler için
    BUĞDAY UNU 15 Çorba ve Köfte için
    BUĞDAY UNU 60 Börek ve Ağır Tatlılar için
    PRİNÇ UNU 20 Muhallebi için
    SÜT-YOĞURT 200 Yemek ve Tatlılar için
    YOĞURT 150 Çorba ve Cacık için
    SÜT 250 Kahvaltı için
    BEYAZ PEYNİR 40 Kahvaltı için
    BEYAZ PEYNİR 20 Börek ve Makarna için
    KAŞAR PEYNİRİ 40 Kahvaltı için
    KAŞAR PEYNİRİ 20 Fırın Makarna için
    MAKARNA 60  
    ŞEHRİYE 20 Çorbalar için
    ŞEHRİYE 10 Pilav için
    KURUBAKLAGİL 50 Aşure Toplam 10 gr
    K.MERCİMEK 30 Çorbalar için
    Y.MERCİMEK 40 Çorbalar için
    ET (KOYUN) 150 Kemikli
    ET (SIĞIR) 150 Kemikli
    ET (SIĞIR) 100 Kemiksiz
    TAVUK ETİ 150 Bütün (Gövde)
    BALIK ETİ 150  
    TAZE SEBZELER 200 Yemekler için
    TAZE SEBZELER 100 Garnitür için
    KONSERVE SEBZE 250  
    DON. SEBZE 150  
    K.SOĞAN . Yemek türlerine göre değişir
    SALÇA . Yemek türlerine göre değişir
    T.MEYVELER 200 Muz, Kivi, Şeftali, Elma, Armut ve Portakal kişi sayısına göre
    KAVUN-KARPUZ 400  
    K.MEYVA 30 Kompostolar için
    YUMURTA 1 ADET Kahvaltı, ıspanaklı veya kıymalı yumurta yemeği ve menemen
    YUMURTA 1/4 ADET Börek, Çorbaların terbiyesi, Köfte ve Yumurtalı tatlılar için
    YUMURTA 1/2 ADET Kadınbudu Köfte için
    REÇEL 30 Kahvaltı için
    ŞEKER 30 Kahvaltı için
    ŞEKER 40 Muhallebi, sütlaç, pelte vb. tatlılar için
    ŞEKER 50 Kompostolar için
    ŞEKER 75 Kadayıf, Revani, Kemalpaşa, Şekerpare ve Kabak Tatlısı için
    ŞEKER 60 Aşure için
    Y.MARGARİN 20 Pilav, Makarna ve Börekler için
    K.MARGARİN 20  
    SIVI YAĞ .... Yemek türlerine göre değişir
    KUŞ ÜZÜMÜ 5 Dolmalar için
    ÇAM FISTIĞI 5 Dolmalar ve Helvalar için
    CEVİZ-FINDIK 15 Tatlılar için
    TUZ 1  
    ÇAY 4 Kahvaltı için
    IHLAMUR-ADAÇAYI 4  
    LİMON 1/4 ADET Salata, Çorba ve Zeytinyağlı yemekler için
    LİMON 1/8 ADET Şerbetli Tatlılar için
    ZEYTİN (SİYAH) 30 Kahvaltı için
    ZEYTİN (YEŞİL) 40 Kahvaltı için
    BAHARAT 1  
    MAYDANOZ 10  
    NANE TAZE 5  
    NANE KURU 2  
     

Faaliyetlerimiz

Kitap Sevgisi Projemiz

KİTAP SEVGİSİ PROJEMİZDE AFYON’DAN ÇOK DESTEK ALDIK
Huzurevlerinde kalan yaşlılarımız ve köy ilköğretim okullarında okuyan çocuklarımızın kitap sevgisiyle yaşamlarını sürdürmeleri, bilgi hazinelerinden yararlanmaları için Temmuz 2010 tarihinde Türk Geriatri Vakfı “Kitap Sevgisi Projesi” başlatılmış ve 
www.kitapsevgisi.net web sitesi oluşturulmuştur. Proje dâhilinde satın alınan ve bağışlarla toplanan kitaplar, kütüphanesi olmayan köy ilköğretim okulları ve huzurevlerine 100’erli adetler halinde, mobilya kitaplığıyla birlikte Vakfımız tarafından ulaştırılmış, kurulmuş ve bizzat teslim edilmiştir.

Hastalıklar

  • image description

    YAŞLILARDA BUNAMA (DEMANS) ALZHEIMER

    YAŞLILARDA BUNAMA (DEMANS) ALZHEIMER
     
    İnsan Belleğinin Normalden Demansa Kadar Evreleri:
    1. Normal
    2. Basit unutkanlık
    3. Hafif Bellek Bozukluğu
    4. Demans
     
    Demans; ilerleyici ve ölümcül bir hastalıktır. Hafızada bozukluk, günlük yaşam aktivitelerinde ilerleyici gerileme, çeşitli psikiyatrik semptomlar ve davranış bozukluklarıyla karakterizedir. Alzheimer hastalığı demansın en sık nedenidir.
    Alzehimer hastalığı genetik bir hastalıktır. Genetik yatkınlığı olan kişilerin hastalık için riski yüksektir. Ancak bazı faktörlere sahip olanlarda hastalık daha yüksek oranlarda görülür.
     
    Risk Faktörleri:
    • İleri yaş
    • Ailede Alzheimer hastası olması
    • Bazı yatkınlık genlerine sahip olma
    • Düşük eğitim seviyesi
    • Ciddi kafa travması geçirmiş olmak
    • Kadın cinsiyet
    • Depresyon
    • Aluminyum, bakır,demir,çinko gibi ağır metallerle intoksikasyon
    • Hipertansiyon
     
    Demans yaşlılarda sık görülen bir sorundur. Altmış beş yaş üzerinde %5, seksen yaş üzerinde %50 oranında görülür. Hastalık başlangıçta sinsi bir unutkanlıkla başlayabileceğinden yaşlılıkta izlenen unutkanlık normal olarak görülmemelidir.
     
    Alzheimer ilerleyici bir hastalıktır. Günümüzde mevcut olan ilaçlar ile erken yakalanan vakalarda son noktaya gidiş süresi uzatılmakta, hastanın öz bakım süresi uzatılıp bakıcı yükü azaltılmaktadır.
     
    Unutkanlığın altından öncelikle sıklıkla modern yaşam tarzının getirdiği ruhsal sıkıntılar ve hastalıklar (depresyon, anksiyete, uyum bozukluğu gibi) aranmalıdır. Bazı vitamin eksiklikleri (B12 ve folat) ve guatr bezi bozuklukları da unutkanlığa neden olabilir ve araştırılması gereklidir.
    Alzheimer hastalığı beynin düşünme, hafıza ve dil bölümlerini etkiler. Hastalığın başlangıcı sinsidir ve yıkım genellikle yavaştır. Günümüzde hastalığın sebebi bilinmemekte ve şifası bulunmamaktadır.
    Alzheimer hastalığının adı, 1906 yılında alışılmadık bir akıl hastalığından öldüğü düşünülen bir kadının beyin dokusundaki değişiklikleri betimleyen Dr. Alois Alzheimer’dan gelmektedir. Bu değişiklikler bugün Alzheimer hastalığının karakteristik anormal beyin değişiklikleri olarak bilinmektedir.
    Alzheimer hastalığı, toplumun bütün gruplarını etkiler ve sosyal sınıf, cinsiyet, etnik grup ya da coğrafi bölge ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Ayrıca, Alzheimer hastalığı yaşlılar arasında daha sıklıkla görülmekle birlikte genç insanlar da bu hastalıktan etkilenebilmektedirler.
    Demans hastaları genel olarak erken, orta ve ileri olmak üzere üç evreye ayrılır. Hastalar zaman içerisinde erken evreden ileri evreye ilerlerler. Evreler arası geçiş süreleri hastadan hastaya farklılık göstermekle birlikte ortalama 2-5 yıldır. Alzheimer hastalığında başlangıçta hafif bir unutkanlık vardır. Örneğin hasta randevularını, yemeğin altını, bakkaldan alacaklarını unutmaya, namazda rekâtları karıştırma, duaları unutma başlamıştır. Alışveriş listesi, yapılacak işler listesi gibi listeler yapılmaya başlanır. Zamanla unutkanlık giderek artar ve hasta yeni olayları hiç kaydedemeye başlar. Örneğin beş dakika önce sorduğu soruyu tekrar tekrar sorabilir. Torunlarının isimlerini unutabilir. Koyduğu eşyaların yerini hatırlamaz.
    Yeni bilgileri öğrenmekte, kaydetmekte ve hatırlamakta güçlük çeker. Buna karşın hasta geçmişini özellikle de gençliğini şaşırtıcı bir ayrıntıyla anlatabilir. Yani yakın hafıza bozukluğu söz konusudur.
     
    Erken Evre
    • Unutkanlık, kelime bulmada zorluk
    • Kişilik değişikliği
    • Hesaplamada zorluklar
    • Eşyaları kaybetme, yerini karıştırma
    • Soru veya cümlelerin tekrarı
    • Kişi, yer ve zaman kavramının karıştırılması
     
    Orta Evre
    • Bellek kaybında artış
    • Uygunsuz kelime kullanma
    • Basit bakım yetenekleri kaybolur
    • Kişilik değişikliği, gece-gündüz ayırımının kaybı
    • Uzak akraba, arkadaş hatırlayamama
    • İletişim zorluğu
    • Aşırı sinirlilik, amaçsız gezinme, hayal görme
     
    İleri Evre
    • Beslenmede yetersizlik
    • İdrar ve dışkı kaçırma
    • Hareket yeteneğinde kayıp-yatağa bağımlılık
    • Son dönemde tüm hareket, konuşma ve yeme fonksiyonlarının kaybı.
     
    Demanslı hastalarda unutkanlık dışında davranış bozuklukları da görülebilir. Hastalar daha önceden olmayan bir şekilde içlerine kapanabilir, isteksiz, şevksiz görülebilirler. Uykusuzluk veya tam tersi uykuya düşkünlük başlayabilir. Hastalar uğraş ve hobilerini terk edebilir. Hasta televizyon seyretmek, kitap gazete okumak, komşuya gitmek gibi daha önce yapılan faaliyetlere ilgisiz kalabilir. Hasta yakınları artık onu tanıyamadıklarından şikâyet ederler (Benim annem böyle değildi, babam böyle yapmazdı gibi). Eskiden çok güzel yemek yapan kişi, lezzetsiz yemekler yapabilir. Karmaşık alet kullanımı zorlaşır. Para hesabında güçlük olabilir. Bankamatikten para çekmek, fatura yatırmak hastalar için zor veya yapılamaz işler haline gelebilir. Bunlar ile beraber bir takım psikiyatrik bulgular da olabilir. Hastalar olmayan şeylerden bahsedebilir, onları gördüğünü, işittiğini söyleyebilir. Akrabaları dâhil herkesten şüphelenmeye başlar. Yakınlarını hırsızlıkla, kendini aldatmakla suçlayabilir.
    Vasküler Demans
    Alzheimer hastalığı demansın en yaygın sebebidir. Aynı şekilde yaygın olan bir durum da beynin küçük bölgelerine giden kanın kesilmesi ve beynin bu bölümlerinin ölmesi ile ortaya çıkan vasküler demanstır.
    Nedeni:
    Multipl inmeye (enfarktüs), beyindeki kan damarlarının yırtılmasına ya da kanın damarlarda ilerlemesini engelleyecek şekilde kan pıhtılaşmasına yol açan yüksek kan basıncı sebep olabilir.
    Semptomlar:
    İlk atak ani ya da sinsi olabilir. Fark edilen ilk semptom genellikle kısa süreli hafızanın kaybıdır. Bundan sonra, daha fazla küçük inmeler ortaya çıktıkça gittikçe daha çok yetenekler yitimi olur. Hastalık genellikte zihinsel fonksiyonların gittikçe düştüğü, ardından stabilize olduğu -ve hatta bir süre için ilerlediği- ancak daha sonra tekrar düşmeye devam ettiği bir süreçte adım adım ilerler. Akut zihin karışıklıkları oldukça yaygındır. Hastalığın erken aşamalarında kişiliğin göreceli korunma çabası ve yetersizlik genellikle Alzheimer hastalığında olduğundan daha fazla fark edilir.
    Teşhis :
    Teşhis sorunun ayrıntılı hikayesinin öğrenilmesi ve kişinin fiziksel ve zihinsel durumunun incelenmesiyle konulur.
    Tedavi:
    Vasküler demans için iyileştirici bir tedavi yoktur. Ancak, diyet, egzersiz ve/veya ilaçlarla kan basıncının kontrolü vasküler demansı önlemenin en iyi yollarından biri olabilir.
     
    Fonksiyonel ve Davranış Problemleri
    • Yüksek dereceli günlük yaşam aktivitelerinde bozulma (çek yazma, toplu taşıma araçlarını kullanma)
    • Temel günlük yaşam aktivitelerinde bozulma (yemek yeme, giyinme, tuvaleti kullanma)
    • Ruhsal durum değişiklikleri, erken evrede içe kapanma, donukluk.
    • Orta ve ileri evrede hayal görme, şüphecilik, aşırı sinirlilik hırsızlıkla, kendini aldatmakla suçlayabilir.
     
    Demans Hastasında Sağlığı Koruma Önlemleri
    • Düzenli egzersiz
    • Diğer medikal hastalıkların takibi
    • Yıllık influenza aşısı, 5 yılda bir pnömokok aşısı
    • Ağız ve diş hijyeni
    • Gözlük gereksinimi
    • İşitme problemleriyle başa çıkma
     
    İleri evrede:
    *Beslenme desteği
    *Su ihtiyacının karşılanması
    *Deri bakımı
    Demans kişinin değil, ailenin hastalığıdır. Demanslı hastaların yakınlarına da büyük görev düşmektedir.
     
    Bakım Verenlere Düşen Görevler
    • Hastanın bakımı
    • İlaçlarının verilmesi
    • Destek tedavilerinin uygulanması
    • Hastanın genel sağlığı ve hayat kalitesinin sağlanması
    • Ev içinde güvenliliği sağlamak
    • Maddi işlerde yardım
    • Bakıcı tükenmişliği yaşamamak için sosyal dayanışma ve destek


    Alzheimer 10 Test
    1. Alzheimer Belirtileri: Kısa Dönemli Hafıza Kaybı
    Demansın en yaygın erken belirtileri arasında yeni bilgiyi unutmak gelir. Önemli konuları unutmak ve sürekli aynı bilgiyi sormak da Alzheimer’ın erken evresinde yaygın görülen semptomlar arasındadır.
    Normal olan: Ara sıra isimleri veya randevuları unutmak ve bunları sonradan hatırlamak.
    2. Aşina Olunan İşleri Yaparken Zorluk Yaşamak
    Demansa sahip kişiler genelde günlük işleri planlamada ve tamamlamada zorluk yaşar. Kişiler yemek hazırlamada, telefon görüşmesi yapma veya oyun oynamadaki sıralamaları aklında tutamayabilir.
    Normal olan: Ara sıra yapılan hareketlerin nedenini unutmak ve söylemek istediğiniz şeyi sonradan hatırlamak.
    3. Yazma ve Konuşmada Oluşan Yeni Sorunlar
    Alzheimer belirtileri yaşayan hastalar genelde basit veya alternatif farklı kelimeleri unuturlar. Bu da onların konuşma ve yazmasını anlaşılması zor hâle getirir. “Diş fırçası” kelimesini hatırlamakta güçlük çekerek, bunun yerine “ağzım için kullandığım o şey” ifadesiyle sorabilirler.
    Normal olan: Ara sıra doğru kelimeyi bulmakta zorlanma.  
    4. Zaman ve Yer Karışıklığı
    Alzheimer hastaları kendi mahallesinde kaybolabilir, nerede olduklarını ve oraya nasıl geldiklerini unutabilir ve eve nasıl gideceklerini bilemeyebilirler.
    Normal olan: Bir anda hangi günde olduğunuzu veya nereye gideceğinizi unutmak.
    5. Yanlış veya Zayıf Kararlar
    Alzheimer hastaları güzel havada üzerine kat kat bir şeyler alabilir veya soğuk havada çok hafif bir şekilde giyinebilirler.
    Normal olan: Zaman zaman tartışılabilir kararlar vermek.
    6. Soyut Düşünmeyle İlgili Sorunlar
    Alzheimer hastası olan biri hangi numaraların ne olduğunu ve ne için kullanıldıkları gibi kompleks zihinsel işlevleri gerçekleştirmede olağandışı bir zorluk yaşayabilir.
    7. Eşyaları Yanlış Yere Koyma ve Adımları Takip Edememe
    Alzheimer hastası olan biri eşyaları olmadık yerlere koyabilir. Örneğin, ütüyü buzdolabında, kol saatini şeker kâsesinin içinde bulabilirsiniz.
    Tipik olan nedir? Anahtar veya cüzdanı yanlış yere koymak ama sonrasında hatırlayarak doğru hâle getirmek.
    8. Ruh Hâli ve Davranışlarda Değişimler
    Alzheimer hastası olan birinin ruh hâlinde hızlı değişimler yaşanabilir. Sakinken birdenbire gözyaşları içinde kalmak, sinirlenmek veya saldırganlaşmak gibi. Aşırı derecede kafaları karışmış, endişeli, şüpheli veya aile bireyine bağımlı olma hâli içinde olabilirler.
    Tipik olan nedir? Ara sıra mutsuz veya karamsar hissetmek.
    9. Görsel İmajları ve Mekânsal İlişkileri Anlamada Zorluk
    Bazıları için, görsel işlemedeki bir değişim Alzheimer’ın erken belirtileri arasında olabilir. Bu kişiler okumada zorluk yaşayabilir, mesafeyi çıkaramayabilir, renk ya da tezatlığı belirleyemeyebilirler. Bu da araba kullanmada sorunlara sebep olur.
    10. Sosyal Aktivitelerden Geri Çekilme
    Alzheimer belirtileri yaşayan bir kişi yaşadığı değişimler sebebiyle sosyal olmaktan kaçınabilir. Bu kişiler spordan, sosyal etkinliklerden ve hobilerinden uzaklaşabilirler. Saatlerce televizyon karşısında pasif bir şekilde oturup, normalinden daha fazla uyuyabilir veya günlük aktiviteleri yapmak istemeyebilirler.
    Bu belirtilere ek olarak, kişinin işlevsellik seviyesinde hızlı bir değişim varsa doktora görünmenin her zaman faydalı olacağını unutmayın. Demansın geliştiğini ne kadar erken fark ederseniz, etkilerini o kadar erken hafifletirsiniz.

    7 ALTIN SORU:

    1. 11,00 TL’lık market alışverişi yaptınız; 50 TL verirseniz kasiyerden/bakkaldan ne kadar para üstü alırsınız?

    2. En çok sevdiğiniz yiyeceklerin adını yazın.

    3. Tirbuşon ve çekiç arasındaki benzerlikleri yazın. 

    4. Boş saat kadranı çizin, üzerine saatleri yazın ve akrep ve yelkovanı saat 11.10’u gösterecek şeklinde çizin. 

    5. 12 Adet meyve ve sebze adı sıralayın.

    6. Cumhurbaşkanının adı nedir?

    7. Çocukların ve (varsa) torunların isimlerini sayın.


    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü,
    “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır), Alzheimer Vakfı, acibadem.com.tr.

     

  • image description

    Depresyon

    YAŞLILIK VE DEPRESYON
     
    Yaşlıda depresyon sıklıkla görülür, yaşlının genel sağlığını bozar, yaşam kalitesini azaltır ve hasta yakınları için yük oluşturur.
    Depresyon: Uzun süreli ve sürekli, moral bozukluğu, ümitsizlik, çaresizlik, değersizlik, suçluluk duyguları, uyku, iştah değişiklikleri, ölüm ve intihar düşüncelerinin eşlik edebildiği bir bozukluktur. Yaşlıda depresyon yukarıda söz edilen klasik semptomlarla kendini göstermeyebilir. Çoğunlukla unutkanlık, dikkat ve ilgi kaybı, bedensel şikayetler ve bunlarla aşırı uğraşı, ajitasyon, irritabilite ile kendini gösterebilir.
     
    Depresyon hastalarının kişiliklerinde bir zayıflık yoktur. Tembellik, zayıflık, iradesizlikle de alakalı değildir. Bu durum da beyin kimyasındaki değişikliklerden kaynaklanır. Tedavisi vardır. Yaşlıda depresyonun normal olabileceği ile ilgili yanlış düşünce hastalıkla mücadeleyi engeller.
     
    Yaşlı bir bireyde aşağıdaki durumlardan en az beş tanesi var ise depresyon olabileceği düşünülerek hekime yönlendirilmelidir;
    1. Uzun süren ve sürekli olan moral bozukluğu
    2. Daha önce zevk alınan aktivitelerden zevk alamama
    3. Suçluluk, umutsuzluk ve karamsarlık duyguları
    4. Beden şikayetleri ile aşırı meşgul olma
    5. İştahta ve kiloda değişim
    6. Sürekli uyku bozukluğu
    7. Cinsel istek kaybı
    8. İntihar düşünceleri
    9. Suçluluk hezeyanları
     
    Depresyon tedavisinde kullanılan etkin ilaçlar vardır. Ancak ilaçların etkisinin belirginleşmesi için 3-4 hafta gibi bir sürenin gerektiği unutulmamalıdır. İyileşmenin çabuk başlamamasına karşın hastalığın tedavi sonuçları yüz güldürücüdür. Tedavi edilmediği takdirde intihar riski yüksek olduğundan bir anlamda koruyucu hekimlik açısından da depresyonun tanınması ve uygun tedavisi çok önemlidir.
     
    Depresyon tedavi edilmediğinde karşılaşılan sorunlardan bazıları şunlardır;
    • İş kaybı
    • Boşanma
    • Sigara ve alkol gibi madde kullanımın artması
    • Kişisel bakımının, uyku düzeninin yeme alışkanlıklarının bozulması,
    • Bedensel hastalıklara yatkınlıkların artması
    • İntihar riskin artması (en önemlisi)
     
    Yaşlılarda Depresyona Yatkınlık Oluşturan Faktörler
    • Aile yapısının giderek değişmesi, sosyal desteğin azalması
    • Ekonomik zorluklar
    • Düşük sosyoekonomik düzey
    • Birden çok süreğen hastalığın varlığı
    • Yeti yitimi
    • Bakımevi ve huzurevlerinde kalınması
    • Çok sayıda ilaç kullanımı
    • Beslenme yetersizliği
    • Sosyal ilişkilerde zayıflık / Sosyal izolasyon
    • Düşük benlik saygısı
    • Eş kaybı
     
    Depresyonun Yaşlıların Hayatına Olan Etkileri
    • Yeti yitimi ve bağımsızlığın azalması
    • Hayat kalitesinde bozulma
    • Yaşlıya, aileye, bakıcıya, kurumlara yük
    • Depresyonu olan yaşlılar sağlık hizmetlerine daha çok (x4 kat) başvururlar
    • Başta kalple ilgili sebepler olmak üzere tüm sebeplere bağlı ölüm oranlarında artış
    • Artmış intihar riski (özellikle ölümle sonuçlanan intiharlar) yaşlılarda sık görülür.
     
     Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Hipertansiyon

    Kan dolaşımının sağlanması için uygulanan basınca tansiyon, bu basıncın normalden fazla olmasına hipertansiyon denir. İki çeşit tansiyon ölçülür. Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) ve küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı). Büyük veya küçük tansiyondan birisinin yüksek olması hipertansiyon tanısı koymak için yeterlidir.
     
    Normalde diyastolik tansiyon 80 mm civanın, sistolik tansiyon ise 120 mm civanın altındadır.
    • Büyük tansiyonun140 mm civanın,
    • Küçük tansiyonun ise 90 mm civanın üzerinde olması hipertansiyon olarak nitelendirilir.
    Hem sistolik hem de diastolik kan basıncı yüksekliği aynı derecede önemlidir.
     
    Hipertansiyonun Önemi
    Hipertansiyon özellikle yaşlılarda çok yaygındır. Toplumdaki yaşlıların %60’ı tansiyon hastasıdır. Çoğu yaşlı hipertansiyon hastası olduğunun farkında değildir.
    Hipertansiyon tansiyonun sayısal değerinin yüksek olması yanında, sakatlıklara ve ölümlere neden olan toplumsal bir sorundur. Hipertansiyon son derece sinsi bir hastalık olup hiç semptom vermeden böbrek, kalp, damar, beyin ve gözleri etkileyerek, kalp krizi, felç, görme kayıpları, böbrek yetmezliği ve ölümlere neden olur.
    Hipertansiyonu olanların yalnızca %3’ünde tansiyonu yükselten bir hastalık saptanmıştır. Kalanlardan büyük ölçüde genetik ve yapısal faktörler sorumludur.
    İleri yaş, erkek cinsiyet, fazla kilolu olma, diyabet, hareketsiz yaşam tarzı, alkol, sigara içimi ve aşırı tuz kullanımı hipertansiyon risk faktörleridir.
     
    Tansiyon Ölçümü İle İlgili Pratik Bilgiler
    Tansiyon ölçümü en az 15 dakika istirahattan sonra yapılmalıdır
    Oturur pozisyonda, sırt destekli, ayaklar yere basar pozisyonda olmalıdır
    Ölçümden önce sigara-çay-kahve içilmemelidir
    Ölçülen koldaki kıyafetler tamamen sıyrılmış olmalı, kolu sıkmamalıdır
    Kol altına destek konularak kalp hizasında tutulmalıdır
    Ölçüm için dijital, civalı veya havalı tansiyon cihazları kullanılabilir.
    Dijital cihazlar otomatik olarak ölçüm yaparlar. Çoğunlukla steteskop (dinleme aleti) ihtiyacı olmaz. Üst koldan veya bilekten de ölçüm yapanlar vardır. Havalı ve civalı cihazlarda sesleri dinlemek için steteskop da gereklidir. Bu nedenle evde ölçüm için dijital olanlar tercih edilebilir.
     
    Hipertansiyon Tedavisi ve Takibi İle İlgili Bilgiler
    Hipertansiyon tanısı alanlarda ilk yapılacak şey yaşam tarzı değişiklikleri yapmaktır. İlk adım, diyetteki tuzu azaltmak olmalıdır. Sigara ve alkol bırakılmalıdır. Ayrıca yağlı yiyeceklerden kaçınmak, diyetin meyve-sebze içeriğini arttırmak, varsa fazla kiloları vermek, fonksiyonel kısıtlılık yoksa düzenli spor yapmak (en basiti, haftada en az 3 gün, en az 30 dakika tempolu yürüyüş) tansiyonun normale dönmesine yardımcı olur.
    Bu değişikliklere rağmen tansiyon istenen düzeylere inmezse doktor kontrolünde ilaç tedavisine geçilir. İlaçlar sadece doktor kontrolünde ve düzenli kullanılmalı, her gün aynı saatte alınmalıdır.
    Bu hastalığın kronik (süreğen), hayatı tehdit eden bir durum olduğu unutulmamalıdır. Hasta hiçbir şikayeti olmasa bile hekimin önerdiği aralıklarla kontrollere gitmelidir. Hekime danışmadan ilacı kesmek, değiştirmek, başka ilaç eklemek doğru değildir. İlaçlar bağımlılık yapmaz, hayati organlara zarar vermez, aksine korur.
     
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Kalp Yetmezliği

    Kalp yetmezliği, kalp kasının yapısı veya işleyişinde bozulma olması nedeniyle kalbin odacıklarının kanla dolma veya kanı pompalayabilme yeteneğinin bozulmasıdır.
     
    En sık nedenleri:
    Kalp kasının genişlemesi veya kalınlaşması (Miyokard dilatasyonu- hipertrofisi)
    Kalp krizi sonrası kalp kasının hasar görmesi (Miyokard iskemi-infarktüsü)
    Kalp kapak bozuklukları (En sık mitral ve aort kapak bozuklukları)
    Kalp zarının hastalıkları (Perikardit)
     
    En sık görülen belirtiler:
    Nefes darlığı (ilk zamanlar hareket etmekle artar. (efor dispnesi)
    Çabuk yorulma
    Gece artan nefes darlığı veya öksürük (paroksismal noktürnal dispne)
    Ortopne (yüksek yastıkla yatma veya dik pozisyonda oturma)
    Bacaklarda ödem (pretibial)
    Çarpıntı (taşikardi)
    Bu beklenen yakınmalar yaşlılarda görülebileceği gibi, beklenmeyen bazı yakınmalar yaşlı kalp yetmezliğinin bulguları olabilir.
     
    Beklenmeyen yakınmalar:
    Bilinç değişikliği (kendinde olmama, uykuya eğilim)
    Baş dönmesi
    Düşme
    Bayılma (senkop)
     
    Kalp yetmezliğini, eşlik eden bazı hastalıklar ve/veya risk faktörleri artırabilir.
    • Kalp ritim bozuklukları (en sık atriyal fibrilasyon)
    • Yüksek tansiyon
    • Enfeksiyonlar
    • Kansızlık (anemi)
    • Akciğere pıhtı atması (emboli)
    • Depresyon
    • Böbrek yetmezliği gelişmesi
    • Tuz ve su kısıtlamasına uyumsuzluk
    • İlaçları bırakma veya yanlış kullanma
     
    Tedavi Hedefleri ve Bireysel Yaklaşımlar:
    1.Öncelikle kalp yetmezliğini artırabilecek risk faktörleri tespit edilerek bunlar azaltılmalı veya kontrol edilmeye çalışılmalıdır. Örneğin tansiyonları çok yüksek seyreden bir hastanın tansiyon değerleri normale geldiğinde pek çok şikayetinin gerilediği görülecektir.
     
    2. Hasta ve yakınları, hastalığın nasıl seyredebileceği, risklerin neler olabileceği ve tedavide kullanılan ilaçların düzenli kullanılması konusunda eğitilmelidir. Hastalığın kronik (süreklilik gösteren) bir tablo olduğu ve düzenli ilaç kullanımının doktor kontrolünde olması gerektiği vurgulanmalıdır.  
     
    3. Yaşam tarzı ve diyet alışkanlıklarındaki değişimler belirtilmelidir.(Sigara ve alkolün bırakılması, tuzun kısıtlanması, (4 gr/ gün), kilo verilmesi, şişman ise zayıflamanın sağlanması, bireye özgü düşük yoğunluklu egzersizlerin planlanması (yürüme vb.)
     
    4. Tedavi hedefleri şikayetlerin kontrolü, hareket kapasitesinin ve yaşam kalitesinin artırılması, hastaneye yatışların azaltılmasına yönelik olmalıdır.
     
    5. Hastalara, kendi ağırlıklarını takip etmesi önerilmelidir. Kilo alımının belirgin olması, bacaklarındaki şişmenin, nefes darlığının veya öksürüğün artması gibi durumlarda kullandığı idrar söktürücü ilaç dozlarını ne kadar artırabilecekleri anlatılmalı, ancak 24 saat içerisinde yanıt olmaması durumunda daha fazla doz artımının zararlı olabileceği ve hatta bazı ilaçların zehirlenmelere yol açabileceği (digoksin zehirlenmesi vb.) açıklanmalıdır. Bu nedenle bu gibi durumlarda hemen bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği vurgulanmalıdır.
     
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Kanserler

    YAŞLILIK DÖNEMİNDE SIK GÖRÜLEN KANSERLER

    Meme Kanseri
    Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Mamografi, klinikte meme muayenesi ve kendi kendine meme muayenesi tanıya yardımcı olan en önemli tarama yöntemleridir.
    Kendi kendine meme muayenesinin, meme kanseri ölüm hızlarının azalmasına katkısı olmadığı gösterilmiş olmasına karşın kanser bilincinin gelişmesi bakımından önerilmektedir. Klinik meme muayenesi kırk yaşından itibaren yılda bir ilgili hekim ya da eğitim görmüş hemşirelerce yapılmalıdır. Klinik meme muayenesinde herhangi bir bulgu saptandığında mamografi önerilir. Tarama amaçlı mamografi incelemesi elli-altmış dokuz yaş arası tüm kadınlara, her iki yılda bir, her iki meme için yapılmalıdır.
     
    Kolorektal Kanserler
    Sık görülen kanser türleri arasındadır. Erkekler ve kadınlar arasında görülme sıklığının eşit olduğu bilinmektedir. Hastalığı erken dönemde yakalamak için uygun tarama yöntemleri bulunmaktadır. Rektal muayene, gaitada gizli kan, fleksible rektosigmoidoskopi, kolonoskopi, baryumlu kolon grafisi uygulamaları tarama yöntemi olarak kullanır. Tarama testleri kolon kanserinden ölümleri 50-70 yaş grubunda önemli ölçüde azaltmaktadır. 50-70 yaş arası tüm erkek ve kadınlarda her yıl gaitada gizli kan testi (GGK) ve her 10 yılda bir kolonoskopi yapılmalıdır.
     
    Serviks Kanseri
    Düzenli jinekolojik muayene ve alınan servikal smear’in sitolojik ve HPV enfeksiyonu yönünden incelenmesi serviks kanseri riskini %80’in üzerinde azaltmaktadır. Ulusal kanser kontrol programına göre 35-40 yaş aralığındaki tüm kadınlardan en az bir kez smear alınmalıdır ve smear alımı beş yıllık aralıklarla tekrarlanmalıdır. Son iki testi negatif olan 65 yaşındaki kadınlardataramaya son verilmelidir. Benign jinekolojik nedenler ile total histerektomi yapılan olguların sitolojik takibi gereksizdir.
     
    Prostat Kanseri
    Erken tanıda en sık kullanılan yöntemler, rektal tuşe ve prostat spesifik antijen (PSA) değerlendirilmesidir. Tarama başlangıç yaşı 50 olup yaşam beklentisinden 10 yıl önceye kadar yıllık rektal muayene ve PSA ile tarama önerilmektedir. Birinci derece tek yakınında, 65 yaş öncesi prostat kanseri saptanan kişiler yüksek risk grubunda yer alıp bunların taraması 45 yaşında başlatılmalıdır. Şayet yakınında birden çok kimse 65 yaş altında prostat kanseri olmuşsa tarama başlatma yaşı 40’a indirilmelidir.
     
    Akciğer Kanseri
    Akciğer kanserinde erken tanı koymak için etkili bir yöntem olmadığı düşünülmektedir. Bilgisayarlı tomografinin sigara içenlerde tarama amacıyla kullanılmasına ilişkin çalışmalar sürmektedir. Sigaradan uzak durmak akciğer kanserinin birincil korunmasındaki en etkili yöntemdir.
     
    Cilt Kanseri
    Kendine ve/veya doktor tarafından cilt muayenesi dışında erken tanı için önerilen standart bir tarama testi mevcut değildir. Rehabilitasyon hizmetlerinin kanser hastalarının yaşam kalitelerinin sürdürülmesi açısından önemi bulunmaktadır.
     
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Zatürre ( Pnömoni )

    Akciğerin enfeksiyonudur. Yaşlıda enfeksiyonlara bağlı ölümlerin en önemli nedenidir.
    Klasik semptomları ateş, öksürük, nefes darlığı ve balgamdır. Ancak özellikle çok yaşlı ve düşkün yaşlılarda bu bulgular birarada olmayabilir, hatta hasta bulantı, kusma, iştahsızlık, bilinç bulanıklığı, çok veya az uyuma gibi akciğer dışı şikayetlerle doktora başvurabilir. Özellikle çok yaşlılar, çok hastalığı olanlar (KOAH, kalp yetmezliği, kanser, inme, yutma bozuklukları), çok ilaç kullananlarda (özellikle vücut savunma sistemini baskılayan ilaçlar) ve grip olanlarda, akabinde pnömoni gelişme riski artmıştır.
    Yaşlıda pnömoni acil-önemli bir klinik tablo olup mümkünse yatarak hastane şartlarında tedavi edilmesi gerektiğinden, şüphelenildiği takdirde hemen hastaneye başvurulmalıdır.
    Hastalık kişiden kişiye yakın temas sonucu solunum damlacıkları ile bulaşır. Yemeklerini iyi yutamayan, akciğerlerine kaçıran yaşlılarda da pnömoni riski artmıştır.
     
    Tüm yaşlılar pnömoniden korunma için her yıl grip aşısı, 5 yılda bir pnömoni aşısı yaptırmalıdırlar. Genel hijyen kuralları yanında ağız hijyenine, yutma bozukluğu olanların uygun şekilde beslenmesine dikkat edilmelidir.
     
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Romatolojik Hastalıklar

    YAŞLILARDA GÖRÜLEN ROMATOLOJİK HASTALIKLAR
     
    Yaşlı popülasyonun hemen tümünde kas-iskelet sistemi kaynaklı ağrı ve yaşam kalitesi azalması mevcuttur. Toplum içi ve bakım evlerinde yaşayan yaşlı bireyler üzerinde yapılan çalışmalarda, bireylerin çoğunda bir veya birden fazla romatizmal hastalık olduğu ve çoğu yaşlıda bunların yeterli tedavisinin yapılamadığı saptanmıştır. Sağlık istatistiklerine bakıldığında da romatizmal hastalıkların, yaşlılarda hekime başvuru ve fonksiyon kaybının başta gelen nedenlerinden birini oluşturduğu görülür. Bunun başlıca sebepleri; hem bazı romatizmal hastalıkların (osteoartrit, polimiyaljia romatika gibi) yaşla belirgin olarak artması hem de daha önceden varolan kronik hastalıklara (ankilozan spondilit vb.) bağlı sorunların
    yaşlılığa bağlı kas-iskelet sistemi değişiklikleri ve ek patolojilerin eklenmesiyle daha fazla fonksiyon kaybına neden olmasıdır.
    Yaşlılarda romatizmal hastalıkların tanı, izlem ve tedavisinde sıklıkla sorunlarla karşılaşılır. Bunların en başta gelen nedeni çoğu yaşlıda birden çok romatizmal soruna ek olarak en az bir sistemik hastalık varlığıdır. Yaşlılarda semptom ve bulgular farklılık gösterebilir, bu durum gerek tanı ve gerekse uygulanacak tedavinin şekli, ilaçların dozu, süresi ve takibi yönünden önem arz eder. Bir başka önemli problem, azalmış zihinsel işlevler nedeniyle ifade ve iletişim zorlukları yaşanmasıdır. Hasta kendini iyi ifade edemediği gibi, daha önceden yapılan incelemeleri, alınan sonuçları, konulan tanıları, kullandığı ilaçları, dozlarını, etki ve yan etkilerini hatırlamayabilmektedir.
     
    OSTEOARTRİT (OA); KİREÇLENME
    Özellikle gelişmiş toplumlarda, beklenen yaşam süresi arttıkça, yaşla ilişkili hastalıklar önem kazanmaktadır. Bunların başında OA gelmektedir. Çünkü OA sıklığı, yaşla çok belirgin bir ilişki göstermektedir. OA eklem kıkırdağının harabiyeti ve eklem çevresi kemik yapıların yeniden şekillenmesi ile giden, ilerleyici özellikte olan, sistemik olmayan dünyada en yaygın görülen eklem hastalığıdır. Tüm eklemlerde görülmekle birlikte en sık el, diz, kalça ve omurga eklemlerinde ortaya çıkar. Yaşlı hasta grubunda özürlülüğün ve ağrının en sık nedenidir. Elli beş yaşın üzerinde sıklığı %10 iken, yetmiş beş yaş üzerine sıklığı %50’yi geçmektedir. Radyolojik incelemeler ve otopsilerde altmış beş yaş üzeri tüm bireylerde görüldüğü tespit edilmiştir.
    OA Risk Faktörleri:
    • Yaş OA ile en kuvvetli ilişkisi olan risk faktörüdür. Yaşla OA prevelansı arasında progresif bir artış vardır. Tüm dünyada yetmiş beş yaş üzerinde olanlarda enaz bir eklemde OA bulguları gösterilebilirken kırk yaşın altında OA özgü (ilerleyici kıkırdak kaybı, osteofit, eklem kapsülünde kalınlaşma, subkondral kemikte skleroz) bulgular nadirdir.
    • Yaştan sonra gelen diğer önemli risk faktörü obezitedir. Obezite ortadan kaldırılırsa diz OA görülme sıklığı erkeklerde %26-52, kadınlarda %28-53 oranında azaltılabilmektedir.
    • Kadın cinsiyet; OA her iki cinsiyeti etkilemekle birlikte kadınlarda 1.5-4 kat fazla görülür. El ve diz OA kadınlarda daha sık iken kalça OA erkeklerde daha sık görülmektedir.
    • Travma veya daha önce geçirilmiş (eklem yapılarını etkileyen) cerrahi müdahale,
    • Ailesel yatkınlık,
    • Metabolik hastalıklar (gut, akromegali, okronozis, vb.),
    • Ekleme aşırı yük binmesine neden olan biyomekanik bozukluklar (bir bacakta kısalık, aynı taraf bir başka eklemde patoloji veya karşı taraf aynı eklemde OA gibi durumlarda ekleme binen yükte artış olmaktadır),
    • Doğumsal veya kazanılmış anatomik bozukluklar.
     
    OA’in Semptom ve Bulguları:
    OA’in semptom ve bulguları tutulan eklemdedir. OA ana semptomu ağrıdır. Ağrı eklemin kullanımından sonra olur, hareketle artar istirahatle azalır. Ağrının yeri genellikle iyi tarif edilemez. Hastalığın ilerlemesi ile ağrı çok az hareketle bile gelişebilir, hatta istirahatte bile olabilir. İlerlemiş vakalarda ağrı hastayı uykudan uyandırabilir.

    Ağrı bölgesi tutulan ekleme göre değişir.
    Boyun OA: Ağrı omuza ve enseye yayılabilir
    Bel OA: Ağrı sırta bel bölgesine ve bacaklara yayılabilir
    Kalça OA; kalça, kasık ve dize yayılan ağrı olabilir.
    El OA’de kavrama, ayak OA’de yürüme ile ağrı artar.
    En sık OA’in görüldüğü eklem olan diz tutulumunda ise kişi oturduğu yerden kalkarken, merdiven inip-çıkarken ve yürümekle artan ağrıdan yakınır.
    OA’de bazen ani ve birkaç gün içinde gelişen alevlenme olabilir. Bu dönemde eklemde şişlik, ısı artışı, olabilir.
    Eklem katılığı (tutukluğu) diğer bir şikayettir. Oldukça sık rastlanan bu durum sabahları ve/veya uzun istirahat sonucu gelişir, genelde eklemde birkaç açma kapama hareketi sonrası açılır. Diğer yakınmalar ise eklem hareketlerinde kısıtlılık, şekil bozukluğu, eklemden ses gelmesidir. Ağrı, eklem hareket açıklığında kısıtlılık, eklemde kuvvet ve dayanıklılık kaybı, esnekliğin azalması ve tüm bunların sonucu olarak günlük yaşam aktivitelerinde (GYA) zorluk gelişir.
    Hasta; aktivitesi kısıtlandıkça kilo alır, eklem çevresi kasların kuvveti azalır ve bu süreç ekleme binen yükü arttırarak, OA ilerlemesine neden olarak bir kısır döngü oluşturur.
    Muayenede; eklem hareket açıklığında azalma, hassasiyet, şekil bozukluğu, eklem stabilitesinde kayıp, ataklar sırasında eklemlerde hafif sıcaklık artışı ve şişlik. Laboratuvar bulguları özellik göstermez. Tanısı eklem grafisi ile konulur. Rutinde gerekli olmamakla birlikte eğer çekilirse MR’da kıkırdak ve kemikteki dejeneratif (kireçlenme) değişikliklerle birlikte, ileri kıkırdak kaybı saptanabilir. Hastalığın bilinen tam tedavisi yoktur, tedavisi semptomları gidermeye yöneliktir. Tedavide amaç ağrıyı azaltmak, eklem hareketini korumak, kısıtlılıkları en aza indirmek, mümkünse hastalığın ilerleyişini durdurmaktır. İlaç tedavisi olarak ilk tercih basit ağrı kesiciler (parasetamol ) olmalıdır. Eklemde şişlik, sıcaklık artışı, efüzyon var ise ve risk faktörlerine dikkat edilerek steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) kullanılabilir. Bu ilaçlar verilirken mide şikayetleri (mide kanaması hikayesi, gastrit, ülser tanısı alanlar ve mide şikayeti olanlar), kalp-damar hastalıkları, karaciğer-böbrek yetmezliği sorgulanmalı, olanlarda bu ilaçlar dikkatli verilmelidir. NSAID verilmesi gerekiyorsa mide şikâyetleri sorgulanarak mide koruyucular ilave edilmelidir. NSAID ’lar kan sulandırıcılar, lityum, tansiyon ilaçları ile etkileşimi olabilir. NSAID’lar mümkün olan en düşük dozda kullanılmalı, uzun süreli tedavi ve yüksek dozdan kaçınılmalıdır. Ayrıca lokal sürülen ağrı kesici ve anti romatizmal kremler uygulanabilir. İlaç tedavisinde kesinlikle doktorun önereceği ilaçlar, doktorun tavsiye ettiği dozda alınmalı, komşunun önereceği (ona iyi gelmiş olan) ilaçlar, aktarlardan rastgele alınmış şifalı bitkiler doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.
    OA’de, ilaç dışı tedaviler ilaç tedavisinden daha önemlidir.
    Bunlardan hasta eğitimi, tedavinin birinci basamağıdır. OA olan hastaların çoğu ağrıya odaklanır, oysa tedavinin tek amacı ağrıyı gidermek olmamalı, eklemin korunması, fonksiyon kaybının önlenmesi, ilerleyişin durdurulması veya geciktirilmesi planlanmalıdır. Hasta eğitimi: hastaya hastalığın kesin tedavisinin olmadığı, sorunla başetme konusunda ve OA etkilerini azaltmak için; davranış değişikliği (dizini bükerek oturmaması, namazı oturarak kılması, hareketliliğini koruması, uygun ayakkabı seçimi, gibi) konusunun önemi vurgulanmalıdır.
    • Kilo verme (ağrının azaltılmasında, kireçlenme sürecinin geriletilmesindeki önemi),
    • Fizik Tedavi ve kaplıca uygulamaları (Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman doktoru tarafından yüzeyel sıcak uygulamalar, soğuk uygulamalar, derin ısıtıcılar, masaj, elektroterapi, traksiyon gibi uygulamaların; bir veya birkaçı seçilerek, ağrı, sabah katılığı, kaslardaki spazm, giderilmeye veya azaltılmaya çalışılır),
    • Dayanıklılığı ve zindeliği artırıcı egzersiz programları,
    • Eklem hareket açıklığını artırıcı egzersizler,
    • OA ‘i olan eklemin çevresini güçlendirici egzersiz
    • Eklem içine yapılan enjeksiyonlar
    • Yardımcı cihazların ve desteklerin kullanılması, (şok absorban tabanlık, hastaya göre baston, yürüteç seçimi) ekleme binen yükü azaltmanın yanında yere basma yüzeyini artırarak dengenin sağlanmasına yardımcı olur.
    • En son aşamada cerrahi tedaviler sayılabilir.
    Yaşlılarda romatizmal hastalıkların tanı, izlem ve tedavisinde sıklıkla sorunlarla karşılaşılır. Bunların en başta gelen nedeni çoğu yaşlıda birden çok romatizmal soruna ek olarak en az bir komorbid sistemik hastalık varlığıdır. Bu durum gerek tanı ve gerekse uygulanacak tedavinin şekli, ilaçların dozu, süresi ve takibi yönünden önem arzeder. Ayrıca, yaşlılarda semptom ve bulgular farklılık gösterebilir. Bir başka önemli problem, azalmış entellektüel ve bilişsel işlevler nedeniyle ifade ve iletişim zorlukları yaşanmasıdır. Hasta kendini iyi ifade edemediği gibi, daha önceden yapılan incelemeleri, alınan sonuçları, konulan tanıları, kullandığı ilaçları, dozlarını, etki ve yan etkilerini hatırlamayabilmektedir.
     
    BEL AĞRILARI
    Bel ağrısı iş gücü kaybına, geçici veya kalıcı fonksiyonel kayıplara neden olduğu için gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların temel sağlık sorunlarından biridir. Yaşlılıkta da bel ağrısı en sık yakınılan şikayetlerden birisidir. Yetmiş beş yaşın üzerindeki hekime başvuru nedenleri arasında üçüncü sırada gelmektedir. Bel ağrısının yaşlı nüfusta günlük fonksiyonları kısıtlama oranı oldukça yüksektir. Gençlerde bel ağrılarının nedenleri genellikle çevre yumuşak dokularda zorlanma ve sinir kökü basısı iken yaşlılarda bunlara ilaveten omurganın
    dejeneratif hastalıkları (diskopati, faset eklem artropatisi, spondilolistezis, spinal stenoz), enfeksiyon, tümörler, osteoporoza bağlı kırıklar ve başka bölgelerin ağrılı organlarından yansıyan ağrılar (karın içi, idrar yolları ve kalp-damar hastalıklarına bağlı yansıyan ağrılar) olabilmektedir. Yaşlılığa bağlı fonksiyonel kayıplar, daha önceki mesleki durum, sedanter yaşam, yaş, kilo, eşlik eden diğer sistemik hastalıklar, metabolik bozukluklar ve kronik hastalıklar bel ağrıları için risk faktörü oluşturmaktadır.
    Bel ağrısı ve/veya bacak ağrısı, hareket kısıtlılığı, bacaklarda uyuşma, karıncalanma, kas kuvvetsizliği, idrar ya da gaita kaçırma, ateş, halsizlik, kilo kaybı gibi genel yakınmalar olabilir.
    Yaşlı hastanın bel ağrısının değerlendirilmesinde ağırlıklı olarak öykü ve fizik muayeneye dayanmalıdır. Öyküde öncelikle risk faktörleri saptanmalıdır. Kanser, enfeksiyon, kırık gibi acil tedavi gerektiren durumlar ayırıcı tanıda düşünülmeli onlara yönelik sorgulamalar yapılmalıdır. Ayrıntılı ağrı sorgulaması (süresi, sıklığı, zamanı, yayılımı, artıran- azaltan faktörler, ağrının niteliği, daha önce aldığı tedaviler, eşlik eden sistemik semptomlar) tanı koymada önemli ipuçları vermektedir. Fizik muayene (kas, iskelet, sinir sistemi ve yansıyan bel ağrılarına yönelik sistemik ayrıntılı fizik muayene yapılmalıdır). Laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri (ESH, CRP, tam kan sayımı, bazı biyokimyasal parametreler), direkt
    grafiler istenmelidir. Direk grafi ve laboratuvar tetkikleriyle tanı doğrulanmalı, sadece bazı seçilmiş olgularda ileri tetkikler istenmelidir. Seçilmiş olgularda tomografi ve MR tanıya yardımcıdır. Her bel ağrılı olguda gerekli değildir. Bel ağrıları tedavisinde temel prensip ağrıya neden olan patolojiyi saptayarak ayırıcı tanıyı iyi yapmaktır. Mekanik bel ağrılarının tedavisinde amaç ağrıyı azaltmak, bele normal hareket açıklığı kazandırmak ve kişiyi sosyal yaşamına döndürmektir. Bu amaçla; ilaç tedavisi (basit analjezikler, parasetamol, NSAİ ilaçlar, kas spazmı mevcutsa kas gevşeticiler 7-10 gün süreyle verilebilir) 2-3 gün kısa süreli istirahat verilir. Hasta eğitimi önemlidir. Tedaviye rağmen yedi-on günden uzun süren bel ağrısı, düşme ve düşük enerjili travmalar, bel ağrısına eşlik eden ateş, kilo kaybı, genel durum bozukluğu, idrar kaçırma ve büyük abdest tutamama, güç ve his kaybı gibi nörolojik kayıplar,
    sürekli artan ağrılar, göğüs ağrısı, ailede kanser öyküsü olanlar mutlaka uzman doktora başvurmalıdır.

    BOYUN AĞRILARI
    Boyun ağrısı yaşlılarda sık görülen yakınmalardandır. Yaşlılarda travma, mekanik, dejeneratif, inflamatuar, metabolik ve eklem dışı yumuşak dokuları ilgilendiren romatizmal hastalıklar, nöromusküler problemler, neoplazik nedenler, vasküler problemler ve yansıyan nedenlere bağlı olabilir. Ağrılar genelde omuz ve sırta doğru yayılabilir, sefalo-servikobrakial dağılımlı olabilir.
    Servikal omurganın dejeneratif hastalığı da hem klinik hem de radyolojik olarak hemen tüm yaşlılarda mevcuttur. Yine, sıklıkla eşlik eden hastalıkların da varlığı göz önüne alınınca tanıda sorunlar yaşanması çok olasıdır. En güvenilir yöntem yine detaylı bir öyküyü takiben yapılan iyi bir fizik muayenedir. Boyun ağrısı, boyundan yayılan baş, omuz ve kol ağrıları, üst ekstremitede görülen motor ve duyu bozuklukları, nörolojik defisitler, boyun hareketleri ile ortaya çıkan baş dönmesi, kulak çınlaması, senkop, çiğneme güçlüğü olabilir. Lokal boyun muayenesi (tiroid, lenfadenopati, cilt gibi), baş, boyun bölgesinin eklem, kas ve sinir sistemi muayeneleri, laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri (ESH, CRP, rutin biyokimyasal analiz, tam kan sayımı, direkt grafiler) yapılmalıdır.

    OSTEOPOROZ
    Osteoporoz; düşük kemik kütlesi, kemik dokusunun mikroyapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığı ve kırık riskinin artması ile karakterize metabolik kemik hastalığıdır. Primer ve sekonder osteoporoz olarak iki gruba ayrılır. Osteoporoza bağlı kemik kırıkları giderek artan oranlarda morbidite ve mortaliteye dolayısıyla sağlık harcamalarına neden olmaktadır.

    Risk faktörleri; genetik faktörler, yaş, kadın cinsiyet, diyetle yetersiz kalsiyum alımı, güneş ışığından yetersiz faydalanma, vitamin D eksikliği, erken ve cerrahi menopoz, düşük vücut kitle indeksi, ostoporoza yol açan ilaçların kullanımı (kortikosteroidler, tiroid ilaçları, antikonvülzan, antikoagülan, kanser ilaçları, organ nakli vs), osteoporoza neden olan hastalıklar, immobilizasyon ve sedanter yaşam, aşırı alkol, sigara, kafein olarak sıralanabilir.

    Yaşla birlikte osteoporoz ve buna bağlı kırık gelişimi özellikle de kalça kırıkları artmaktadır, morbidite, mortalite ve yaşam kalitesinde bozulmada artışlar olmaktadır. Osteoporoz sinsi bir hastalıktır. Kırık oluşuncaya dek belirti vermeyebilir. Hastalık ilerledikçe; sırt ağrısı, boyda kısalma, torasik kifoz, periodontal hastalıkların varlığı, travma olmaksızın veya düşük enerjili
    travmalara bağlı osteoporotik kırıklar (vertebra, önkol distali, femur proksimali, pubis ve kosta kırıkları) görülür. Tanısı fizik muayene, radyolojik değerlendirme, biyokimyasal testler ve DEXA kemik mineral yoğunluk ölçümleri ile konulur. Bu cümleyi ekledim, diğerleri çıkartılabilir.
    Tedaviden çok osteoporozdan korunma önemlidir. Maksimum kemik kütlesi genç yaşlarda oluştuğundan çocukluk ve gençlik döneminde yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı önemlidir. Korunmada hasta eğitimi, yeterli kalsiyum, D vitamini alımı (özellikle güneş ışınlarından yeterli yararlanma), düzenli fiziksel aktivite, sigaranın bırakılması, aşırı alkol, kafein ve tuzun tüketilmemesi, düşmelerin engellenmesi önemlidir. Düşme riskini arttıran çevresel ve kişisel faktörlerin düzenlenmesi gereklidir. Özellikle genç yaşlardan itibaren düzenli fiziksel aktivite
    önemlidir. Tedavide farmakolojik ve nonfarmakolojik yaklaşımlar yer almaktadır. Nonfarmakolojik yaklaşımlar olarak hasta eğitimi, diyet ve yeterli güneş alımı yanında düzenli egzersizler, postür egzersizleri ve yürüme gibi yük bindirici egzersizler önerilebilir. Medikal tedavi olarak bifosfonatlar, kalsiyum D vitamin takviyeleri, kalsitonin ve stronsiyum gibi ilaçlar kullanılabilir.
     
    POLİMİYALJİA ROMATİKA (PMR)
    Boyun, omuz ve kalça çevresinde ağrı, gerginlik, hassasiyet ve belirgin sabah tutukluğu ile karakterize genellikle yaşlılarda görülen romatizmal bir hastalıktır.Yaygın ağrısı olan yaşlılarda daima akılda tutulmalı gereken bir hastalıktır. omzkalça kuşağı ve ekstremite proksimallerinde ağrı ve yorgunluk/güçsüzlükle karekterizedir. Sabahları hastalar kendilerini daha kötü hissederler. Sıklıkla sistemik yakınmalar (halsizlik, iştahsızlık, hafif ateş, kilo kaybı, vb.) eşlik eder.
    Risk faktörleri; yaş (elli yaş üzeri), genetik faktörler, çevresel faktörler (coğrafya, sigara, güneş ışınları, infeksiyonlar) olarak sayılabilir. PMR’da karakteristik semptomlar boyun, omuz, sırt, kalça ve uyluk bölgelerindeki ağrılardır. Sabah ve istirahat sonrası tutukluk belirgindir. Günlük aktivite belirgin olarak kısıtlıdır. Temporal arteritle birlikte görülme sıklığı fazladır. Temporal arteritli hastaların %40-60’ında PMR semptomları eşlik edebilir. Bu nedenle temporal arteritle ilgili semptom ve bulgular (baş ağrısı, çenede yorgunluk, kafa derisi hassasiyeti, ani görme kayıpları gibi) mutlaka dikkate alınmalıdır. PMR’ya özgü bir laboratuar bulgusu ya da görüntüleme yöntemi yoktur. Sedimentasyon hızı ve CRP de artış önemlidir. Ancak hastaların bir bölümünde sedimentasyon hızı normal bulunabilir.
    Ayırıcı tanıda akılda tutulması gereken PMR tanısının bir dışlama tanısı olduğu ve ayırıcı tanının iyi yapılması gerektiğidir. Yaşlı hastalardaki romatoid artrit, fibromiyalji, inflamatuar kas hastalıkları, maligniteler, infeksiyöz hastalıkları, primer amiloidoz, osteoartrit, vaskülitler düşünülmelidir Hastada sıklıkla birden fazla patolojinin mevcut olabildiği akıldan çıkarılmamalıdır. Tedavide kortikosteroid, immunsupresif ilaçlar kullanılır, tedavi mutlaka konunun uzmanı hekimler tarafından yapılmalıdır.
     
    TEMPORAL ARTERİT
    Şiddetli baş ağrısı, çenede yorgunluk, saçlı deri hassasiyeti ve görme kaybıyla karakterize bir tablodur. Hastaların %40-60’ında PMR mevcuttur. Akut fazreaktanları kural olarak belirgin yüksektir, ESR sıklıkla 100mm/s üzerindedir. Sistemik bulgular hemen daima vardır. Otoantikorlar ise sıklıkla negatiftir. Aorta ve büyük arter tutulumu %10-15 görülür. Vasküler tip baş ağrıları ve TME sorunlarıyla karışsa da laboratuvar ve klinik bulgularla ayırt etmek kolaydır. Akut şiddetli baş ağrısında zona, menenjit, metaztatik tümör ve glokom aklagetirilmelidir. En korkulan komplikasyon kalıcı görme kaybıdır ve önlenebilir. Retinal muayene iskemiyi gösterebilir. Amorozis fugaks önemli bir semptomdur ve körlük riski olduğuna işaret eder. Temporal arter biyopsisi tanı koydurucudur. Tedavisi konu ile ilgili uzmanlar tarafından düzenlenmelidir.


    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Yatak Yarası

    Hareket yeteneğinde sınırlanma ya da kaybolma nedeniyle devamlı yatma, vücudun belli yerlerinde fazla basınç ile birlikte, derinin beslenmesinin engellenmesine ve yatak yaralarına neden olur.

    • Fazla kilo/ Aşırı zayıflık,
    • Hareketi engelleyen durumlar (örneğin, devamlı uyku hali, felç…),
    • Vücudun su toplaması,
    • Yetersiz beslenme,
    • İleri yaş,
    • İdrar ve/veya dışkı kaçırma,
    • Damarsal hastalıklar,yatak yarasının gelişimini hızlandıran faktörlerdir.
    Yatak yaraları en sık kalçanın yan kısımları, topuklar, kalça ekleminin olduğu bölgeler ve kuyruk sokumu (otururken) bölgelerinde görülür.
    Yatak yaraları 4 evrede gerçekleşmektedir. Birinci evrede; deride parmakla basınca solmayan ve 30 dk.da geçmeyen kızarıklık; ikinci evrede; cilt ve cilt altı dokunun bir kısmı etkilenir, üçüncü evrede deri, deri altı yağ dokusu etkilenir ve son evrede deri altı yağ dokusundan başka kas dokusu, kemikler etkilenmiştir
     
    Yatak yaralarında temel yaklaşım basıncın azaltılması, beslenme desteğinin sağlanması, enfeksiyonun önlenmesi ve yara bakımının yapılmasıdır. Yatak yarası açılmadı ise; cilt bakımı yapılır ve idrar/gaita kaçırma varsa buna yönelik bakım sağlanır.
     
    Yatak Yarasını Önlemek İçin Yapılması Gerekenler
    • Cilt ve nemli deri, sıcaklık, ağrı, kırmızılık, hassasiyet, akıntı, açık yaralar yönünden sürekli gözlenmeli,
    • Derinin aşırı nemli olması önlenmeli,
    • Yatak çarşaflarının gergin olması sağlanmalı,
    • Yatak yarası riski olan alanlar ovulmamalı,
    • İdrar/dışkı kaçırması olan hastalar yakından gözlenmeli,
    • Tırnakları kısa ve düz kesilmeli,
    • Hastanın yatış pozisyonu en geç 2 saatte bir değiştirilmeli,
    • Hasta kuvvet kaybı olan tarafa 20-30 dakikadan uzun süre yatırılmamalı,
    • Sandalyede oturan hastalar ise en az saatte bir pozisyonlarını değiştirmeli,
    • Diz altı, bel gibi vücut boşlukları küçük yastıklarla desteklenmeli; gerekirse tabanlarının düşmesini önlemek için ayak tahtası gibi destek malzemeleri kullanılmalı,
    • Pozisyon verilirken sürtünmeden kaçınılmalı,
    • Hastaya yatak içinde hareketler yaptırılmalı; ancak yapamayacağı hareketler için zorlanmamalı,
    • Yatak yarası riski olan ve yatağa bağımlı hastalarda, basıncın dağılımını sağlayan havalı yataklar, su yatakları, parça köpükler ya da silikon yataklar kullanılmalı,
    • Protein ve vitamin yönünden zengin bir diyet alması sağlanmalı,
    • Sıvı kısıtlaması yoksa hastanın günde en az 2500 ml sıvı alması sağlanmalı,
    • Hastanın naylon gibi sentetik giysiler kullanması önlenmelidir.
    Yatak Yarası Açılmışsa Neler Yapılmalıdır?
    • Doktorunuzun ve hemşirenizin önerilerine uygun bakım ve tedavi uygulanır.
    • Bölge üzerinden fazla basınç kaldırılır.
    • Yara daima kuru ve temiz tutulur.
    • Bölgede enfeksiyon varsa doktorunuzun önerisi doğrultusunda pansumanlarla tedavisi sağlanır.
    • Yara çevresine masaj yapılır.
    • Yaranın olduğu bölgede en fazla yarım saat olmak üzere en fazla 2 saatte bir pozisyon değiştirilir.
    • Özel bir diyeti yoksa bol protein ve vitaminli besinler verilir.
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Kazalar

    YAŞLILIK DÖNEMİNDE DÜŞME VE KAZALAR
     
    Yaşlılarda düşme ve kazalara bağlı sakatlıklar en önemli inmobilite nedenidir. Bu yaşlının günlük yaşam aktivitelerinde başka birine bağımlı hale gelmesine ve sosyal hayattan uzaklaşmasına neden olacaktır. Risk faktörleri incelendiğinde bunların çoğunun önlenebileceği bilinmektedir. Bu nedenle yaşlı da düşme ve kazalara neden olan hastalıklara, çevresel risk faktörlerine dikkat çekmek, risk faktörlerini önlemek ve azaltmak için alınacak tedbirler konusunda katılımcıları bilgilendirmek amaçlanmaktadır.
     
    Yaşlı nüfusun artması ile birlikte yaşlanma ile ortaya çıkan sorunlar da artmaktadır. Yaşlanmanın getirdiği fizik, duygusal, sosyal bazı sorunlar düşmelere yatkınlığa ve düşme sıklığının artmasına yol açmaktadır. Yaşlı erişkinlerde ölüm nedenleri arasında kazalar beşinci sırada yer almakta, düşmeler ise bu kazaya bağlı ölümlerin 2/3’ünü oluşturmaktadır. Evde yaşayan yaşlıların yaklaşık 1/3’ü her yıl en az bir kere düşmektedir. Yaşlılarda düşmelerin %40’ı hafif berelenme ve sıyrıklarla atlatılır, %13 kadarında ise kafa travması, yumuşak doku hasarları, ağır ülserasyonlar %5-10’unda ise kırıklar oluşmaktadır. Düşmelerin yaklaşık %5’i hastaneye yatışı gerektirir. Düşme nedeni ile acile başvuruların yaklaşık %2.2’si ölümle sonuçlanmaktadır.
     
    Yaralanmalar yanında düşmeler fiziksel fonksiyon ve yaşam kalitesinde ciddi bozulmalara neden olmaktadır. Fonksiyon kaybı hem kırıkla ilişkili özürlülüğe hem de düşme sonrası anksiyete sendromu nedeni ile kişisel fonksiyon kısıtlamalarına neden olmaktadır. Özellikle kadınlarda ve daha önce düşme öyküsü olan kişilerde görülen düşme korkusu yaşlı kişilerde sakatlığa ve immobilizasyona neden olan ciddi bir sağlık problemidir.
     
    Düşme nedenleri kişiye özel olabileceği gibi çevresel faktörler de düşmeyi kolaylaştırabilmektedir. Yaşlanma ile kas gücünün azalması, yürüme bozuklukları, görme bozukluğu, dengesizlik gibi kişisel faktörler yanında, kötü aydınlatma, kaygan zemin ve merdivenler gibi çevresel faktörler de düşmeye zemin hazırlamaktadır.
     
    Çevresel faktörler düşmelerde %30-50 gibi oranda etken olarak gösterilmektedir. Düşmeler kadınlarda erkeklere nazaran daha fazladır ve yaşla artar. 1/3-1/2 oranında düşmeler belirgin organik işlev kaybı sonucu olmaktadır. Yaşlılarda ani bayılmalar %10-20 oranında düşme nedenidir. Yaşlılarda düşmelerin 3/4’ü ev içinde gelişmekte ve genellikle sandalye veya yataktan kalkma veya tersi sırasında ortaya çıkmaktadır. “Düşme korkusu” ya da “düşme sonrası anksiyete sendromu”yaşlıların yaklaşık üçte birinde görülebilen ve önemli düzeyde kısıtlılığa neden olabilen bir sorundur. Düşen yaşlılarda bu sendromun ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir.
     
    Yaşlılarda düşme yaşla birlikte artmaktadır ve çoğu kez tek bir nedene bağlı olmaz. Yaşın ilerlemesiyle birlikte genellikle denge, yürüme-hareket etme (ambulasyon) ve kardiyovasküler işlevlerde bozukluklar oluşur. Postürün korunmasında rol oynayan normal homeostatik mekanizmaları tehlikeye sokan ateş, ritm bozuklukları, dehidratasyon gibi akut bir hastalık, yeni başlanan bir ilaç, yabancı bir çevre veya emniyetsiz bir yüzeyde bulunma gibi herhangi bir değişiklik düşmeyi tetikleyebilir. Tamamen hareketsiz durumdaki bireylerde pek çok kolaylaştırıcı faktöre karşın düşme riski olmayabilir. Aceleci mizaçlılarda veya bir miktar düşkünlüğü olup da postür kontrolunda karşılaştıkları önemsiz tehditlerle başedemeyenlerde ise risk artabilir. Daha önce düşenler ikinci kez düşmeye daha yatkındırlar. Düşerek kalçası kırılmış olanlarda tekrar kalça kırığı riski artmıştır.
     
    Türkiye’de yaralanmaların çoğunluğunun evde meydana geldiği; kazaların oluş nedenleri incelendiğinde büyük kısmına bilgisizlik, tedbirsizlik, ihmal gibi önlenebilir insan hatalarının sebep olduğu görülmüştür. Oysa evde yapılacak küçük düzenlemeler ve destekler ile kazalar ve bunlara bağlı yaralanmaların önemli ölçüde azaltılacağı belirtilmektedir. Yaşlı güvenliğinde en önemli koruyucu uygulamalardan biri, yaşa bağlı ortaya çıkan fizyolojik yetersizlikleri gidermeye yönelik yardımcı araçların (işitme aygıtı, gözlük, baston vb.) sağlanmasıdır.
     
    Gözlüklerin camları çizik, kırık olmamalı, temiz olmalı ve çerçevesinin burun üzerine, sapının kulak arkasına tam olarak oturması sağlanmalıdır. Baston, tripod (üç ayaklı baston) ve yürüteç gibi kullanılacak destekler, vücut ağırlığının bir kısmını alır yer ile temas yüzeyini genişletir ve dengenin sağlanmasında, düşmelerin önlenmesinde çok yararlıdır. Bu nedenle yaşlıların sağlık durumlarına göre devamlı ya da yürüyüşlerde ve alışverişlerde bu destekleri kullanımı çok önemlidir. Bu desteklerin elle tutulan bölümleri avuç içine yerleşebilir nitelikte, gövdesi sağlam, uç kısımları kaymayacak maddeden yapılmalıdır. Diğer uygulama ise evde kazalara yol açabilecek koşulların belirlenerek ortadan kaldırılmasıdır.
     
    Yaşlı ve birlikte yaşadığı bireyler yaşanan ortamda, düşmeye neden olacak ne kadar risk faktörü olduğunun farkında olmayabilir. Bu amaçla güvenlik listelerinden faydalanabilir. Güvenlik listesi evin bir köşesine asılarak yaşlının ve çevresindekilerin bu konuda bilinçlendirilmesi ve belli aralıklarla gözden geçirilmesi sağlanmalıdır. Böylece birçok kaza nedeninin önceden belirlenmesi ve giderilmesine yardımcı olunabilir. Sık tekrarlayan düşme eğilimini azaltmak için çevre düzenlemeleri yapılmalıdır. Benzodiazepin, uyku ilaçları, nöroleptikler, depresyon ilaçları, antikonvülzanlar gibi yüksek riskli ilaçlar belirlenmeli, 4 veya daha fazla ilaç kullanımı söz konusu ise mümkünse ilaç sayısı ve dozları tekrar değerlendirilip azaltılmalıdır. Görme keskinliğinde, algılama derinliğinde ve kontrast duyarlılığında azalma ve katarakt varsa göz doktoru ile konsulte edilmeli, göz kamaştırmayacak düzeyde aydınlatma sağlanmalıdır. Postüral hipotansiyon (sırtüstü pozisyonda yattıktan veya oturur pozisyonundan kalkışlarda) söz konusu ise altta yatan sebebin tanısı ve tedavisi, mümkünse ilaçların azaltılıp tekrar değerlendirilmesi, tuz kısıtlaması ya da yeterli hidrasyon, kompansatuar stratejiler (yatak başının kaldırılması, yavaş kalkma ya da ayak dorsofleksiyon egzersizleri), basınç çorapları tavsiye edilmeli, bunlar yeterli olmazsa medikal tedaviye geçilmelidir. Senkop, anormal EKG bulguları ve bilinen kalp hastalığı söz konusu ise kardiyoloji uzmanlarına danışılmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır.
     
    GÜVENLİK LİSTESİ
    • Acil telefon numaraları (ambulans, yangın vb.) her telefona yapıştırılmalıdır.
    • Rakamları kolayca seçilen telefonlar tercih edilmelidir.
    • Mümkünse telefonlar her odaya yerleştirilmelidir. Düşme durumunda yerden uzanabilecek mesafede olmalıdır.
    • Kapı kolları içerden kolay açılmalı, güvenlik açısından dışardan kolay açılmaya izin vermeyecek şekilde olmalıdır.
    • İlaçlar güvenli, direkt ışık almayan serin yerlerde ve kendi kutularında tutulmalıdır.
    • Yanlış ilaç kullanımının engellenmesi amacıyla ilaç kutularının üzerine çeşitli uyarıcılar yazılmalıdır.
    • Zemine kayabilecek özellikte olan halı, kilim vb. serilmemelidir.
    • Halı, kilim vb. kenarları takılıp, düşmeye ve kaymaya yol açabilecek biçimde veya kıvrılmış durumda olmamalıdır.
    • Aydınlatma için kullanılan aletler temiz ve iyi durumda olmalıdır.
    • Elektrik, telefon vb. kablolar açıkta ve takılmaya, düşmeye yol açabilecek biçimde olmamalıdır.
    • Yangın riskine neden olabilecek elektrik kablolarının üzerine aşınma ve zedelenmeye yol açacak eşya konmamalıdır.
    • Elektrik fiş ve prizleri (topraklı) geceleri acil durumlarda kolayca görünebilecek özellikte (ışınımlı, ışıklı vb.) olmalıdır.
    • Elektrik kabloları mutfak, banyo gibi su kullanılan alanlarda elektrik çarpmasını önleyici özellikte olmalıdır.
    • Mümkünse ev ya da çalışma alanlarında yangın alarmı kullanılmalıdır.
    • Ev zemini, özellikle ıslak alanlar kolayca kayabilecek materyalden yapılmamalıdır.
    • Evlerde çocuk oyuncakları, bilyalar, kolayca yuvarlanarak kaymaya yol açabilecek malzemeler ortalıkta bırakılmamalıdır.
    • Kullanılmayan, fazlalık yada dağınıklık yapan eşyalar mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır.
    • Yaşlıların yatakta sigara içmesi engellenmelidir.
    • Küllükler derin ve çok az miktarda su konulmuş olmalıdır.
    • Ayak tabanı kaydırmaz terlik ya da ayakkabı giyilmelidir.
    • Yangın merdiveni ya da acil çıkış kapıları olmalıdır.
     
    Ayrıca düşmelerden korunmak için uyarı işaretleri konulabilir. Düşme; genellikle, bir eşyaya takılmak, yerden bir cismi eğilerek almak, uzanmaya çalışmak, bir eşya üstünde denge kaybı ve kayma şeklinde olabilmektedir.
     
    Yaşlılık döneminde olan bir aile veya kişinin konut ihtiyacı daha genç aile veya kişinin ihtiyacından farklılık göstermektedir. Bu amaçla merdiven, antre, mutfak, oturma odası, yatak odası ve banyo-tuvalet gibi mekanlara özgü düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir.
     
    KONUÇ İÇİ DÜZENLEMELER
    • Kapı genişlikleri en fazla 100cm, en az 80cm olmalıdır. Bütün kapılar eşiksiz olmalıdır. Kapı üzerlerinde kavraması kolay tutma kolları bulunmalıdır
    Apartman
    • Giriş sahanlıkları; yeteri kadar aydınlatılmış olmalıdır.
    • Posta kutusu, kapı zili ve elektrik düzeneğine ilişkin her türlü düğme ve priz yerden en fazla 90-100cm yükseklikte olmalı.
    • Karanlıkta görülecek fosforlu düğmeler tercih edilmelidir.
    •Asansör kabini minimum 110 x 140cm ölçülerinde ve kolaylıkla ulaşılabilir mekanlarda olmalı, konulmamalıdır.
    Antre
    • Mobilyalar, yaşlıların düşme ve çarpma riskini azaltmak için duvarlar boyunca ve alanın köşesine yerleştirilmelidir.
    • Yaşlı bireyin dinlenmesine olanak sağlamak amacıyla kapıya yakın olarak yerleştirilmiş bir oturma yeri bulunmalıdır.
    • Elbiselerini ve bastonu asmak için kolay ulaşılabilen farklı yükseklikli askılar olmalıdır.
    Merdivenler
    • Merdivenlerin başında ve sonunda elektrik düğmeleri olmalıdır. Mümkünse hareketli cisme duyarlı (sensörlü) lambalar kullanılmalıdır.
    • Basamaklar eşit aralıkta ve yükseklikte olmalı ve takılmaya neden oluşturacak çıkıntılar ve uygunsuz basamak uygulamaları (döner merdiven) olmamalıdır.
    • Tutamaklar ve uzun merdivenlerde dinlenmek için sahanlık olmalıdır.
    • Merdivenlerin basamak yüksekliği 14cm, basamak uzunluğu ise 28-30cm’yi geçmemelidir.
    • Basamaklarda kaymayan malzemeler kullanılmalı,
    • Görme derinliğinde algılama bozukluğuna yol açacak desenli döşemeler halı ve kilimler kullanılmamalıdır.
    Mutfak
    • İyi aydınlatma ve havalandırma/baca olanağı bulunmalıdır.
    • Çalışma tezgahı yeterli yükseklikte ve uzunlukta olmalı. Mutfak dolabının raf yüksekliği, alta bir şey koymadan uzanabilmek için, maksimum 150cm olmalı, ideali 140cm olmasıdır. Alt dolapların minimum raf yüksekliği 40cm’dir. Tekerlekli sandalye kullanan yaşlılar için tezgah altı sandalyenin girmesi için boş olmalıdır.
    • Masa ayakları düşme ve takılmaları engellemek için dışarıya çıkıntılı olmamalıdır. Masaların kenarları keskin olmamalıdır.
    • Kullanılan ocak, şofben gibi araçların düğmelerinin açık ve kapalı konumları belirgin olmalı, rahat görülebilmelidir.
    • Mutfakta kullanılan elektrikli araçların kabloları lavaboya veya ocağa yakın olmamalıdır. Ocak ve fırınların yakınında kolayca tutuşabilecek maddeler ve cisimler olmamalıdır.
    • Doğal gaz kullanılıyorsa alev ya da arıza anında otomatik gaz kesim sistemi olmalıdır.
    Yatak Odası
    • İyi aydınlatma ve havalandırma olanağı bulunmalıdır.
    • Yatak odası, banyo ve tuvalet birbirine yakın planlanmalıdır.
    • Sık kullanılan giysi ve eşyalar ulaşılabilecek yerlerde bulunmalı, tabure/sandalye üzerine çıkmadan kolaylıkla ulaşılabilmelidir.
    • Elbise dolaplarının kapaklarında, kavraması kolay kulpların kullanılması ve kapakların açılmasıyla otomatik yanan lambalar tercih edilmelidir.
    • Yatak odası mobilyaları yaşlının tekerlekli sandalye, koltuk değneği ya da bastonu ile rahatça dolaşabileceği şekilde düzenlenmelidir.
    • Yataktan kolay ulaşılan mesafede; yatak başı lamba, telefon, bardak, ilaçlar gibi önemli maddeleri koyabilecek küçük sabit masa/ komidin olmalıdır.
    Oturma Odası
    • Mobilyalar; mekan geniş, ferah olacak şekilde yerleştirilmelidir.
    • Mobilya döşemeleri kolay yanmayan, kaygan olmayan kumaşlardan yapılmalı, canlı renkler kullanılmalıdır.
    • Sandalye ve kanepeler sağlam ve güvenli olmalı, çok yüksek ya da çok derin olmamalı, kolaylıkla kalkılabilmelidir.
    • Elektrik kabloları yürünen alanlarda olmamalı, kenarlarda ve sabitlenmiş olmalıdır.
    • Sehpalar ortada durmamalı, koltuklar arasına yerleştirilmelidir.
    • Halılar kaygan, kenarı düşmeye neden olacak şekilde kalkık, kıvrık olmamalı, görme derinliğini yanıltacak karışık desenli olmamalıdır.
    Banyo ve Tuvalet
    • Tuvalet, duş ve banyo küveti yakınında tutunma barları bulunmalıdır.
    • Tutunma kolları duvarda yatay eksende iyi sabitlenmiş olmalıdır.
    • Tutunma barlarının çapı 4-5cm olmalı ve zeminden 90-100cm yükseklikte yerleştirilmelidir.
    • Giriş ve çıkışlarda düşmelere neden olabileceğinden küvetten kaçınılmalıdır.
    • Oturaklı duş sistemi tercih edilmelidir.
    • Armatürler kolay açılır kapanır özellikte olmalıdır.
    • Elektrikli aletler kullanılmadığı zaman fişleri prizden çıkarılmalıdır.
    • Banyoda havalandırma sistemi ve sıcak kaynağı güvenliği olmalıdır.
    • Banyo dolapları ve havalandırma sistemleri eşya üzerine çıkmada, ulaşılabilecek yükseklikte olmadır.
    • Banyo kapısı mekanı daraltmamak için dışarıya açılmalıdır
    • Banyo zemini kaymaz, ışık ile parlamayan özellikli malzemeden yapılmalı ve döşemeler ıslak bırakılmamalıdır.
    • Zemin ile duvar rengi kontras oluşturacak şekilde farklı renklerden yapılmalıdır.
    • Kaymayan terlikler kullanılmalıdır.
    Yaşlılarda kıyafet seçiminde de özen gösterilmeli, etek boyları ve kol boyları uzun, geniş, iş yaparken takılmaya neden olacak şekilde olmamalı, rahat, vücudu çok sıkı sarmayan pamuklu kumaştan yapılmalıdır. Ayakkabılar hafif materyalden, ortopedik ve altı kaymayacak şekilde olmalıdır.
     
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 
    “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

Sağlıklı Yaşam

  • image description

    Sağlıklı Yaşam Davranışları

    Yeterli ve Dengeli Beslenme
    Üç ana ve üç ara öğün şeklinde olması önerilen günlük beslenme düzeninde ekmek-pirinç-makarna, meyve, sebze, et-balık-tavuk-baklagiller-yumurta, sütyoğurt-peynir, hayvansal-bitkisel yağlar temel besin grupları yeterli miktarda ve denge içinde tüketilmelidir.
    Ayrıca, yaşlılık döneminde 2 litre (8-10 bardak) sıvı tüketilmesi de önerilmektedir, ancak, hastalıkların varlığı, fizik aktivite durumu alınması gerekli sıvı miktarını değiştirir.
     
    Bedensel Etkinlik
    Kas gücünün korunması, kronik hastalıkların önlenmesi için her yaş grubunda olduğu gibi yaşlılık döneminde özellikle orta yoğunlukta bedensel etkinliğin önemi büyüktür. Yaşlı bireyler için dayanıklılık ve kuvvet egzersizleri yaşlılar için önerilen egzersizlerdir. Dayanıklılık egzersizleri (yüzme, bahçe etkinlikleri, düz zeminde hızlı yürüme, vb.) yaşlılık döneminde kalp ve damar sistemi hastalıkları açısından önem taşırken kuvvet egzersizleri (sandalyeden kalkma egzersizleri, kol kaldırma egzersizleri, vb.) ise kas ve kemik sağlığını geliştirmek için önerilir.
     
    Sigara İçmeme
    Sigara içme çoğunlukla ergenlik döneminde kazanılan riskli bir davranıştır. Yaşlılık döneminde en çok yanılgı oluşturan konu sigara içen bireylerin bu davranışlarını sürdürmeleridir. Gerçekte; sigara bırakıldığı an sigaraya bağlı olan olumsuzluklar geri dönmeye başlamaktadır. Bu nedenle birey bu dönemde de sigarayı bırakmak için çaba göstermelidir.
     
    Yeterli ve Düzenli Uyku
    Sağlıklı bir uyku düzeni için gürültüsüz ortamların seçilmesi önemlidir. Bireyler günde 6-8 saat ve olabildiğince günün aynı saatlerinde uyumaya özen göstermelidirler. Uyku düzenini bozacak bir yaşam şeklinin sağlığı olumsuz olarak etkileyecektir.
     
    Stresle Baş Edebilme
    Stres, bireyin dışında seyreden ve onun yaşamını ve sağlığını olumsuz etkileyen bir faktör olarak tanımlanmaktadır. Yaşamda çok çeşitli olduğu bilinen stres kaynaklarının uzaklaştırılması bireyler için stres karşısında alacakları tutumu belirlemeden daha zor olabilir. Bu nedenle hekimler ve diğer sağlık çalışanları yaşlı bireylerin stresle karşılaştıklarında nasıl davranmaları gerektiği konusundadeneyim kazanmalarını kolaylaştırmalıdırlar. Bireyin stresle mücadele edebilmesinin başlıca yöntemi değiştiremeyeceği durumlarda karşılaştığı olaya vereceği tepkiyi değiştirmesidir.
     
    Boş Zamanları Üretken Bir Biçimde Değerlendirebilme
    Yaşlılık döneminde bireylerin boş zamanları daha genç yaşlara göre fazla olabilir. Boş zamanları değerlendirebilmek için sedanter yaşam tarzından uzaklaşmak için yollar aranmalıdır. Boş zaman değerlendirme konusunda kadınlar ve erkeklerin farklı tercihleri olabilir. Kadınlar daha çok ev gezmeleri, el becerilerini ya da sosyal ilişkileri geliştirici kurslar, vb. aktiviteleri daha sıklıkla tercih ederken erkekler kahvehane gibi toplu bulunulan yerlerde vakit geçirmeyi tercih etmektedirler. Bu farklılık onların sağlık açısından karşılaştıkları riskleri de birbirinden ayrıştırabilmektedir. Kahvehaneler sigara içiminin yoğun olduğu ve bireylerin sigara dumanından pasif etkilenim riski ile karşılaştıkları alanlardır. Bununla beraber kadınların tercih ettikleri ev gezmeleri ise obezite açısından risk yaratabilecek ortamlardır.

  • image description

    Erken Tanı

    Erken tanı, hastalık ya da sağlık sorunu henüz klinik olarak ortaya çıkmadan muayene ve/veya laboratuar yöntemleri ile hastalığın saptanmasıdır. Amaç hastalık ve ölüm riskinin azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Ayrıca hastalıkların erken tanısı ilerlemiş hastalıkta yapılacak tedavi maliyetini azaltmaktadır.
     
    Yaşlılarda Erken Tanı Konulabilecek Sağlık Sorunları
    • Kalp ve damar hastalıkları,
    • Tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği,
    • Karın atardamar genişlemesi (anevrizma), şişmanlık, beslenme sorunları
    • Kanserler
    • Depresyon, bunama, beyin damar hastalıkları
    • Solunum sistemi hastalıkları
    • Görme –işitme sorunları
    • Kas –iskelet sistemi ile ilgili sorunlar (kemik erimesi)
    • Yaşlılara yönelik şiddet
    • Bulaşıcı hastalıklar (Hepatit B ve tüberküloz)
     
    Kalp Damar Hastalıkları İçin Risk Faktörleri
     
    Değiştirilemez risk faktörleri
    Yaş
    Ailede kalp damar hastalığı öyküsü
    Yüksek tansiyon
    Kolesterol yüksekliği
    Şeker hastalığı
    Menapoz
     
    Değiştirilebilir risk faktörleri
    Stres
    Hareketsizlik
    Aşırı kilo artışı
    Sigara
    Alkol

    Tansiyon Yüksekliği (Hipertansiyon)
    • Tansiyonun 140/90mmHg ve üzerindeki ölçümleri hipertansiyon olarak kabul edilir.
    • Hipertansiyon kalp damar hastalıkları, inme ve böbrek yetmezliği riskini büyük ölçüde artıran önemli bir sağlık sorunudur.
    • Hipertansiyonun erken dönemde tanı ve tedavisi özellikle kalp damar ve inmeye bağlı ölümleri önemli ölçüde azaltmaktadır.
    • Kan basıncı 130/80-85 olanlar yılda bir, 130-139/85-89 olanlar en az yılda iki kez veya sağlık kuruluşunu her ziyarette kan basıncı ölçülmelidir.
     
    Şeker Hastalığı (Diabetes mellitus)
    • Diabetes mellitusun yaşlanma ile birlikte görülme sıklığı artar.
    • İleri yaşlarda Tip2 diabetes mellitus görülür.
    • Aile öyküsü ve aşırı kilo en önemli risk faktörüdür.
    • Diyabet kalp damar hastalığı, böbrek yetmezliği, sinir hasarı ve körlük gibi önemli sekellere neden olur.
    • Tip2 diyabette hastanın kan şekeri yüksekliğinin farkında olmadığı uzun bir dönem vardır ve tanı anında diyabet ile ilgili olarak organ hasarı başlamıştır.
    • Bu yüzden erken tanı önemlidir.
    • Çok su içme, sık idrara çıkma, iştah artışı, kilo artışı veya kaybı olan kişiler hemen doktora başvurmalıdır.
     
    Kolesterol Yüksekliği (Hiperlipidemi)
    • Kan yağ düzeyinin normal sınırlar dışında olmasıdır.
    • Kalp damar hastalığı için önemli bir risk faktörüdür.
    • Hiperlipidemisi olan altmış beş-yetmiş beş yaş aralığındakilerde kalp damar hastalığı riski %60 artmıştır.
    • LDL: Kötü kolesterol, HDL: İyi kolesterol, Trigliserid: Kan yağlarını oluşturan diğer molekül
    • LDL kolesterol düzeyi kalp damar risk faktörü olmayanlarda 160 mg/dl, bir veya iki risk faktörü olanlarda 130 mg/dl, üç veya üzerinde risk faktörü olanlarda 100 mg/dl nin altında olmalıdır.
    • Trigliserid tüm gruplarda 150 mg/dl’nin altında, HDL kolesterol kadınlarda 50 mg/dl, erkeklerde 40 mg/dl’nin üzerinde olmalıdır.
    • Kolesterol ölçümü yetmiş beş yaşına kadar yılda bir kez ölçümü önerilmektedir.
     
    Karın Atardamarı (Aort) Genişlemesi (Anevrizma)
    • Karın ultrasonu ile yapılacak bir defalık inceleme bu hastalığa bağlı ölümü azaltmaktadır.
    • Kadınlarda bu durum nadirdir, taramaya gerek yoktur.
    • Özellikle tansiyonu olan ve sigara içen 65-75 yaş arası erkeklerde ultrason ile bir defa tarama faydalıdır.
     
    Şişmanlık ve Diğer Beslenme Sorunları
    • Yaşlılıkta %15 sıklıkta yetersiz beslenme görülmektedir.
    • Yetersiz beslenme; yara iyileşmesinde gecikme, basınç ülseri, enfeksiyon görülme sıklığında artış, bellek kaybı, düşmelere yol açabilir.
    • Şişmanlık; hipertansiyon, kalp damar hastalığı ve diabetes mellitus için risk faktörüdür.
    • Gerek yetersiz beslenme gerekse şişmanlığın önlenmesi yönünden sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir.
    • Sağlıklı beslenme için özellikle doymuş yağlardan fakir, dengeli protein ve karbonhidrat içeren sebze ve meyveden zengin bir diyet programı olmalıdır.
    • Boy ve kilo ölçümlerinden faydalanılarak hesaplanan beden kitle indeksi (BKİ) yıllık takip edilmelidir.
     
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Fiziksel Aktivite

    1. Yaşam Tarzı Değişikliği
    •Hafif tarzda yürüyüş (her sabah ve akşam 15 dk, mümkünse eşinizle birlikte haftanın yedi günü, Borg skalasına göre zorluk düzeyi orta)
    •Diz ve kalça eklemleri ile ilgili problemler ön planda değilse merdiven inip çıkma (bir kat çıkma iki kat inme şeklinde)
    •Arabayı gideceğin yerden uzağa park et,
    •Bağ ve bahçe işi yap: Mevsim elverdiğinde haftada bir gün
     
    2. Aerobik Egzersiz
    •Hafif tarzda yürüyüş (yukarıda tanımlandığı gibi, eğer kalça, diz ve ayak bileğinde problem mevcutsa kişinin imkânları uygunsa yüzme, kol bisikleti ya da spor merkezlerinde bulunan yatay bisiklet kullan)
    •Grup derslerine katıl (50 dakika, haftada iki sabah bulunduğunuz yerdeki yaşlılar merkezlerinde ya da yaşlı populasyondan oluşturulmuş gruplarda)
     
    3. Esneklik Egzersizleri
    •Sırt, bel, hamstring, gastrocnemius kaslarını ve aşil tendonlarını her sabah 5 dakika tanımlanan şekilde ger ve doktorunuzun size verdiği ve tanımladığı germe egzersizlerini haftada yedi gün yap.)
    •Uygulayabileceğin ortam mevcutsa fizik tedavi ve rehabilitasyon doktorunla görüşerek başlangıç düzeyinde yoga videolarını kullan, her hafta bir gün yaklaşık 60 dakika
     
    4. Güçlendirme Egzersizleri
    •Her gün 50 dakika, haftada iki gün, bulunduğunuz yaşlılar merkezinde mevcutsa ana kas gruplarını içeren egzersiz aletleri ile yap.
    •Her gün televizyon seyrederken 1 set 10 tekrar olacak şekilde, toplam 3 set olarak özellikle gövde ana grup kaslarını içeren abdominal kas ve sırt ekstansörleri içerecek şekilde yap.
     
    Bazı Hastalıklarda Dikkat Edilmesi Gereken Egzersiz Önerileri:
    Hipertansiyon

    •Özellikle büyük kas gruplarının kullanıldığı aerobik egzersizlere yoğunlaşmalı.
    •Her gün yaklaşık 20-30 dakika boyunca yapılmalıdır.
    •Beta bloker kullanımı kalp hızını ve egzersiz kapasitesini azaltabileceğinden dikkatli olunmalı.
    •Termoregülasyonu etkileyen ilaçlar ve hava koşulları konusunda dikkatli olunmalı.
    •Güçlendirme egzersizleri haftada iki gün uygulanmalı ve orta hafif düzey ile başlanmalı.
     
    Diabetes Mellitus
    •Egzersize başlanan hafta 1000kcal egzersiz programı oluşturulmalı (bu da haftalık yaklaşık 15 km’ye eş değerdir.)
    •Güçlendirme egzersizi düşük ağırlık grubu ve sık tekrar şeklinde olmalı.
    •Kan şekeri düşüklüğü şikayetleri (baygınlık hissi, kusma bulantı, halsizlik) açısından dikkatli olunmalıdır.
    •Poliüri semptomu sıcak havalarda dehidratasyona neden olabileceği için çok dikkatli olunmalı.
     
    Obezite
    • Düşme ve yaralanmalar obez kişilerde daha sıklıkla görüldüğü için bu durumlar açısından dikkatli olunmalıdır.
    • Egzersizler haftada (5-7 gün, 40-60 dakika arasında) uygulanmalı.
     
    Kronik Solunum Hastalıkları
    • Kişilerin mümkün olduğu kadar haftada 5 ile 7 gün arası egzersiz yapmaları sağlanmalı.
    • Egzersiz süresi 10 dakika ile başlamalı yavaş yavaş arttırılmalı.
    • Genellikle yürüyüş en çok önerilen aerobik egzersiz çeşididir.
    • Güçlendirme egzersizlerinin sık tekrar ve düşük yoğunlukla özellikle alt ekstremite (kalça, uyluk ve bacak) kaslarına yönelik olması önerilir.
    • Solunum kaslarına özel güçlendirme egzersizleri de programa dahil edilmelidir.
     
    Egzersiz İçin Hedeflenen Kalp Hızı Aralıkları
    60 Yaş için Hedef kalp hızı (atım/dk) 80 ile 100, Maksimal kalp hızı (atım/dk) 160
    65 Yaş için Hedef kalp hızı (atım/dk) 78 ile 116, Maksimal kalp hızı (atım/dk) 155
    70 Yaş için Hedef kalp hızı (atım/dk) 75 ile 113, Maksimal kalp hızı (atım/dk) 150
    75 Yaş için Hedef kalp hızı (atım/dk) 73 ile 109, Maksimal kalp hızı (atım/dk) 145
    80 Yaş için Hedef kalp hızı (atım/dk) 70 ile 106, Maksimal kalp hızı (atım/dk) 140
     
    Orta Düzeyli Egzersiz Örnekleri
    • Araba yıkamak (45-60 dk)
    • Kendi tekerlekli iskemlesini kullanmak (30-40 dk)
    • Yürümek (15 dk’da yaklaşık 2-3 km)
    • Bisiklete binmek ( 6 km’yi 30 dk)
    • Dansetmek (30 dk)
    • Su içi egzersiz ya da aerobiği yapmak (30 dk)
    • Yüzmek (nefes nefese kalmayacak şekilde)
    • Balık tutmak (ayakta)
    • Çiftler şeklinde tenis oynamak (20 dk)
    • Golf oynamak (golf eşyalarını kendi taşıyarak)
     
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

  • image description

    Aşı Bağışıklama

    YAŞLILIKTA BAĞIŞIKLAMA (AŞI)
     
    Yaşlanma ile birlikte bağışıklık sistemindeki gerileme bireylerde süregen hastalık sıklığına ve bu hastalıklara bağlı komplikasyon ve ölümlere neden olabilmektedir. Doğal ve sonradan kazanılmış immünitede değişimler yaşlılık döneminde görülmektedir. Aşılama, bireyde bağışıklık düzeyini istenilen seviyeye getirmek anlamı taşıyan bağışıklamayı sağlamak için yapılan bir uygulama işlemidir. Doğuşta beklenen yaşam süresinin artmasına bağlı olarak ileri yaşta bağışıklama konusu özellikle gelişmiş ülkelerde başlatılmış, bu yaklaşım gelişmekte olan ülkelere de örnek olmuştur.
     
    Günümüzde ileri yaş bağışıklama uygulamalarının en önemli gerekçesi bu yaş grubunda mortalite (ölüm) ve morbidite (hastalık) sebebi olan durumlardan ya da istenmeyen etkilerinden korunmaktır.
     
    İleri yaş (bir başka ifadeyle; 65 yaş ve üzeri) gruptaki bireyler için “kırılgan” ifadesi de kullanılmakta olup bu döneme özel önlemlerin alınması gereği üzerinde durulmaktadır.
     
    1.Mevsimsel Grip Aşısı
    Dünyada ve Türkiye’de altmış beş yaş ve üzeri grup için genel ve bölgeye/ülkeye özel bağışıklama seçenekleri bulunmaktadır. Dünyada 75 ülkede yaşlılara özel bağışıklama programının olduğu üzerinde durulmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2003 yılında yapılan Genel Kurulunda 2006 yılına kadar taraf ülkelerin %50’sinde ve 2010 yılına kadar da %100’ünde yaşlıların influenza aşışı olabilmesi ile ilgili olanak ve koşulların sağlanması kararı alınmıştır. Mevsimsel grip aşısı için zamanlama genellikle Ekim ayında başlayıp Aralık ayı ve Ocak ayında da devam edebilir. Bu sürenin değişimi grip salgınının zamanının değişimine göre farklılaşabilmektedir. 65 ve üzeri bireylerin bu aşıyı yılda bir kez olmaları önerilmektedir. Aşının koruyucu etkisi 1-2 hafta sonra başlamaktadır. Ülkemizde de mevsimsel grip aşısı altmış beş yaş ve üzeri grup için sağlık kurumlarında ücretsiz olarak yapılmaktadır.
     
    2.Pnömokok Aşısı
    Yaşlı nüfus için aşılama konusunda öncelikler arasında yer alan bir diğer aşı da pnömokok (zatürre) aşısıdır. Pnömokok aşısının etkinliği %60-64 olup aşılamadan sonra yaklaşık 9-10 yıl koruyuculuğu sürmektedir. Altmış beş yaş ve üzerinde kişiler için ilk aşılama altmış beş yaşın altında yapıldıysa ve bu aşıdan sonra 5 yıl ya da daha uzun süre geçtiyse yeniden aşılama önerilmektedir.
     
    3. Tetanoz Aşısı
    Erişkin bireyler her on yılda bir tetanoz tekrar dozlarını yaptırmalıdırlar. Dolayısıyla, altmış beş yaş ve üzeri kişiler için de aynı öneri geçerlidir.
     
    4. Hepatit B Aşısı
    Yaşlılık döneminde hekim tarafından gerekli görüldüğünde hepatit B aşısı da yaptırılabilir. Bu konuda genel sağlık taramaları kapsamında hekimle iletişim kurulabilir.
     
    5. Herpes Zoster
    Aşısı Yaşlılık döneminde herpes zoster (zona zoster) bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla viral bir etken (varicella zoster) nedeniyle gelişir. Hastalık sinir yolağı boyunca baloncuklar içeren yaralar (veziküler lezyon) şeklinde kendini gösterir. Yaralar belirmeden 2-7 gün önce tutulan bölgede yanma, batma şeklinde ağrıyla başlar. Bu hastalıktan korunmak için zoster aşısı farklı ülkelerde rutin aşılama programı içinde yer almıştır. 65 yaş üzeri bireylerde tek doz zoster aşısı cilt altına daha önce hastalığın geçirilme durumuna bakılmaksızın önerilmektedir. Süregen hastalığı olanlar klinik tablo açısından herhangi bir risk oluşturmuyor ya da önlem alınması gerekli bir durum yok ise aşılama yapılabilir. Bu konuda hekim danışmanlığı ve yönlendirmesi gerekir.
     
    Kaynak: Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi”
    (Türk Geriatri Vakfı rehberin hazırlık çalışmasında görev almıştır)

BANKA BİLGİLERİMİZ

  • image description

    İŞ BANKASI


    AKAY ŞUBESİ , ANKARA
    Şube Kodu  :    4201
    Hesap No   :     11514 91
    IBAN           :     TR38 0006 4000 0014 2011 1514 91



     

turkgeriatrivakfi.org.tr

Mürsel Uluç Mah. 953. Cad No:20 / 9 Çankaya

HARİTADA AÇ